Ben çocukluğumu arıyordum, Trabzon sokaklarında... ... Bir daha asla bulamayacağım, Kaybolan, Çocuklarımın dahi olmayan, Çocukluğumu arıyordum, Şimdi bir hayal olan...
Sayfa 240·Kitabı okudu
Şiir
Anado­lu'nun büyük bölümüne hakim olan Karaosmanoğlu (Bergama), Çapanoğlu (Yozgat), Kozanoğlu (Adana), Hazinedaroğlu (Ün­ye-Trabzon) gibi hanedanlar çökertildi. Doğudaki Kürt beylik­leri 1 840 ila 1 849 arasında Alman kurmay subaylarının katıldığı bir dizi harekatla ortadan kaldırıldı. Kaldırılanların yerine genel ve zorunlu askerlik hizmetine dayalı yeni bir ordu kuruldu.
Sayfa 124·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Osmanlı ve gayrı müslim tebaa
Hristiyanlar Rumeli'de nüfusun üçte ikisini, Anadolu ve doğu illerinde üçte bir gibi bir oranını temsil ediyordu. Top­lum önderliği Rum ve Ermeni kilisesinin ürkek ve iktidarsız kadrolarından ibaretti. Askeri önderlik tahrip edilmişti. İs­lam hukukuna göre zimmilerin silah taşıması, emir verecek mevkilerde bulunması, bazı istisnalarla ata binmesi, din ada­mı değilse - otorite simgesi olan - sakal bırakması, mahke­mede Müslümana karşı tanıklık etmesi yasaktı. Müslümanlar egemen sınıftı; gayrimüslimler genel kural olarak yoksul ve ezikti.
Sayfa 117·Kitabı okudu
Sonra uykuya dalmadan önce bana şöyle dedi: “Sen ki her şeyi biliyorsun, neden ‘Trabzon’u kaybetmek’ ve ‘zillere gitmek’ denir?” “Hayır, bilmiyorum, bunlar gece yarısı sorulacak sorular mı ya?” “Ama ben biliyorum, daha doğrusu geçen gün okudum. İki açıklama var, birine göre Trabzon Karadeniz’in en büyük limanıydı ve tacirler için Trabzon’un rotasını şaşırmak seyahate yatırılmış parayı kaybetmek anlamına geliyordu. Bana daha inandırıcı gelen öteki açıklamaya göre Trabzon gemiler için gözle görünen bir referans noktasıydı ve onu göremeyen yönünü kaybediyordu; pusula ya da kuzey yıldızı gibiydi.
Gazeteleri Neos Anthropos'un (Yeni İnsan) savaş karşıtı bir tutum takınırken İstanbul'un da Türkiye'ye ait bir toprak olduğu ön kabulüyle hareket ettiklerini aktarır. Maksimos'a gmre, özellikle Sakarya Savaşı'ndan sonra, kendi nihai zaferlerinden emin olan Kemalistlerib davranışları giderek daha taşkın bir hal almıştır. Bu dönemde kendi "küçük bağımsız kardeşleşme hareketleri" giderek daha belirgin bir düşmanlıkla karşılaşır. Maksimos'un ifadesiyle hareketleri geliştikçe iftira ve entrikaların hedefi haline gelir. Maruz kaldıkları itham ve iftiralara karşılık olarak onlar da, yukarıda zikredilen Ligdopulous'ın akıbetinin ne olduğunu ve Trabzon'da Mustafa Suphi ve onunla birlikte on beş Tğrk komünisti nasıl katlettiklerini sorarak karşılık verirler.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Tarih
Benim de Çorum kanka :)
Nerelisin deme. Her yerde varım. Memleketim Urfa, Manisa,Çorum, Edirne,Hakkari,Muğla, Erzurum, Antalya,Trabzon, belki de Maraş.
Sayfa 279·Kitabı okudu
Alıntı