Bilinçaltı sözünüzü dinler
Kurucusu olduğum Caxton Hall’daki London Truth Forum’da (Londra Gerçeklik Forumu) yıllarca seminerler verdim. Forumun yöneticisi Dr. Evelyn Fleet bana, ergenlik çağındaki kızı hem insanı sakat bırakabilen eklem iltihabı hem de kötü bir görüntüye ve ağrılara neden olan sedoften muzdarip bir babadan bahsetmişti. Birçok tedavi denemişlerdi, ancak doktorların yaptığı hiçbir şey fayda etmiyordu. Adam artık çaresiz durumdaydı. Kendisine ve arkadaşlarına sürekli olarak, "Kızımın iyileştiğini görmek için sağ kolumu verirdim," diyordu. Dr. Fleet’in anlattığına göre, bu adam bir gün ailesiyle bir araba gezisine çıkmıştı. Arabaları bir başka arabayla çarpışmış ve babanın sağ kolu omzundan kopmuştu. Hastaneden çıkıp evine geri döndüğünde, kızının eklem iltihabının ve deri hastalığının geçtiğini görmüştü. Bilinçaltınıza sadece sizi her anlamda iyileştirici, şifa verici, yükseltici ve ilham verici telkinlerde bulunmaya çok dikkat edin.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Basic to the Baptist position was the belief that all direct connections between the state and institutionalized religion must be broken in order that America might become a truly Christian country. Backus, like Jefferson and Madison, believed that “truth is great and will prevail.” But unlike his “enlightened colleagues,” by truth he meant the revealed doctrines of Scripture.
Reklam
Saramago'nun insanların peş peşe kör olduğu kaotik bir ortamda hayatta kalabilmek için ne kadar vahşileşebildiklerini anlattığı Körlük adlı eserindeki son cümleleri sanırım bugüne çok uygun: "Neden kör olduk? Bilmiyorum, belki bir gün nedenini öğreniriz. Ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana? Söyle. Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. Gören körler mi? Gördüğü halde görmeyen körler." Post-modern ve post-truth dünyasında da böyle bir körlük söz konusu; bu aldanmayı, avunmayı da sağlıyor; bir yanda kendi dünyamız, öte yanda "ne yapabilirim" çaresizliği varken körlük zor da olmuyor! Ne var ki, biz gerçeklere kör kalıp yabancılaşırken, hoşumuza gitmeyen acı gerçeklerin daha büyüdüğünü unutuyoruz. Örneğin bu körlük olmasa, İkinci Bölüm'de tartışacağımız gibi, çölleşen dünya gerçeğini, eğitimden, sağlıktan, barınmadan kesip silahlanmaya harcanan milyar dolarları, Silahlı İnsansız Hava Araçlarıyla (SIHA) evinde, yolunda vurulup ölmeyi, vergi cennetinde toplanan paralarla bakımsızlıktan dökülen hastane ve okulları, birkaç dolar milyarderinin dünyanın yarı nüfusunun servetine sahip oluşunu, küresel salgın karşısında bile ancak "parayı verenin düdüğü çaldığını" kabullenmek kolay olur muydu diye sormadan edemiyorum.
Sayfa 72 - İletişim
This sudden access to the mysteries of the universe seemed to magnify the role of human reason. If the universe is a smooth-running machine with all its parts coordinated by one grand design, then we only have to think clearly to find life’s meaning and true happiness. This fundamental idea, that we have the ability to find the truth by the use of our senses and reason, gave rise to the label Age of Reason.
It’s her job to be in charge, but who is she trying to fool? She went to high school and college and then…here, so what life has she lived that means she can tell us the right way to live ours? She’s always been in school. I grit my teeth. Adults never tell you the truth about anything, anyway.
These Dissenting Brethren of Westminster articulated the denominational theory of the church in several fundamental truths: First, since a person is unable to always see all of the truth clearly, differences of opinion about the outward form of the church are inevitable. Second, even though these differences do not involve fundamentals of the faith, they are not matters of indifference. Every Christian is obligated to practice what he believes the Bible teaches. Third, since no church has a final and full grasp of divine truth, the true church of Christ can never be fully represented by any single ecclesiastical structure. Finally, the mere fact of separation does not of itself constitute schism. It is possible to be divided at many points and still be united in Christ.
Reklam
Reklam