Kitaba başlarken, çok ümitli değildim açıkçası. Popüler olan kitaplara nasıl bir hevesle başlarsam o kadar sönük geliyordu. Ama bu kitabı bitirdiğimde kendimi o kadar farklı ve tamamlanmış hissettim ki anlatamam. Gerçekten abartılması gereken bir kitap. Kitabın içeriğine çok girmeden yorum yapmak istiyorum. Friedrich Nietzsche'nin bunalımları sonucunda istemeyerek de olsa Doktor Josef Breuer ile girdiği bir tedavi sürecini okuyoruz. Ama buradaki önemli nokta: ikisi de birbirini aşma uğruna girdikleri bir savaşta birbirlerine yardım ediyorlar. Aslında benim ilgimi çeken asıl nokta, etkilendiğim kısım şudur: okuduğumuz kişisel gelişim kitaplarında bize ne yapacağımızı söylerler, kafana takma şöyle yap böyle yap bla bla bla... Her defasında şu gelir aklıma "Tamam güzel söylüyorsun, güzel ve doğru cümleler ama bunu nasıl yapacağım, nasıl hayatıma uygulayacağım? " işte kitap tam da burda başlıyor. Nietzsche'nin önerilerini dinleyen Breuer her defasında "tamam ama nasıl?" Diye soruyor, bizim gibi bir cevap arıyor. Kitap bize doyumu burada yaşatıyor, bunu anladığımızda aslında herkesin belli kalıplardan ziyade arınma ve uygulama yollarının kişiye özel olduğunu anladığımızda, tamam diyorsunuz. "Ben bu kitabı hissediyorum." Kitabın ortalarına doğru bazı kişileri araştırdım ve kitaptaki karakterlerin çoğunun gerçek olduğunu ama geneli kurgusal olan bir kitap okuduğumu fark ettim. Okuduğum karakterlerin gerçekten olduğunu ve fotoğraflarını görmek hoşuma gitti. Normalde okuduğum kitabın karakterlerini görmek istemem çünkü kendi düşündüğüm gibi değillerse hayal kırıklığına uğrarım ama bu karakterlerin fotoğrafları sanki okuduğum konuşma tarzları, hareketleri ile kendileri gibiler, sanki onları okuduğum her paragraf yüzlerine işlenmiş gibiydi. Okuduğum en güzel kitaplardan biriydi.