Çağdaş insanın bütün alışkanlıkları arasında, günlük gazeteleri okuması en kötü alışkanlık olarak sayılabilir, derdi. Sabah, ruhun en açık olduğu anda, gazeteler bir önceki gün dünyada yaşanmış olan bütün kötülükleri insana akıtırlar. Ama zamanında ondan kurtulmak için gazete okumamak yetiyordu. Bugün artık bu mümkün değil; radyo ve televizyon var, bunları bir an için açman bütün kötülüklerin içine doluşması için yetiyor.
Belki de doğru düzgün bir insan olma şansımı yitirdim. Belki de mizacımın tamamlayıcısı olan hatalarım varlığımın kaçınılmaz birer parçasıydı. Sonunda dibe vurabilirdim ve bunun farkındaydım.
Tanrı benimle alay etti. Eğleniyor. Kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor bizimle, ben buna inanıyorum. Karşı koyamayacağımızı bildiği çekici şeyler yolluyor bize; gene de karşı koyduk mu daha fazla öç alıyor. Neden kızıyor bize? Sonra neden...