İrticayı 1999 yılında öngören Prof. Dr. Cahit Tanyol
İmam Hatip Okullarının amacı din adamı yetiştirmektir. Fakat bu okullar fırsatlardan yararlanarak eski medreselerin hortlatılmasına zemin hazırlamıştır. RP'nin yer almış olduğu koalisyon
Kültür düzeyinde yozlaşmayı bir iki alıntıyla gözden geçirmek olasıdır. Önce Mustafa Kemal'in iki küçük metnini okuyalım: a/ "Efendiler, bir şeyin zararıyla, bir şeyin imhasıyla yükselen şeyler, bittabi, o şeylerden mutazarrır olanı alçaltır. Ve filhakika Avrupa'nın bütün terakkisine, tealisine ve temeddününe mukabil, Türkiye bilakis tedenni etmiş ve sükût vadisinde yuvarlanadurmuştur. Artık ıslah-ı hal etmek için, in-san olmak için, mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa'nın amaline göre tedvir etmek, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakım zihniyetler küşayiş buldu. Halbuki hangi istiklâl vardır ki, ecnebilerin nesayihiyle, planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadise kaydetmemiştir." (6 Mart 1922) b/ "Şimdiye kadar takip olunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin tarihi tedenniyatında en mühim amil olduğu kanaatındayım. Onun için milli bir terbiye programından bahsederken, eski devrin hurafatından ve evsaf-i fitriyemizle hiç de münasebeti olmayan yabancı fikirlerden, şarktan ve garbten gelen bilcümle tesirlerden uzak, seciye-i milliye ve tarihiyemizle mütenasip bir kültür kasdediyorum. Çünkü dehayı millimizin inkişafı, ancak böyle bir kültür ile temin olunabilir. Laalettayin bir ecnebi kültürü, şimdiye kadar takib olunan yabancı kültürlerin tahrib edici neticelerini tekrar ettirebilir. Kültür (haraset-i fikriye) zeminle mütenasiptir, o zemin milletin seciyesidir." (Temmuz, 1921)
Sayfa 63
Alıntı
Arasınavları, eğitimi kesintiye uğratan önemli bir sorundur. Hocalık hayatımda, hem dersleri devam ettirmek suretiyle, hem de sınav haftası diğer dersleri iptal ederek iki uygulamayı denemiş biri olarak her halükarda ders işlenemediğini müşahede etmiş bulunuyorum. Ayrıca öğrencilerin önemli bir kısmı arasınavlarından sonra bir mola vermeyi tercih ederler. Bu süreçte resmi ve dinî bayramları da dikkate aldığımızda dönemin dört-beş haftasının ders işlenmediği görülür. Bu da bir eğitim-öğretim döneminin yaklaşık üçte biridir. Ancak bu sorun sadece İlahiyat Fakültelerinin değil, bütün yükseköğretim kurumlarınındır..
Sayfa 48 - Beyan Yayınları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Türkiye'nin Maarif Davası
İlk ve orta öğretimde yurttaşlık derslerinin ahlâk dersi hâline getirilmesi lüzumludur. Lise son sınıflarında felsefî disiplin olarak ayrıca ahlâk dersleri de konulmalıdır. Din dersi ilk okulda, dinî menkıbeler ve ahlâk aşısı halinde her sınıfta okutulmalıdır. Ortaokulda geniş ve tam, İslâm medeniyeti tarihi okutulmalı, temel akaid bilgisi verilmelidir. Lise bölümünde Kur'an'dan parçalar izah edilmeli ve İslâm felsefesi okutulmalıdır. Ancak böyle ciddî ve ilmî bir öğretimle dinî kültür gayesine doğru götürülür. Dâvanın fikir ve ilim çevresinde lâyık olduğu değerle karşılanması için, devlet programıyla yapılması istenen bu öğretim tek başına hâkim olmalı, kurslar halinde fertlerin ve zümrelerin yaptığı yarım ve şuursuz ilimsiz öğretime son verilmelidir. Aynı zamanda dini değerleri gözden düşüren çalışmaların, büyücü, bakıcı ve üfürükçülerin kalpazan şeyh taslaklarının, mülevves mürşitlerin, seçim namazlarının, hac ticaretcilerinin, dini neşriyat bezirganlarının, din istismarcılığının varlığına son vermeyi göze almalı, özlediğimiz inkılâbı yapmak isteyenler buna söz vermelidirler. Din ve ahlâkımızın, bir kelime ile ruhumuzun selâmeti o zaman başlayacaktır. İslam Medeniyeti, 1/1, Ağustos 1967.
Sayfa 159 - Dergah yayınları·Kitabı okudu
Mehmet Çevik bir makalesinde zikrettiği 10 Mart 1920 tarihli bir İngiliz raporunda Nuri Paşa’nın şunları anlattığı yazar: “Bütün Türkler milliyetçidir. Biz haklarımızı arıyoruz, Türkiye’nin haklarını, başka bir şey düşünmüyoruz. Biz milliyetçiler sadece Türk Milleti için çalışmak istiyoruz... Biz milliyetçiler Türk’üz. Bütün gerçek Türkler’in yaptığı gibi Türkiye için ölürüz. Uyruğu ne olursa olsun her insanın kalbindeki derin düşünce milletinin düşüncesidir. Türkiye’ye iyi olan benim dostumdur, Türkiye’nin düşmanı olan benim de düşmanımdır. Halkımız için mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Şerefiyle ölmeyen insan, şerefsizce ölecektir. Türkiye iyi ise ben mutluyum, Türkiye iyi değilse ilk önce ben mutsuzum... Müslümanlar benim kardeşimdir. Müslümanlara yardım etmek istiyorum. Bağımsız bir Azerbaycan görmek istiyorum. Bugün Azerbaycan’ın bağımsızlığı tanınmıştır. Bugün onun için yapacağım bir şey yok, fakat ne zaman bir tehlike olursa yardıma koşacağım”.