Evliliği insanlardan daha iyi tatbik eden ve koku alma duyusu köpeklerden bin kere daha kuv vetli olan bu et yiyici kuş, bir sopayı bir tüfekten ayırmak hususunda en seri bir anlayış kabiliyeti gösteren sayılı kanatlı hayvanlardan biridir. Yapılan bazı tetkiklere göre karga üç sayısına kadar sayınayı da biliyor..
Karanfiller -Ahmed Hâşim'le birlikte.. güller- ve Yahya Kemal.. mor menekşeler- Yunus ve peşinde Karacaoğlan çetesi. Aman Allahım, adam çıldıracaktı; ve, caktı'sı lâf, çıldırmıştı: Bir tekme, bir şangırtı, bir şungurtu.. bekçi düdükleri ortalığı birbirine katarken bizimki tabanları çoktan kaldırmış, iki saçak ötesinde bir saçak altında soluk soluğa -ve biraz da aptal- ne oldu diye düşünüyordu. Ve elinde bir tek gül bile yoktu üç saat sonra işine gitmek için yollara düşecek sarışınına vermeye. Hayır, hem de yüz bin kere hayır: Bir broş veya pırlanta bir yüzük değil, sadece bir demet gül.. veya ne bileyim ben, bir deste menekşe işte. Onlar, hem de öyle öbek öbek ve vitrinde dursun da, vitrinlerde dursun da o, sarışınına daha dinç, daha güçlü dünyaların yarınki anasına bir tekini götürmesin ha? Nasıl basılmaz tekme o camlara, siz söyleyin? Adam o geceyi her hatırlayışında çocuksu güler ve; "gangsterliğim de vardır benim" derdi. Şimdi ise heyyi hey diye bağırmak istiyordu.. ciğerlerinin bütün gücüyle.
Sayfa 224·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir doktorun insan vücuduna yaklaştığı hassasiyetle, mücadele ettiği ülkelerin birbirleriyle olan ilişkilerindeki ve ülkelerinin içindeki zayıf noktaları belirlemiş, "tam istiklal" şiarından asla taviz vermeden bazılarına yaklaşıp bazılarını temelli hasım tutmuştur. Bunun sonucunda 1918 Kasım'ında yenilmez gibi görünen emperyalist bloğu üç senede parçalamayı başarmıştır. Birisiyle olan sorununu çözerken günü kurtarmak yerine, o çözümle diğer düşmanlara karşı kendisine avantaj yaratmayı bilmiştir. Bir tarafıyla elinde kılıçla bir ordunun önünde, diğer yanıyla elinde kalem masanın başındadır.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Alıntı
Aşk geçici, evWik ise daimidir. Evliliği aşkın devamı zannetmiş nice safdil çiftler üç ay geçmeden rludaklarda ateşin söndüğünü görmüşler ve bir akşam kendilerini karşı karşıya esner bulmaktan hayret etmişlerdir. Aşk değişmeyince ölür.
Haşim'e göre tebessüm, gülüş ve ağlayış, insanın hep sakla­mak istediği, gülünç ve iğrenç ruhun etrafındaki perdelerdir; ruh bu perdelerin arkasında çarpık ve ürkek bir hayvan gibi çömel­miş oturur. Haşim, salt güzelliğe hep önem veren bir şair olarak kesekağıdı içinde cebine bırakılan üç uskumru dolmasının ölçü­süzlüğüne bile katlanamayıp evlilik fikrinden uzaklaşandı: Kadın nedir? O münevver menekşesidir ki uçar / Samim-i hüsn-i baharında hande-i afak
Sayfa 10·Kitabı okudu
Yunus Emre, şiirlerinde namaz kılmamın önemini de vurgulamış, nefis terbiyesinin, cehennem korkusundan emin olup cennete gitmenin ancak namazlara riayet etmekle mümkün olabileceğini vurgulamıştır.
Kitap Alıntısı