O, yatacak bir yatak, oturacak bir sofra, elbisesini süpürecek bir mahluk bulmak, bunları mümkün mertebe(elden geldiğince) ucuz satın almış olmak için evlenmişti.
Herkesin yaşamında öyle saatler vardır ki, insan yalnızlığı verip ne denli yavan ve ucuz olursa olsun bir beraberliği almak ister karşılığında; iyi kötü ilk rastlayacağı kişiyle, en sıradan bir kişiyle sözde birazcık bir anlaşma uğruna yalnızlığı elden çıkarmak ister...
“Kapitalist toplumda çalışma hayatının düzeni böyledir. İşçi aslında bir başka toplumsal sınıf için köle gibi çalışır. Bu yüzden de hem kendi iş gücünü hem de bizzat insanî varlığını “elden çıkarmış” olur.”
“Gerçekten bu kadar kötü mü durum?”
“Marx’ın durumu nasıl gördüğünden bahsediyoruz. Onun için 1850 dolayında Avrupa toplumlarındaki koşullara bakmamız lazım. O zaman da bu sorunun cevabı apaçık ve kocaman bir ‘evet’ olur. İşçiler çoğu zaman günde on iki saat buz gibi soğuk bir fabrikada çalışıyordu. Ücretler o kadar kötüydü ki, çocuklar ve lohusa kadınlar bile çalışmak zorundaydı. Anlatılamaz bir toplumsal ortamdı bu. Bazen ücretin bir kısmı ucuz içki olarak veriliyor, kadınlar fahişe olarak çalışmak zorunda kalıyordu. Müşterileri de tabii kentin hali vakti yerinde kibar beyleriydi. Kısacası: Aslında insanın en soylu yanı olması gereken emek, işçileri hayvandan farksız hale getirmişti.”
ATALARSÖZÜDESTANI3
Eşek at yanına koşulsa, göre
Huy alır huyundan ol göre göre
Hizmet eyler isen eyle bir ere
Su aktığı yere akar demişler
Çarşûy-ı dehirde nice toz kopar
Ol vakti gözeten çok takye kapar
Helâlzâde gelir pazarı yapar
Haramzâde pazar bozar demişler
Adet-i Hak budur ezel-ü ebed
Kul kula sebeptir ey dil-i nâşad
Bâye gedâ hizmet etmekten murad
Bal tutan parmağın yalar demişler
Dilden, ister isen, gıll-ü gış gide
Mętâ-ı râzını açma hâside
Kıyma müşteriye, az al fâide
Alan da satandan umar demişler
Yâr ile ettiğin kavle ver karar
Kâr etmezsen bâri eyleme zarar
Aza kanâat et, olma tamahkâr
Ucuz satan tizcek satar demişler
Kanâat halkasın bırakma elden
Elinden çıkmasın der isen dümen
Deve, âhû gibi boynuz isterken
Sayfa 428 - Milli Kültür Yayınları 1962 Baskısı·Kitabı okudu
herkesin yaşamında öyle saatler görülür ki, insan yalnızlığı verip ne denli yavan ve ucuz olursa olsun bir beraberliği almak ister karşılığında; iyi kötü ilk rastlayacağı kişiyle, sözde birazcık bir anlaşma uğruna yalnızlığı elden çıkarmak ister...
Acı çekmek için ayyaş olmak, bir kadın tarafından sıfırlanmak gerekmiyordu, ama acı çekip ayyaş olunabilirdi. Bir süre, gençlikte özellikle, talihin senden yana olduğunu sanabilirdin, bazen senden yanadır da gerçekten. Ama senin farkında bile olmadığın ve senin aleyhine işleyen bir takım ortalama hesaplar ve kanunlar vardır, her şeyin yolunda gittiğini sandığın zamanlarda bile. Bir gece, sıcak bir Salı gecesi o ayyaş sen oluverirsin, sensin o ucuz pansiyon odasında olan, ve daha önce o odalarda olmuş olmanın da bir yararı olmaz, daha da kötüdür hatta, çünkü bir daha bu duruma düşmemeye karar vermişliğin vardır. Bir sigara daha yakmaktan, bir içki daha içmekten, o sıvası dökük duvarlarda bir çift göz, bir çift dudak aramaktan başka bir şey de gelmez elden. Erkeklerle kadınların birbirlerine ettikleri insanın idrak gücünü aşıyordu.