Şüpheler ve tereddütler sadece duanızı güçsüz hale getirir. Kendinize, "Keşke iyileşebilseydim," ya da "Umarım bu işe yarar," demeyin. Gidişatı belirleyecek olan şey, yapılacak işle ilgili hislerinizdir. Uyumu sağlamak size aittir. Sağlığında size ait olduğunu bilin.
Öyle yaptığımızda bilinçaltınız sonsuz iyileştirici gücün bir aracı olur ve etkili hale gelirsiniz. Sağlık düşüncesini buna göre gönülden inanarak bilinçaltınıza yollayın ve rahatlayın. Kendinizi onun gücüne teslim edin. Şartlar ve içinde bulunduğunuz durumlar için, "Bu da geçecek," deyin. Rahat olduğunuz ve dilediğiniz şeye gönülden inandığınız takdirde bilinçaltınızı bir tohum atmış olursunuz. Bu da fikrin arkasındaki kinetik enerjinin devreye girmesini ve fikrinizi somut bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlar.
En sevdiğim tatlı olduğunu biliyorsan neden son dilimi aldın?” diye sorduğumda bir şey söyleme gereği duymadan sadece yüzümü izledi. Benimle konuşmak için tatlıyı bahane etmiş olabilir miydi? Bunun düşüncesi bile beni heyecanlandırıyordu.
Çatalı alıp tatlıdan küçük bir parça alarak bakışlarımı ondan çektim. Uzun süre onunla göz kontağı kurmak bana iyi gelmiyordu. “Harper’la iyi anlaşıyor gibisiniz.” Olamaz, bunu gerçekten söyledim mi? Dilimi sertçe ısırdım, umarım onu kıskandığımı düşünmezdi.
Ben bu yolun sonunda kendime çıktığım için çok mutluyum. Zor bir yolculuktu ama doğrusu değdi, manzaram gayet iyi. Umarım sen de mutlu olduğun manzaralara bakıyorsundur. Değilse de bir yolunu bulacağına eminim, herkes bulur. Gökteki yol açık, gökyolundan gidenler daima kurtulur