Bedevi kendi yetersiz ibadetlerini hatırlayarak, âhirette Hz. Peygamber'le ve onun aziz sahabileriyle beraber olamayacağını düşünerek problemini dile getiriyor: - Birilerini seven, ama onlarla beraber olacak kadar iyiliği bulunmayan kimse hakkında ne dersin? diye soruyor. Resûl-i Ekrem Efendimiz’in cevabı, mü'min gönüllere derin hazlar ve büyük ümidler verecek sıcaklıktadır: - "Bir kimse, kıyamet gününde, sevdikleriyle beraberdir." 369 - 371 numaralı hadislerde üç büyük sahâbîden ayrı ayrı rivayet edildiğini göreceğimiz bu hadis-i şerîf, Peygamber sevgisinin insanı ne yüce makamlara çıkaracağını gösteriyor. Enes İbni Malik'in rivayetine göre bedevînin biri Resûl-i Ekrem'e: - Kıyamet ne zaman kopacak? dedi. Fahr-i Cihân Efendimiz de ona: - "Kıyamet için ne hazırladın?" diye sorunca, bedevî: - Allah ve Peygamber sevgisini hazırladım, cevabını verdi. O zaman Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: - "Öyleyse sevdiğinle berabersin", buyurdu. O bedevilerden Allah râzı olsun. Şâyet zihinlerine takılan bu soruları sormasalardı, nice yanık gönüller böylesine serinlemeyecek, ümid ışığıyla canlanmayacaktı. Bu hadis-i şerifi duydukları zaman ashâb-ı kirâm da çok sevinmişlerdi. Hatta Enes radıyallâhu anh'ın söylediğine göre, İslamiyet'le şereflendikten sonra hiçbir şeye böylesine sevinmemişlerdi. Enes sevincini şöyle dile getirmişti: "Ben Allah'ı, Resülünü, Ebû Bekir'i ve Ömer'i seviyorum. Onların yaptığı ibadetleri ve güzel hareketleri yapamasam bile onlarla beraber olmayı umuyorum." Demek ki sevgi ve muhabbet, hasta gönülleri diriltecek, ulaşılması zor hedeflere insanı emniyetle iletecek üstün bir güce sahiptir. Ne mutlu Allah'ı ve Resûlullah'ı gönülden sevenlere!..
Sayfa 161·Kitabı okuyor
Bir Şair Bir Kitap
Dilek Kartal – Çifte Açmaz çok mu güzel diye orda çocuklar değmesin diye mi nazar kem gözlerden yıllardır kurşun döküp duruyorlar tepelerinden ** herkes o ilk acıyla ölmediğinde çok gücenir hayata sonra unutur ben o son dakika dediğinde otuzbeş can, ilk canlı bağlantı, olay yeri, ilk resmi sayıklama ohlar ahlara bir kez daha galip geldiğinde allahım ne çok acı vardı ** kucağımda iki avuç çaresizlik kusursuz bir sessizlik fotoğrafı gibiydim oysa sen susmak demiştin bir defasında öldürmeye tam teşebbüstür kendini dişlerine vura vura ** o saçlarıma değen dönüşlü gök kör eden ışık, o korkunç sayha inip çıkan adamlar günahkar perçemlerine asılarak birbirlerinin bir köy dolusu kadın taşları yoklaya yoklaya taşları koklaya koklaya bir köy dolusu... oğul öksüzü eller... çemberler... karanfiller... bir köy dolusu kadın :rüya
İz
Reklam
Peygamber Efendimizin Vefatı * Okurken bile göz yaşlarıma engel..
Peygamber Efendimizin (S.A.V.) Vefatı PEYGAMBER'İMİZİN (S.A.V) VEFATI Ibni Mes'ûd der ki; «Aramizdan ayrilacagi sirada Ayse'nin (validemiz için) evinde yatan Peygamber ´imizin yanina girdik. Bizi görünce gözleri yasardi ve söyle buyurdu: «—Hos geldiniz. Allâh size ömürler versin, sizi korusun ve desteklesin. Size Allah'i ve O'ndan korkmayi tavsiye ederim. Ben size O'nun gönderdigi açiklayici bir ikâz ediciyim. Onun mülkü üzerinde ve O'nun kullari hakkinda sakin Allah'in emirlerine karsi gelmeyin. Ölüm ani, Allah'a dönüs ve Sidret-ül Münteha'ya, cennet barinagina ve dolu kadehe kavusma ani yaklasti. Benden yana birbirinize ve benden sonra dininize girecek olanlara selâmimi ve Allah'in rahmeti dileklerimi ulastirin.» Bildirildigine göre, Peygamber'imiz (S.A.S.) dünyadan ayrilacagi sirada Cebrail (A.S)'e: «Benden sonra ümmetim kimin elinde kalacak» diye sorar. Ulu Allah (C.C) Cebrail (A.S) 'e bildirir ki. «Sevgili Rasülümü müjdele ki. O'nun ümmetini yüzüstü birakmam. O'na müjdele ki, insanlar yeniden dirilirken ilk defa mezarinin basina O çikacak ve Mahser toplantisinda ümmetinin basinda bulunacaktir. O'nun ümmeti içeri girmedikçe cennete girmek, diger ümmetlere yasaktir.» Bunun üzerine Peygamber 'imiz «Simdi gözüm arkada degil» diye buyurdu. Hz. Ayse buyurdu ki: «Peygamber 'imiz aramizdan ayrilacagi sirada yedi kuyudan çikarilmis yedi tulum su ile kendisini yikamamizi emretti. Biz emrettigi gibi yaptik. Ferahladi. Sonra evden çikti, Cemâatle nemaz kildi, arkasindan Uhud sehidleri için istigfar ve dua etti. Sonra da ensar hakkinda vasiyette bulunmak üzere sunlari söyledi: «— Imdi, ey muhacirler! Siz artiyorsunuz. Fakat ensar, bu gün oldugundan daha fazlu artmaz oldu. Ensar benim sigindigim barinagimdir. Onlarin iyilerine karsi iyi davraniniz. Hatalilarinin
Sayfa 580·Kitabı okudu
1000k
muhteşem
Taleb şan değildir. Razı ol, şan da senin, nam da senin. Varlığını bilinmezlik toprağına göm. Gömülmeyen şey nabit olmaz. Dünya sûretlerinin bulaştığı ayna nasıl parlar? Huzura girmeden önce tevbe sularında yıkan. Kader teneffüs ettiğin her nefeste seninle. Eşyadan eşyaya seyahat edip durma. Kendine uzaktan bakmayı öğren. Bir dolap beygirine benziyorsun. Öyle ahmak, öyle hüzün verici. Hicret ve niyetin kimin için? Bir gece yarısı uyandığında yatağından kalk, şöyle yıldızlara bir bak. Düşün!.. Madem ki içinde bulunduğun yer, konuştuğun kimse sana feyz vermiyor; terk e mâni olan ne? Ölüme ağlama. Kalbe bak. Hata ve isyan ile pişman, ibadet ve taat ile neşveli değilsen zaten ölüsün. Nefsin karanlık orduları fevç fevç akıyorlar. Zaman ve mekânı dolduran et kokusu. Metin ol, vadedilen bir şeyin vukubulmaması seni şüpheye sevketmesin. Basiretine güven. Dünya nimeti için zaaf haline düşersin. Ona doğru koşma, şükür ipi elinde ya. Her meseleye cevap veren, her gördüğünü kucaklayan, her bildiğini anlatan bir kimse mi gördün; derhal ondan uzaklaş. Marifetin mukabili inkâr, ilmin mukabili cehalettir. Melâl içindesin. Yoksul olduğunu düşünüyorsun. Ne ki senden alınmıştır, o senin hayrınadır. İçindeki yoksulluğu hissediyor musun? İşte senin için en hayırlı vakit. Unutma, ihtiyaç mütemadidir. Sözde hikmet çoktur. Birincisi, kimden geliyorsa onun kalbinin kisvesini taşır. Ne ki nefsine ağır geliyor, onu yap. Kaldırdığın ağırlık miktarınca sana ferah erecektir. Kederle dolusun. Merak ve endîşe içindesin. Demek ki hakîkati göremiyorsun. Karamsarlığın kaynağı ışıktan uzak durmaktır. Gayret atına bin, himmet dile ve ümîd et. Bidayeti parlak olanın nihayeti de parlaktır. Gönül eri garîb olmaz.
Sayfa 18 - Ataullah İskenderînin Hikem-i Ataiye'sinden
8.şeb
Ya İlâhî kıl müyyeser Cümle kul dîdârın ister Kâ'betu'llâh'dır arzumuz Ol mübârek beyti göster Ol makâmlara erelim Ağlayıp yüzler sürelim Ol mübârek makâmların Yoluna cânlar verelim Dâimâ tâat edelim İhsân u hayrâd edelim Altun oluğun altında Hakk'a münâcât edelim Yalvaralım sehergâhî Edelim feryâd u âhı Umarız hakk ede nasîb Kara donlu Beytul'lâh'ı Devlet nasîb olur kime Kesme ümîd olmaz deme Yüz sürer cümle hacılar Ol makâm-ı İbrahîm'e Görenler zevk-i âlemi Olur safânın mahremi Kıl müyesser cümlemize Rabbenâ âb-ı Zemzem'i
Sayfa 213·Kitabı okudu
ÎLAHÎ! GÜNAHKÂRIM¹ (İLAHİ GÜNAHKÂRIM¹)
1 Îlahî ger gunehkar em besî darem peşimanî Çi hasil ez ezabê men bi dozex ger bisozanî 2 Îlahî ger bisozanî çi goyem men sizawerem Welî darest ez lutfî tu mewsafê bi Rehmanî 3 Îlahî nale û zarî bi dergahê tu men arem Tu Xeffar î tu Settar î dîger halem midanî 4 Îlahî şerm mîdarem, besî mücrim we gunehkarem Bi mehşer çeşm mîdarem ke e'malem bepoşanî 5 Îlahî ez ezel goftî ke xeffarî tu başem men Zi ma curm û xeta ayed, zi tu eltafê sultanî 6 Îlahî roze mehşer çunkê xelqan ra ber engîzî Bi 'izz we 'izzet ya Rebbî, siyahrûyem ne gerdanî 7. Îlahî zarî mikerdim be dergahi tu mînalem Kez lutfê mukerrem ya Reb bideh eltafê Rebbanî 8 Îlahî xwun hemi giryed dili mecrûhi men herdem
Reklam
Reklam