Bilgisizliğe katlanamayan insanla bilgisizliğe katlanan daha doğrusu onunla bir olan hayvan arasındaki sınırı çizen bilgi istemi bir çeşit ayaklanmadır. Düsünce, konusma, bilim ve benzeri bu ayaklanmanın ürünleri, sonuçlarıdır. İNSAN AYAKLANIP BASKALDIRDIĞI GÜN İNSAN OLMAYA BASLADI...
Bir insanın sana iyi gelip gelmediğini anlamanın en sağlam yollarından biri onunla geçirdiğin vaktin sonunda içinde nasıl bir his kaldığına bakmaktır. Konuşma sırasında her şey güzel görünebilir, ortam keyifli olabilir, hatta kahkahalar atmış olabilirsiniz. Ama asıl gerçek, konuşmadan sonra ortaya çıkar; çünkü o noktada artık sohbetin getirdiği canlılık geçmiştir, geriye sadece içine yerleşen o his kalmıştır.
Nereden başlasam diye soruyor yeniden yaşamaya hayatımı önce anılar mı gelir yoksa düşleri mi çocukluğumun.
Nereden başlasam diye soruyor yeniden yazmaya hayatımı önce özlemler mi gelir
yoksa umutları mı gençliğimin
Ne kadar akıllı olduğumuzu ispat etmek gibi bir derdimiz yoktur artık; herkesten, her şeyden öğrenebiliriz. İmkânsız zaferler peşinde ömrümüzü heba edecek de değiliz. Hayat, bütün derinliğiyle görebilen gözler için sürekli bir mucize olarak çağlamaktadır.
Zafer, şükran duymaktır.