YAŞAR KEMAL: KUŞLAR DA GİTTİ
Puan vermedi·79 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:05
"İnsanlık öldü mü?" dedim. "Yok" dedi, "ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?" "Nerede kaldı acaba?" Türk Edebiyatının en iyi kalemlerinden ve insanı en iyi anlatan yazarlarından Yaşar Kemal'in yine betimlemelerle, güçlü insan tasvirleriyle, akıcı bir dille köyden kente göçmüş insanların yaşam koşullarını ve umutlarını, umutsuzluklarını, İstanbul'da verdikleri yaşam mücadelelerini anlattığı eseri, Kuşlar Da Gitti... Eser, kuş avlayan ve avladıkları bu kuşları satmaya uğraşan, memleketlerinden kopup gelmiş yoksul üç çocuğun (Süleyman, Hayri ve Semih) mücadelesini anlatıyor. Kuşlar Da Gitti, yüzeyde bu üç çocuğun kuş yakalayıp satma hikayesi gibi görünse de, esasında insanlığın değerlerini, özünü, insanlığını kaybedişini anlatıyor. Kitabı okurken doğrusu bu afacanlara pek içerledim. Kuşları yakalayıp kafeste üst üste, adım atamayacak kadar sıkışık bir vaziyette tutup özgürlüklerini kısıtlamaları çok üzücü fakat yoksulluk ve açlığın insanı ne hallere düşürdüğü de bir gerçek. Kitap 79 sayfacık, 1-2 saate bitebilecek bir kalınlıkta. Bitirdikten sonra Yaşar Kemal'in okuduğum diğer eserleri gibi üzerimde çok sarsıcı bir etki bırakmadı ama nihayetinde okuduğum için memnunum.
1000Kitap
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202218bin okunma
Mazide Kalan Okumalardan
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
FAHİM BEY VE BİZ ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR Abdülhak Şinasi Hisar'ın ilk romanı "Fahim Bey ve Biz", 26 Mayıs - 11 Temmuz 1941 tarihleri arasında Ulus Gazetesi'nde yayımlanmıştır. Muazzam bir eser... Edebi yönü yüksek bir Türk klasiği. Okumadıysanız naçizane tavsiye ederim. Fahim Bey, bende muhabbet hisleri uyandırdı. Ömrüm boyunca unutamayacağım roman karakterleri arasına girdi. Eser, yazarımızın babasının arkadaşı olan Fahim Bey'in ölüm haberi ile başlıyor. Daha sonra yazarın ve Fahim Bey'i tanıyan pek çok insanın onun hakkındaki hislerini ve fikirlerini okuyoruz. Görgülü, bilgili, mütevazı, iyi kalpli Fahim Bey, mali sıkıntılar içinde eşiyle küçük evinde saadet, hülya ve para hayalleri kurar. Abdülhak Şinasi Hisar, hayalleriyle yaşayan, nezaketini hiçbir şartta kaybetmeyen bir insanın dünyasını anlatır. Romanın belirgin bir olay örgüsü yoktur. Fahim Bey'i tek bir kişinin gözünden değil, onu tanıyan insanların hatıraları ve anlatıları aracılığıyla tanırız. Böylece okur, "Gerçek Fahim Bey kim?" sorusunun kesin bir yanıta ulaşamaz. Her insanın hafızasında başka bir Fahim Bey vardır. Bu da romana çok farklı bir derinlik kazandırmış. Ayrıca romanı okurken Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde kaybolan bir İstanbul hayatını ve insan tipini de tanımış oluruz. Fahim Bey, hayallerinin peşinden gitmiş; olması pek de mümkün olmayan isteklerinin sonunda hayata veda etmiştir. (Yazarı çok severim çok sayıda eserini okudum onları da paylaşabilmek temennisiyle) ESERDEN ALINTILAR: ✓ İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususi boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır. ✓ "Öyle bir adamdır ki ömürdür, Fahim Bey!" diyordu. Emsali dünyada bulunmaz! ✓ Yoksa kütüphanelerine yalnız sahifelerini kestikleri
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Everest Yayınları · 20222,440 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
Yabancı Yayınları ile biz okuyuculara ulaşan #kocamınkarısı #alicefeeney tarafından kaleme alınıyor. Ne yaptığını biliyorum, taş kağıt makas eserleriyle sevdiğim kalem bu eseriyle de ağızda ayrı tat bıraktı. Eserde birçok anlatıcı diliyle olaylara şahit olurken ters köşelerde vay be yok ya hadi canımlar ağızdan dökülüyor. Zengin kocasıyla güzel bir evde minik kasabada ikamet eden bir kadın yürüyüşten döndüğünde anahtarının kapılarını açmadığını ve dahası kapıyı çaldığında kendisinin kopyası bir kadının kapıyı açtığını görür. Kocası o kadına karım diyerek gerçek karısının hafızasını zorlar. Sonrası kendini ispatlamaya çalışması, polisin devreye girmesi ve olaylarla bağlantısı, dedektif kişinin geçmiş ve gelecekle sürpriz ilişkili çıkması...Hangisini spoi vermeden anlatayım bilmiyorum ama her karakter başlı başına sır arkadaş. Çözülmeyi bekleyen kocamın karısı hakkını alacak mı? Bu kişi gerçekte kim? Her şey kurgu mu yoksa kadın akıl hastası mı? Keyifli bir eserdi, tavsiye ederim. Verilmek istenen mesaj: "1.Ölüm tarihini bilmemek en büyük rahatlık, yaşarken ânı doyasıya sevdiklerinle dolu dolu yaşayabilmeli. 2.Gözü kapalı kimseyi yeterince güvenmeden evine sokma özellikle karşı cinsi." ~ "Hiçbir mutluluk ebediyen sürmezdi. Hiçbir keder de ebediyen sürmezdi ve zaman boşa harcanmayacak kadar değerliydi." ~ "Her bir dakika süratle "geçmiş" olurken bir insan nasıl ânı yaşardı? "Şimdi" dediğimiz şey, gelecekteki geçmişin ta kendisiydi." ~ "Hepimizin görünmez yaralarla inşa edildiğine inanıyordum; kalp kırıklıkları, utançlar, pişmanlıklar ve hüsranlar üst üste dizilerek bizi daha güçlü ve sağlam hale getirirlerdi." Reklam değil.
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026174 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 64. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:00
Her gün gördüğün iş arkadaşını ne kadar tanıyabilirsin? Besin takviyesi firmasında çalışan, herkesin ilgisini üzerine çeken, güzel ve popüler Natalie... Aynı iş yerinde çalışan, herkesin tuhaf bulduğu, dışlanan ve oldukça dakik muhasebeci Dawn... Bu kadar dakik olan Dawn'ın iş yerine gelmemesi ve kendisine gelen telefonla onu merak eden Natalie, onun evine gittiğinde korkunç bir manzarayla karşılaşır. Üstelik ortaya çıkan bütün deliller onu işaret etmektedir. Birisi onunla kedinin fareyle oynadığı gibi oyun oynamaktadır ama kim? Dawn kadar silik bir karakteri öldürecek kadar ondan nefret eden biri mi var? Açıkçası başlarda hikaye beni o kadar içine çekmemişti. İkinci bölüme geldiğimde ise yazar bana büyük bir şok yaşattı ve beni böyle şaşırtmayı başaran kitapları severim. Bu ilk şokun ardındansa sonrasını tahmin etmek pek zor değil. Yazar bu kitabında azıcık Agatha Christie'den etkilenmiş gibi geldi bana. Yine oldukça akıcı bir kitaptı fakat yazarın tarzı ve kurgusu çoğunlukla benzer olduğu için üst üste okuyunca sıkıyor. Biraz ara vererek okursanız bence daha çok keyif alırsınız. Özellikle bu yaz aylarında okuyabileceğiniz çerezlik bir kitap. Sizler bu kitabı okudunuz mu? Yorumlarınızı merak ediyorum. Kitaplı günler.
İş ArkadaşıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,879 okunma
Araf..
10/10
·118 syf.·
2026 115. kitabı
Seni düşünüyordum, Susana. Yeşil tepelerde. Rüzgârlı havalarda uçurtma uçururduk tepelerde, aşağılarda kalan köyün sesleri gelirdi kulaklarımıza, rüzgâr uçurtmanın ipini çekelerdi. “Koş, Susana.” Yumuşak ellerin ellerimi yakalardı. “Gevşek bırak ipi." Rüzgâr nasıl güldürürdü bizi; ip parmaklarımızdan kayarken birbirimize bakardık; bir kuşun kanatları çarpmış gibi usulca kopardı ip. Kâğıt-kuş yukarlardan taklalar atarak düşerdi, toprağın yeşili içinde eriyene kadar saçaklı kuyruğunu sürürdü ardından. Dudakların ıslaktı, çiy tanelerini öpmüştüm sanki. Seni düşünüyordum. Orada deniz-yeşili gözlerinle bana bakışını. Susanna, ne kadar uzaklardasın sen, bulutların üstünde, ta uzaklarda, tepelerde gizlenmişsin. O’nun büyüklüğünde, O’nun bağış dolu Kutsal Yüceliğinde saklısın, seni bulamam artık, göremem. Orada sözlerim erişemez kulaklarına." Damlaların düşüşünü gözlüyordum Susana, şimşeğin parıltısında her soluk bir iç çekişiydi, her düşüncem sen." --- Ne yazsam az kalacak, ne desem eksik... Ne dökülür ki kelimelere; yaşayanlar mı, ölenler mi, anılar mı, geç kalınmış bir intikam isteği mi yoksa aşk mı? Comala’da bu ayrım çoktan silinmiştir. Ne gerçeğin ayakları yere basar burada, ne de büyünün kanatları vardır; anlatılan her şey, sıcaktan kavrulmuş taşın ve toprağın kendi kendine mırıldanmasıdır belki de bir yerlere sinmiş, saklanmış yankılar vardır. Zaman, dağınık ilerler, ileri geri akmaz, evet. Ama belki de hiç akmaz. Her fısıltı, her çığlık ve her susuş, o hiç geçmeyen, her an yeniden doğup aynı yerde can veren sonsuz bir şimdinin içinde gizlidir. Ne geçmiş gömülebilmiştir ne de gelecek bir umuttur; her şey şu anda asılı kalmıştır. Adem’in dünyaya bırakılması gibi bırakılır Juan Preciado bu coğrafyaya. Kimse karşılamaz. Tekinsiz, kurak ve ölü bir
1000Kitap
Pedro ParamoJuan Rulfo · Can Yayınları · 19832,288 okunma
10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:37
Bu kitap beni perişan etti. Kahroldum okurken. Hele son bölümler... Sanırım bu kadar çok etkilenmemin en büyük sebebi benim de bir kız kardeşimin olması. Okurken kendi anılarım gözümde canlandı. Kardeşimle saçma sebeplerle küsmelerimiz, bazen sinirlenip kalbini kırdığım zamanlar... Her biri o an gözümün önündeydi ve ben onunla geçirdiğim kötü olan her andan pişmanlık duydum... Gerçekten içerisinde bolca ders çıkarabileceğimiz yerler vardı. Daha romantik, sevgi ve aşkın olduğu bir kitap beklerken bu kitap beni yerden yere vurdu. O sonun geldiğini fark ettiğim an durup sindirmek için bir gün ara vermek zorunda kaldım. O kadar güzel ve hüzünlü bir kitaptı ki... June, bir gün aldığı mektupla çok sevdiği teyzesi Ruby'nin vefat ettiğini ve çocukluğunu geçirdiği Mavi Kuş Kitabevini kendisine bıraktığını öğrenir. Orayı satma amacıyla giden ve anıları içinde kaybolan June, çocukken elinden düşürmediği ve en sevdiği kitap olan İyi Geceler Aydede kitabının yazarıyla teyzesinin çok yakın arkadaş olduğunu öğrenir. Teyzesi onun için mektuplardan oluşan bir gizem bırakmış ve bu gizemle birlikte kitabevini kurtarmasını ümit etmiştir. Bu esnada aşkı bulan ve çocukluğuyla yüzleşen June, ne yapacağına karar vermeye çalışırken yıllardır küs olduğu kardeşi, onunla iletişime geçmeye çalışır. Her şey üst üste gelmişken June nasıl bir yol izleyecek? Mutsuz olduğu bir işe mi dönecek, yoksa tüm kalbiyle işleteceği kitabevini mi işletecek? Peki kardeşiyle arasını düzeltmeye hazır mı?.. Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
Elveda HaziranSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201911,1bin okunma