Yaşamın üstatlarının yazılarını okuyun, onların sözlerinin gerçek anlamlarını kavramaya çalışın, yaşamda ne yapmak istiyorsanız ona dair kanaatinizi oluşturun ve hiçbir üstada, rehbere, modele ihtiyaç duymayın, zira insanlığın büyük zihinlerinin binlerce yıl içinde keşfettiklerini siz kendi ömrünüz içinde öğrenebilirsiniz.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Sohbetimizin en koyulaştığı bir sırada Üstâda 40 yıldır güttüğü «Büyük Doğu İdeali» hakkında bir soru açıp, bugün bu dâvaya MSP’nin sahip çıktığını hatırlattığımızda; «Aynı dâvaya mı?.. Böyle bir benzetişten Allah’a sığınırım. Bu partinin, içi boş konserve kutularındaki yırtık veya kazınmış markalar halinde lâfta müslümanlıktan başka, dâvamıza hangi yakınlığı olabilir.» dedi... Ve bunu kendilerine defalarca anlattığına da işaret ederek; “Onlara ‘siz Büyük Doğu’nun düşük çocuklarınız!.’ dediğimde tınmadılar. Haklarındaki son kararım ise ümidimi yitirmek oldu. Tabanındaki kandırılmış ve avlanmış olmaktan başka suçları bulunmayan mâsum mü’minleri tenzîh ederek söyleyeyim ki, MSP, gerçek ve derin müslümanın gözünde İslâm dâvasını akâmete uğratıcı müflis bir tecrübeden ibarettir» şeklinde konuştu.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Utansın
Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! Eski çınar şimdi Noel ağacı; Dallarda iğreti yaprak utansın! Ustada kalırsa bu öksüz yapı, Onu sürdürmeyen çırak utansın! Ölümden ilerde varış dediğin, Geride ne varsa bırak utansın! Ey binbir tanede solmayan tek renk; Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!
Şiir
Her asrın İslâm Toplumu'nu, dinî hareket ve gayretlerini hür ve korkusuz bir şekilde eleştirebilmeyi ana düsturu yapan bu cemaatin kendi kurucusunu kutsallaştırıp dokunulmaz hâle getirmesi, ona yöneltilen her eleştiri ve itiraza bu kadar hassasiyet göstermesi kolay anlaşılacak bir durum değildir.Üstada Ebu'l-E'lâ el-Mevdûdî'nin kendisi bu hususta örnek olmuştur. Urduca olarak yayımlanan Et-Tecdidü ve İhyâu'd-Din [Yenileme ve Dinin İhyası] adlı eserinde İslâm Tarihi'nde önemli birçok yenileyici ve reformcunun katkısını eleştirip tahlil etmiştir. Görüş ve izlenimlerini aktarırken eleştirdiği saygın şahısların ne büyüklüğüne, ne şöhretine, ne de insanların gözündeki değerine itibar etmiştir.
Şimdi ise elinizdeki bu eleştirel kitabı Üstad Mevdûdî'nin vefatından sonraya bırakmak zorunda kalmadığım için Allah'a şükrediyorum. Elbette ki hak her zaman haktır, hem ölümden önce hem ölümden sonra. Bu ilkeyi birçok İslâm âlimi benimsemiş ve ölenler ne kadar önemli olursa olsun kendileri ve eserleri ile ilgili görüşlerini hep özgürce belirtmiş, düşüncelerini cesurca beyan etmişlerdir. Bunu yaparken asla mahcup olmamış, müteveffayı kötülediklerini akıllarına bile getirmemişlerdir. Ancak ilgili kişi sağken bu eleştiri ve mülahazaları sunmak ölümünden günler veya aylar sonrakinden daha uygun ve kolaydır. Allah'tan niyaz ederim Üstada hak dine davet edenlerin ve mücahitlerin sevabı yazılsın. Düşünür, ulema ve yazarların en kâmili bile taksirattan muaf olmadığına göre de Allah günahlarını afvetsin.
Her şey bu kadar basit
"Oğlum, bana iyi bak! Bir üstada benziyor muyum? Ben yazıyorum, sen okuyorsun. Büyütme bunu:'
Alıntı