Ölüm ancaq iki halda fərqli mənalar daşıyır. Yaşamağı istəmək və istəməmək. Yaşamağı istəyirsənsə ətrafında heç kəs olmasa da, sevdiyin hər kəs olsa da ölümə nifrət edirsən. Ölümü rədd etmək də özlüyündə iki ayrı səbəbə dayalıdır : Ya yaşamaq istədiyin şeylər çoxdur, ya da yaşamadıqların. Ya da səni tanıyan ən son adam elə özünsən.
ABBASÎ HALİFELİĞİNİN ÇÖKÜŞÜ • 21 ​Nesâ'da 70.000'in üzerinde insanı katlettiler. Debdebesinin doruğunda olan Merv, İbnu'l-Esîr'e göre 700.000 insanını kaybetti, fakat Cuveynî, geri çekilirken sakladıkları cesetler hariç, bu rakamın 1.300.000 olduğunu söyler. Belh'teki gibi, burada da sağ kalanlar acımasızca öldürüldüler. Şehirler galaksisinde parlak Venüs gibi duran Nîşâpûr¹¹ tamamen harap edildi. Askerî zaferin korkunç bir göstergesi olarak kafataslarından piramitler oluşturuldu. Mirhvând'a göre belirsiz sayıda kadın ve çocuğun yanı sıra, 1.047.000 erkek kesilip biçildi.¹² ​Bununla beraber, kırk usta ve sanatkârın koruma altına alındığını ve Moğolistan'a götürüldüğünü de söyler. Bu barbar istilâcılar, Herat'ta 1.600.000 insanı kılıçtan geçirerek yeni bir rekor kırdılar. ​Bu rakamlar, Matthew Paris'in deyişiyle "yaş, cins, durum ayırt etmeyen"¹³ istilâcıların vicdansız ve duygusuz vahşeti hakkında bir fikir verir. Cuveynî, Horasan'daki hayatın yok oluşuna, aşağıdaki sözlerle şöyle matem tutar: "Nüfusun binde biri kurtulamadı... Eğer bugünden itibaren kıyamet gününe kadar Horasan ve Acem Irakı'nda nüfusun çoğalmasını engelleyen hiçbir şey olmasa, yine de önce olduğu rakamın onda birine bile ulaşamaz." ​Önemli pek çok şehrin tahribiyle birlikte, paha biçilmez sanat ve edebiyat hazineleri de yok edildi. İbn Hallikân'ın (608/1211-681/1282) Merv'den ayrıldıktan sonra Musul'dan, Halep kralının veziri Kadı el-Ekrem Cemâlüddîn Ebu'l-Hasan Ali'ye yazdığı mektup, Moğol tufanını acıklı bir şekilde dile getirir. 617/1220'de yazılan bu mektupta, yazan kişi, ona; yakınlarını, evini, ülkesini unutturan Merv'in kütüphanelerine ve kendisine göre "tek kelimeyle, mübalağasız, cennetin bir kopyası" olan Horasan'daki ileri medeniyete son borcunu öder. Bu bölgedeki yazarların erdemlerini,
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"..Biz ən azı bir-iki yüz il geri qalmışıq, bizim hələlik heç nəyimiz yoxdur, keçmişə qarşı müəyyən münasibətimiz yoxdur, biz ancaq fəlsəfədən dəm vururuq, qəm əlindən şikayət edirik, yaxud araq içirik. Tamamilə aydındır ki, hazırkı zamanda yaşamağa başlamaq üçün əvvəlcə keçmişimizin günahlarını yumalıyıq, bu məsələyə son qoymalıyıq, bunu isə yalnız, iztirablar bahasına və son dərəcə çox işləməklə etmək olar. Bunu başa düşün..!"
Sayfa 55 - Trofimov·Kitabı okudu
Ona son bir bakış attıktan sonra arkamı dönüp koridora doğru yürüdüm, yanaklarımdan süzülen birkaç gözyaşını sildim ve yüzüme parlak bir gülümseme yerleştirdim; odama giderken karşılaşabileceğim personel veya herhangi biriyle yüzleşmeye hazırdım. İnsanlar her zaman gözyaşlarından korkarlar, ağlayan kişiyle ne yapacaklarını veya ona nasıl yardım edeceklerini bilemezler. Gülümsemeler çok daha tehlikelidir. En parlak gülümsemeler, en acı verici travmaları bile örtbas eder. Bunu ancak cehennemde yaşamış olanlar doğrulayabilir.
Alıntı
Kur’an’ın inen son ayeti.
Rabbiniz'e döndürüleceğiniz bir günden korkun. Sonra her şahsa, kazandığı noksansız verilir. Hiç bir haksızlığa uğramazsınız. (Bakara 281) Bu mübarek ayetler Kur'an'ın en son inen ve İslam'ın emir ve yasaklarını özlü biçimde ihtiva eden bu ayet ile sona ermiş ve bu son ayetin inişiyle vahiy kesilmiştir. Bu ayetler, kullara o korkunç günü hatırlatmaktadır. İbn Kesir şöyle der: Bu ayet, Kur'an-ı Kerim'in son nazil olan ayetidir. Hz. Peygamber (s.a.v.), bu ayet nazil olduktan sonra dokuz gün yaşamış, sonra ahirete göçmüştür.
Sayfa 321 - İz yayıncılık 2013 (kitap)
Alıntı
Var olmaq, yaşamaq, ölümə doğru getmək deməkdir. Ölüm mahnının son sözüdür. Biz, necə deyərlər, ölüm cəzasına məhkum olunmuş, ancaq hökmü nə vaxt və harada yerinə yetiriləcəyini bilməyən, yoldaşlarıq.