Baş düşüyor; fakat top yağmuru dinmiyor. Sekiz, dokuz yaşındaki bir korsan, bir kolu annesinin elinde, sürüklenip götürülürken, bir tane daha, tam göğsün üstüne vurabilmek için çırpınıyor.
En son Colomb kaldı: Elleri pantolon ceplerinde, üşümüş, büzülmüş, ihtiyarlamış; mendil sallıyor gibi; hayata.
Fakat birdenbire delicesine atılıyor kardan adamın üstüne, omuzluyor, bir daha omuzluyor, deviriyor ve çiğniyor.
***
Kar lâpa lâpa ve sessiz yağmaktadır; fakat artık kurşuni renk koyulaşmış, esmerleşmiştir. Meşhur hikâyeci kendini çaresiz hissetmektedir: Bir başka konu bulmalı: Yazdıklarına bir defa daha bakıyor; evet, evet; bir başka konu bulmak lazım.