Puan vermedi·303 syf.··
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Kitap ilk 100 sayfada aşırı hızlı akıyor ve okurken kitabın bir günde bitmesini istememiştim. Bu yüzden ara vereyim dedim. Sonra o ara uzadı ve son 200 sayfayı 1 ayda falan bitirdim. Ya ben okurken aşırı derece suç ve ceza havası aldım ama kitabın sonu tüm fikrimi değiştirdi. Sonlara doğru nereye bağlanacak diye bekliyordum ama hiç beklemediğim bi noktaya evrildi kitap. Son kısımlar artık acı çektiği ve işler sarpa sardığı için sarmamıştı baştaki ne olacak heyecanı benim için gidince okumak biraz zor oldu ve kitabı çok fazla arayla okuduğum için de etkiledi ama yine de sevdim ve yazarın diğer kitaplarını alıp okumayı aşırı istiyorum şuan. Ve karakterle ilgili şunları söylemek istiyorum son olarak. Ben olsam yapmazdım ya. 2. Kişi olmayı kabul etmesi ve tüm hayatını başka bir yazarın üzerine kurması çok korkunç bence. Ve buna inanması daha kötü. Tüm etik değerleri hiçe saydı cidden. Hayır o kadar iyiysen başta 1 2 kitap çıkar araya athenanın kitabı yazardın zaten. Tüm kariyerini athenanın mirası üzerine kurup ama ben editledim ama 2. Kitap da komple benim demek çok komik ya. Malsın.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Üzgünüm süreyya
8/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:29
Eylül – Mehmet Rauf | 8/10 Bu kitabı sevdim mi? Evet. Ama bazı şeylere de çok sinirlendim. Öncelikle Necip karakteri beni inanılmaz rahatsız etti. Arkadaşının evinden çıkmıyor, sürekli onların yanında, sonra da arkadaşının karısına âşık oluyor. Bir noktadan sonra insanın aklına tek bir soru geliyor: “Arkadaşımın karısına karşı böyle hissediyorsam neden hâlâ bu evdeyim?” Git kardeşim, uzaklaş. Necip’in sürekli aynı ortamda kalıp sonra da vicdan azabı çekmesini çok samimi bulmadım. Suat’a gelince… Başlarda kocasını seven bir kadın görüyoruz. Süreyya kötü bir adam değil, aksine iyi niyetli ve sevgi dolu biri. Bu yüzden Suat’ın Necip’e olan duygularının gelişimi bana tam geçmedi. Özellikle eldiven olayından sonra sanki Suat’ın kafasına “Bu adam bana âşık” düşüncesi yerleşiyor ve her şey o noktadan sonra büyüyor. Bu yüzden okuduğum şey büyük bir aşktan çok, fark edilen bir ilginin zamanla büyümesi gibi geldi. Bir diğer sinir olduğum konu da Süreyya’nın hiçbir şey anlamamasıydı. Kusura bakmayın ama insan eşinin ruh hâlindeki değişiklikleri, evdeki havayı, bakışmaları hiç mi fark etmez? Bu kısım bana oldukça zorlama geldi. Yazarın Süreyya’nın gözünden daha fazla şey göstermesini isterdim. Kitabın psikolojik yönü güçlüydü ama bana göre biraz fazla uzatılmıştı. Suat ve Necip’in iç sesleri bazı yerlerde susmak bilmedi. Aynı duyguları sayfalarca farklı cümlelerle okumak beni yordu. Bu yüzden Zehra’daki psikolojik etkiyi burada alamadım. Zehra beni daha çok sarsmıştı. Yine de kitabın atmosferi çok başarılıydı. Son sayfalara doğru gelen o hüzün ve çaresizlik hissi uzun süre aklımda kaldı. En çok da Süreyya’ya üzüldüm. Çünkü roman boyunca belki de en masum kişi oydu ve olan bitenden habersizdi. Kısacası Eylül benim için güzel ama kusursuz olmayan bir kitaptı. Etkiledi,
İnceleme
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·319 syf.··
2026 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:41
Derinden etkileyen bir kitap.. saat 03.09 arkada leyla the band çalıyor. “Gitme kaybedince daha çok seveceksin” diyor. Felix gitti, kaybetti ve daha çok sevdi.. Çocukluğunda sevgisiz büyüyen Felix, Henriette’e bir merhemmiş gibi bağlandı. Henriette’nin aşkı kutsaldı onun için. Kayıp bir ruhtu o.. Henriette ise acılara göğüs germiş, inançlı, sadık bir kadındı. İnandığı değerlere olan sadakati, Felix’i uzaktan sevmesine ve onu bir dostu, evladı gibi görmesine sebep oldu. Tek isteği Felix’in kendini geliştirmesi ve aralarındaki aşka sadık kalmasıydı. Felix eğitimi ve işleri için Paris’e döndüğünde oyunu bozdu. Ruhsal aşka tatmini ona yetmedi. Tensel hazların tatminine yenik düştü. Arabella ile tensel bir bağ kurdu. Bunları duyan Henriette kederinden hastalandı ve çok geçmeden bu acıya yenilerek öldü. O vakitten sonra Felix pişmanlığı ve aşkı en acı hali ile yaşadı ve bunun zehrinden kurtulamadı. Acı dediğimiz şey bazı insanları olgunlaştırırken, bazı insanları hatalarla dolu birine dönüştürüyor. Henriette acıyla harmanlanmış, kendi doğrularını en net hali ile benimsemiş güçlü bir kadınken, Felix acılarla kaybetmiş kendini. Kendine uzak olan, herkese uzak olur.. Acılar, bahane edilmediğinde saygı duyulası olur.
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma
...içinde konuşan Tanrı'yı söze getiren, sessizliktir.
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:25
Kendi atmosferini oluşturabilmiş şairler, başka bir bakış geliştirebilenler değil de, bakışını koruyabilenlerdir belki de... Çünkü her ruhun olağanüstü bir başkalığı var... Bunu biraz kendi ruhuna şahitlik etmiş herkesin onaylayacağını zannediyorum. Şiirin tasarlanabilir bir edebi tür olmadığını, onda teselliden çok mecburiyet olduğunu, sıkıntının ve taşmanın varabildiği bir kanal olduğunu, zihnin doğal akışından kopamayacağını Necatigil şiirinde görebilirsiniz. Bu doğal bakışın saflığında, insanın ruhuna giden müthiş patikalar keşfetmiş... Özellikle bu eserde, kişisel ızdırabı, sosyal bağlama öyle ustalıkla yerleştirmiş ki, bir müddet o evlerde yaşadığınıza, o kederi ve sevinci, maddi kaygıları birlikte taşıdığınıza inanabilirsiniz. O dönemin, bu günlerle benzerlikler göstermesi de üzerinde durulmaya değer konulardan biri. Uçlarda yaşamlar... Çok zengin ve çok fakir... Ama aslında zenginlik maddi güçten ibaret midir? Bilgelik bilgiyle ne kadar ilgiliyse :) "Büyük şair bize kendi zenginliğimizi hissettirir..." diyordu Emerson. Okura bir süreliğine kişisel varlığını unutturan, sadece duyguya dahil eden, o derinliğin içine usulca bırakan, hayretiyle başbaşa bırakan bir eylemdir şiir. Necatigil'de zamanının ötesine geçebilmiş üstadlardan biridir. Ve -bütün nüanslarıyla- Walt Whitman şiirine ne çok benzediğini farkettim, hattâ dönüp Whitman'ın dizelerini şaşkınlıkla okudum :) Esere özgü bir cümle seçilecek olsaydı bu; “Susanlara hiçbir şey sormayınız." cümlesi olurdu. Necatigil'in bu cümleyle olan bağını, kızı Ayşe Sarısayın şöyle anlatıyor; -Sıcaktan bunaldığımız yaz geceleri biraz olsun serinleyebilmek için deniz kenarındaki çay bahçesine veya yazlık sinemaya giderdik. Bazı filmlerde ağlayışlarını anımsıyorum babamın, ya da komik filme kendini kaptırıp çocuklaşarak
Şiir
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,625 okunma
İnsan kendisini neden ve nasıl kandırır?
9/10
·464 syf.··
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:56
Ben böyle kitaplara bayılıyorum arkadaş ayrı bir evreni loreu arkaplanı olan kitaplar bunlar.Yüzyıllık yalnızlık hastalıklı bir ailenin 6 nesil hikayesini anlatır buendia ailesinde sık görülen akraba evliliği en sonunda bu ailedeki kişilerin ruhsal olarak hastalıklı ve psikolojik olarak sıkıntılı tipler olmasına sebep olur buendia ailesindeki kişiler ne sever ne de sevilebilirler.Yüzyıllık dönem de de karakterler neredeyse ırsi olarak birbirlerine aktarılır ki yazar buna çoğu yerde dikkat cekiyor örnegin aureliona ve arcadio isimlerine sahip kişilerin karakterleri farklı olmaktadır bu döngüsel olaraktan da birbirini takip eder ve bazı olaylar ise önceki gelisenin tekrarıdır günün sonunda(spoiler spoiler spoiler) 0 dan başlayan macondo ise tekrar 0 a döner bütün olaylar kendisini 2 kez tekrar etmiştir kitapta fazlasıyla cinsel ögeler olduğu için sevmeyen okumayan kişilere de açıkçası saygı gösteriyorum şimdi ben fazla uzun bir inceleme yazısı da yapmak istemiyorum açıkçası peki ne olsaydı kitap farklı bir sonla bitebilirdi 1-benim en büyük teorim gerinoldo marquezin ki kendisi albay eğitimli ve alaylı bir asker amaranta ile evlenmesi;eğer böyle olsaydı ailedeki eksik olan ve aureliano buendianın aptal gibi göstermekten çekindiği otorite figürü sağlanmış olacak onlardan doğacak çocuklar bir nebze daha sağlıklı olacak ve bu gerizekalı buendiaları güdeceklerdi 2-arcadioya sevgi gösterilseydi küçük hitler olup çıkmazdı ursulanın çıkıp arcadionun oğlu jose arcadioyu adam etmeye çalışması zaten fiyaskoyla sonuçlandı ve geç bir hamleydi 3-aureliona segundo fernandayı boşayıp evden kovmalıydı gidip petra cotesi eve hatun yapmalıydı çünkü fernanda dini ve batıl inançları yüzünden önünü göremeyen bir salak ve ayrıca santa solfi de le piedadı çok baskıladı ki kendisini kaynanası
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
8/10
·188 syf.··
2026 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:34
Bu kitap beni en çok, bir insanın hayatının başkalarının kararlarıyla nasıl değişebileceğini düşündürmesiyle etkiledi. Esme’nin hikâyesi zaman zaman üzücü ve hatta öfkelendiriciydi. Özellikle farklı olduğu için dışlanması ve yıllarca susturulması insanı derinden etkiliyor. Genel olarak duygusal, düşündürücü ve etkileyici bir romandı. Bitirdikten sonra uzun süre Esme’nin yaşadıklarını düşündüm.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20243,018 okunma