Hayatımda ilk kez kendi isteğimle evleneceğim. Dünya evine itilip kakılmadan, sıram geldiği için değil de rızamla girecek olmaktan son derece mutluyum. Yıllardır oradan oraya koyduğum bir saksı çiçeği heh burada, yerini sevmiş gibi sonunda.
... ruhum herkese kapalı kalırdı. Büyük bir vefa ve şefkate ihtiyacım vardı da bunu kimsede bulamadığım için mi böyle yapardım? Bunu da anlayamadım. Muhakkak olan şu ki çocukluğumu, gençliğimi çaresiz bir ruh yalnızlığı içinde geçirdim. Daima değişen insan kalabalıkları içinde -çölde kaybolmuş avare bir yolcu gibi- yalnız yaşadım. Öyle zannediyorum ki yalnız yaşadığım gibi yalnız öleceğim. En sevdiklerim bile beni anlamayacak.