2/ Nil Dicle'yle toplanmaz, oğul babası ile Matematik izin verse hayat izin vermiyor Ne oldu bu kaptana tayfa kadar hükmü yok Deniz dedim gözyaşıyla geliyor Kartalın gövdesine serçe kanadı takmak Hesaptan anlamayan hayatm buluşuydu Gövde çürüdü baba, reçine sızmıyor artık Acıkmış bir uçurum ben düşünce doydu mu?
Şiir
“Düşman size bal verse bile bilin ki içinde zehir vardır.”
Sayfa 79
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanların yüzde doksan dokuzu gaflettedir
Eğer bir kişi: Mademki biz kendimiz fiili işleyen değiliz, o halde o amelden, o işten doğan sevabı biz nasıl umut ederiz? Hiç kuşku yoktur ki, bize verilen sevap, şu işlediğimiz işlerden ötürüdür. Bu da kendi irade ve isteğimizle, kendi seçmemizle olmuştur! dese ona şu karşılığı veririz: — Gerçekten sen Hak Teâlâ’nın kudretinin yolusun. Sen hiç bir şey değilsin. Nitekim Allahü Teâlâ şöyle buyurur: “Sen o işi işlemedin, belki Allahü Teâlâ işledi.” (Enfal Sûresi: 17) Lâkin Cenab-ı Hak hareketi, ilimden, kudretten ve iradeden sonra yarattı, ama sen öyle sanırsın ki, senden dolayı doğan hareketi sen yarattın! Bunun sırrı çok incedir. Sen bunu idrâk edemezsin, anlayamazsın.Ama şimdiki halde sen kendini anlayışın yolunda müsamaha edilmiş tut. Şöyle farzet ki, amel senin kudretin ve ilminle mümkün değildir. Amelin anahtarı bu üçüdür. Üçü de Hak Teâlâ’nın armağanı, hediyesidir. Diyelim ki, sapasağlam bir hazine olsa, onun içinde birçok nîmet bulunsa, sen o zenginliği elde etmekten âciz olsan, o hâzineyi açmaya anahtarın olmasa, ama hazinedar sana onun anahtarını verse, oradan elini uzatıp ne dilersen alsan, bu ihsana mâlik olmayı haznedara mı yorarsın, yoksa elini uzatıp aldığına mı? Şunu bilirsin ki, anahtar vermenin yanında el uzatmanın o kadar kadri ve kıymeti yoktur. Belki kudret, sana anahtarı verendedir. Çünkü nîmet senin eline o anahtarla geçmiştir. Demek ki, senin kudretine sebep olan şeyler de ki bunlar amellerin vekilidir. Hak Teâlâ’nın vergisi, hediyesidir. Şaşılacak şey, Hak Teâlâ’nın fazlındadır. Çünkü sana tâat, ibâdet hâzinesinin anahtarını vermiştir. O kilidi açma yolunu bütün fâsıklara yasakladı. Ve günahkârlık anahtarını onlara verdi. İbâdet hâzinesinin kapısını onların üzerine bağladı. Onlardan bir cinayet ortaya konulmakla değil, kendi adaleti bunu böyle
Din
Son Çöl Okumaları 1. The Pilger Man-Russell Hoban 2. Şizofren Bir Kızın Güncesi-Anna Sechehaye 3. Haydi-Dağlarca 4. Rainbow-D.H. Lawrence 5. Krizantem ve Kılıç-Ruth Benedict 6. Bir Hırsızın İtirafları-Woody Allen 7. Wim Wenders-Uwe Künzel 8. Contemporary English Verse
Sayfa 61
Alıntı
Fatiha 1.Bölüm
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Kovulmuş, taşlanmış şeytandan rahman ve rahim olan Allah’a sığınırız. Daha önce rabbimizi isimlerinden tanıyalım, sevilmeye neden layık olduğunu bilelim ve onu, onun muamelesini sevelim diye sohbetlerimizi yapmıştık. Şimdi de hep beraber Fatiha Suresi’ni Kur’an’ın özü olarak nasıl anlayabileceğimizi, Fatiha’yı anlamasak olur mu, Fatiha’nın bize ne kazandıracağını, Fatiha’nın kulluğumuzdaki yerinin ne olduğunu öğrenmeye, anlamaya çalışacağız inşallah. Biri; “bismillahirrahmanirrahim” dediğinde; “benim rabbim rahman ve rahimdir, bana karşı merhamet sahibidir. Bana yaptığı muameleler rahmetinin eseridir, rahmetinin sonucudur. Beni yaratan, seven, rahmetiyle bana muamele eden odur. Allah bana nasıl bir muamelede bulunursa bulunsun, onun muamelesi güzeldir, ben onun muamelesini beğeniyor, kabul ediyorum; çünkü o benim rabbimdir” demiş olur. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn:(Fatiha /1) “Hamd, övme ve övülme âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” Bu ayeti namazda Allah’a söyler, dua olarak okuruz. Namazda bu ayeti okuduğumuzda; “ya rabbi! Hamd, övme ve övülme senin içindir, sana layıktır. Övgüye layık olan sensin, ben de seni övüyorum ya rabbi! Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, ben seni överim; çünkü senin her işin övgüye layıktır. Bütün kâinatta ve varlıkta her ne varsa hepsini kâmil olarak, eksiksiz ve noksansız olarak yaratmışsın, bana da kâmil insan olayım diye dünya sahnesinde bir hayat tanımışsın. Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, senin o muamelen hamda, övülmeye layıktır; yani güzeldir, benim kazanabilmem için en
Sayfa 155·Kitabı okuyor
Gölde süzüle süzüle ilerleyen bir kayığa hayran hayran bakan adamın kayığa bindikten sonra hissettiklerinin aynısını hissediyordu her adımında. Sallanmadan oturmanın yanı sıra, bir an bile nereye gittiğini, altında su olduğunu unutmaması gerektiğini ve dışarıdan bakınca kolay görünen ama başlayınca mutluluk verse de hayli zor olduğu anlaşılan ve alışık olmayan kolları ağrıtan kürekleri çekmek zorunda olduğunu görüyordu.
Sayfa 65 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı