KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR... Dostlarımızla sanal ortamda kurduğumuz dost meclislerimizde gündeme getirmiş/sormuştum ara ara. Onlar, bu ve buna benzer bazı konulardaki tereddütlerimi, arafta olma psikolojilerimi iyi bilirler. Hatta zaman zaman kafalarını iyice karıştırmışlığım da olmuştur benzer bazı sorularla. Şimdi umuma açmak ve biraz daha net, berrak, kolay anlaşılır şekilde sormak istiyorum. Umuyorum bu sefer bir noktada buluşacağız. Görüşlerinizi çok önemsiyorum. Şimdi; Kuran'da yazmayandan sorumlu değiliz, peygamberin açıklaması, detaylandırması hükmün detayında belirleyici olması -dinde şari olması- olmaz diyen ve bunu şiddetle savunan cenaha bir sorum olacak. Bir adamın 100.000 (yüzbin) TL ihtiyaç fazlası parası var. Zekat vermesi lazım/vermek istiyor. Genel kabule göre en az 1/40 vermesi durumunda 2500 (ikibinbeşyüz) TL vermesi gerekli, bunun farz olduğu belirtiliyor. Şimdi bu adam 2500 değilde 700 TL verse; 1)Zekat farziyetini yerine getirmiş olur mu? Mesuliyeti kalkar mı? 2) Eğer farz kabul edilebilecek bağlayıcı bir limit (alt sınır) yok ise bu kişi miktarı daha da aşağılara çekebilir mi? NOT: Bu konudaki kafa karışıklığımı daha sonradan çözdüm ve bu yazıya da atıf yaparak bir makale yazdım. Bknz. Dini Hurafesiz Yaşamak kitabım Sayfa:48 / Fıkıhtaki Zekat Oranlarının Farziyeti/Bağlayıcılığı METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: 56
Nilgün Marmara'nın Defterler kitabında geçen kitaplar: John Berger'ın G romanı (çüktüf [fiktif ile kurulmuş hoş bir sözüm] bir roman!) Elsa Morante'nin Endülüs şalı Öyküleri, bir enfantilenin öykü kurmaca oyunları. BFS yayınları Çeviri Dergisi ve Dün ve Bugün Felsefe: "[Çeviri] kitaplar çok önemli yazılar var - Rilke, Bachmann şiirleri, G. Deleuze'ün "Göçebe Düşünce" yazısı, Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'1. Cüce Nedim Gürsel'in cüce bulup buluşturmaları "Yerel Kültürlerden Evrensel'e"ymiş... Jean Anouilh'in çoktan çöpe atılması gereken oyunu Becket. ve iyi ki yanımda getirdiğim Rimbaud, Char, Celan, Rilke, Kafka su serpiyor. Iris Murdoch'ın The Sacred and Profane Love Machine adlı bir romanı. Bu okuduğum en yalınkat ve matrak İrisanım romanı. Rosalind Coward-John Ellis'in Dil ve Maddecilik'i. Çok yoğun ve gerekli bir özet. Freud'un Totem ve Tabu'su. Canım Viyana'lı öyle !alçak!gönüllü ve açık ki... Daha çok yüzyıllar diller düşünceler müzesinde rafı duracak. Freud Bedrettin Cömert'in "Croce'nin Estetiği" şu sıra okuduğum, kuşkuyla izliyorum nereye bağlanacak bilmiyorum sonunda, sağlam bir kazığa mı yoksa kırılgan bir dala mı? Bir de senin kayranla bana ulaşan dergiler göreceli ayakta tutuyor ve bu arada oyun savsaklanıyor, sarsaklaşıyor, zaten TEKTÜK perdeli bir parodi aslında. Öykü durdu, bazen şiir -bazen Poème en Prose'umsu fragmanlar- böyle işte, Emelciğim teğelleniyoruz. S.166 Çöl bitiştirildiğinden bu yana zehir zıkkım okuma, pis alışkanlık, uyuşturucu yatırımı: G-John Berger (hıyarının) çüktüf romanı. Heyecanlı sürükleyici!! Endülüs şalı - Elsa Morante enfantile'nin (superlative'leri çok iyi kullanan, 8 yaşında ölen kuzen Veranzio hariç) çocuksu öykü kurmaca oyunları. Bok bile daha kolay yenir yutulur. Neyse ki Çeviri Dergisi (BFS, kitap 1, 985), Dün ve Bugün Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
MÜSLÜMANIN "ATEİSTİ" OLUR AMA "AGNOSTİĞİ"...
İslâm'ın mürtedler hakkındaki sertliği bazılarına ziyâde geliyor. Ve üzerine ziyâde tartışmalar yaşanıyor. Bence bu tartışmalarda ıskalanan şeylerden birisi, Bediüzzaman Hazretlerinin de işaret ettiği, "kabul-i adem" ile "adem-i kabul" farkıdır. Kendisi bir yerde bunu şöyle beyan ediyor: "Hem kabul etmemek başkadır, inkâr etmek başkadır. Adem-i kabul bir lâkaytlıktır, bir göz kapamaktır ve câhilâne bir hükümsüzlüktür. Bu surette, çok muhal şeyler onun içinde gizlenebilir. Onun aklı onlarla uğraşmaz. Amma inkâr ise, o adem-i kabul değil, belki o kabul-ü ademdir, bir hükümdür. Onun aklı hareket etmeye mecburdur." Yâni, adem-i kabul, "kabul yokluğu"dur ki ilgisizlik ile de olur. Fakat, kabul-i adem, "yokluğun kabulü" ilgisizlikle mümkün olmaz. Yokluğu kabullenen ilgilendiği şeyde "yokluk" hükmüne varmış demektir. Bu da karşı iddia sayılır. Karşı iddia karşı bir dâvadır. Karşı dâva da anarşidir. Bu yüzden Müslüman gibi Müslümandan agnostik çıkmaz-çıkamaz. Zîra, Müslümanlığı, o meselelerin zaten dünyasında varolmasını sağlamıştır. Mü'minler içinden "Ben agnostiğim!" diyenler, ya evvellerinde Müslüman değildirler; yâni isimleri/nesilleri Müslüman olsa da aslında dinî bir bilgiye hiç sahip olmamışlardır; veyahut da ateist olduklarını söylemek güç geldiği için agnostiklik tabiriyle onu yumuşatmaya gayret ediyorlardır. Evet, yine mürşidimin dediği gibi, "Onun aklı hareket etmeye mecburdur." Yâni, münkir, iddialarının zeminini içinde/dışında kurmak mecburiyetindedir. Eğer itikadının tartışmasına girmek istemiyorsa, yâni ateizmi iddia olarak ispatlamak güçlüğü nefsini zorluyorsa, "Ben agnostiğim!" der. Böylece ne deve ne kuş bir yaşamın mümkün olduğunu sanır. __Ancak İslâm müntesipleri konusunda uyanıktır. Bir Hristiyan'ın/Yahudi'nin ateist olmasıyla bir
Tefekkürât
#𝙇𝙊𝙆𝙈𝘼𝙉_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 👥 Ey insanlar! Rabbinize gönülden saygı duyup O’na karşı gelmekten sakının! Öyle bir günden korkun ki, ne babanın evlâdına o gün en küçük bir faydası dokunabilir, ne de evlâdın babasına. Allah’ın va‘di elbette gerçektir. O halde sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve çok hilekâr şeytan sizi Allah’ın rahmeti ve affı ile kandırmasın! 33 #Tefsir: 📖 📖 Kur’an bu âyetiyle, önceki âyetlerde ulûhiyet ve rubûbiyetini ispat eden delilleri serdettikten sonra, mü’miniyle kâfiriyle, sabredeni ve şükredeniyle, gaddâr ve nankörüyle tüm insanlığı Allah’tan korkmaya, O’nu birlemeye, O’nun emir ve yasaklarına saygılı ve itaatkâr olmaya davet etmektedir. Çünkü insanlığı öyle bir kıyâmet günü beklemektedir ki, gerçekten o, pek dehşetli ve korkunç bir gündür. O gün mutlaka vuku bulacak ve o günde hiç kimsenin bir diğerine faydası olmayacaktır. Burada birbirine faydası en çok umulan “baba ve evlat” misal verilip, bunların bile birbirine zerre kadar fayda sağlamayacağı haber verilmek suretiyle, bunun dışındaki insanların birbirine yardım etmelerinin imkânsızlığı bildirilir. Hatta fayda vermek bir tarafa zarar verme veya zarar görme ihtimali daha yüksektir. Nitekim âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur: “Öyle bir günden sakının ki, o gün kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden bir şefaat kabul edilmez, kimseden bir kurtuluş bedeli alınmaz ve hiç kimseye yardım da edilmez.” (Bakara 2/48) “Öyle ki, o günün dehşetinden dost dostun hâlini sormaz. Oysa onlar birbirlerine de gösterilirler. Fakat inkârcı suçlu ister ki, mümkün olsa da o günün azabından kurtulmak için fidye olarak verse oğullarını! Eşini, kardeşini! Kendisine kol kanat geren bütün sülâlesini! Yeryüzünde kim varsa hepsini! Bunları verse de, sonra kurtarsa kendisini!” (Meâric 70/10-14) “O gün insan
Mayıs Okuduklarım ve Haziran Hedefim ˙⋆✮⋆˚
Bir iki aydır hiç gerçekçi tbrlar yapmıyorum ama Haziran için gerçekçi olmaya çalışacağım 😚 • Mayıs Ayında Okuduklarım • Öncelikle mayıs benim için verimli bir aydı, ne zamandır okumak istediğim ince klasiklerimin neredeyse hepsini okudumm. Serçeler Ağladığında 8/10 iyiydi Siren 8/10 bunu tekrar okudum iyiydi yine ama Siren 2 9/10 bunu da tekrar okudum seriyi bitirebilmek için ve bu serinin en iyisiydi ya Siren 3 6/10 ve bu ay da siren bitti çok şükür Asturya'da İsyan 7/10 güzel ama biraz da boş bir tiyatroydu Yeraltından Notlar 10/10 başka bir iletide de söylediğim gibi ben bu tür kitaplara bayılıyoruumm Feniçka 9/10 açıkçası bu kitap da boştu yani sanki yazar istediği mesajı pek verememiş gibi geldi ama okunması çok kolaydı Tokyo Gul 1. Cilt çizimleri bana aşırı basit geldi ama konusu çok iyi Tokyo Gul 2. Cilt devam eder miyim pek bilmiyorum açıkçası Macbeth 9/10 bu ayın ikinci tiyatrosu olmuş iyiydi vallahi Gecelerim 9/10 çok iyiydi ya anı kitabı ve inceliğine rağmen etkiledi Kızıl 7/10 yani zweig yine 18 yaşındaki karakteri 13 yaşındaki kıza aşık ederek falso verse de iyiydi Ses 10/10 o kadar iyiydi ki normalde sabahattin ali pek sevmem ama bu öyküler şahaneydi (bu adamın kötü son aşkı beni güldürüyor ya) Sessiz Hasta 8/10 yani iyiydi sonunu da tahmin etmiyordum ama mükemmel etkilemedi Sarı Duvar Kağıdı 9/10 üç dört tane korku hikayesi vardı yani iyiydi ama bir klasik ne kadar korkutabilirse o kadar korkuttu
kitaplarla 5-4-3-2-1 akımı
۶ৎ Ophelia ’dan gördüm🥹 En Sevdiğim 5 KitapSatrançKalpsizCadının YüreğiZalim PrensHainin Mührü 1 Okuma Listemde Olan 4 KitapMuhaliflerYılan ve Gecenin KanatlarıLocke Lamora'nın YalanlarıGölge ve Kemik (Grisha Verse evreni, gvk okudum🫂) Önermekten Vazgeçmeyeceğim 3 KitapHainin Mührü 1KalpsizSatranç Son Zamanlarda Okuyup Tam Puan Verdiğim 2 KitapHainin Mührü 3Finale Şu Anda Okuduğum Kitap
1000Kitap