Herkese merhaba.
Bu ay o kadar verimsiz geçti ki anca ayın ikinci kitabını okuyabildim.
Şimdi sıra Cehennem Kulübü ajanlarından Beauchamp Vikontu Sebastian'da. Beau'da diğerleri gibi kendisini ülkesine ve kralına adamış onurlu bir beyefendidir. Virgil'in öldürülmesinden sonra (merak ettiğim karakterlerdendi. Birazcık da spoiler oldu galiba) Tarikat'ın başına geçmiş durumda. Beau, Tarikat'ı korumak amacıyla burnunu her işe sokan Bayan Carissa Portland ile evlenir.
Aslında Carissa dedikoducu biri değildir. Bir "bilgi kadını"dır. Gözlemleri sonucu tek yapmak istediği, çapkın Beauchamp'ı öfkeli bir kocadan korumaktır. Aklı her ne kadar Beau'nun kötü şöhertinden dolayı uzak durmasını söylese de kalbi ve bedeni tam tersini söylemektedir. Carissa, Beau'yu korumaya çalışayım derken kendisi önce Tarikat'ın ortasında sonra Beau'nun eşi olarak bulur. Bu da yetmezmiş gibi kocasını korumak amacıyla yaptığı araştırmalar sonucu çıkardığı sırların içinde bulur.
Carissa ile ilk Şeytan Diyor ki'de karşılaşmıştık. Daphe'nin en yakın arkadaşıydı. O zaman ilgimi çeken bir karakter olmuştu. Onun hakkında hayal kırıklığına uğramamak çok hoşuma gitti.
Kitabın ilk yarısı daha çok romantizm içeriyordu. Ajanlarla, Tarikat ile ilgili sorunlara yavaş yavaş giriş yapılmış. Kayıp ajanlar Nick ve Trevor hakkında bir şeyler öğreniyoruz. İkinci yarısında daha çok Tarikat ile ilgiliydi. Tarikat ve ajanlar tehlike altında.
Benim için eğlenceli, keyifli bir okuma oldu. Carissa çok eğlenceliydi. En sevdiğim karakterlerden oldu. İkilinin uyumunu da sevdim..
Çok fazla söyleyecek bir şey yok aslında . My Scandalous Viscount, historical romanslarda sevdiğim her şeye sahipti. Heyecan, entrika, romantizm, tutku, mizah ve en önemlisi hayatları, aşkları için yaptıkları ve zaferleri beni tamamen içine çeken ve