Edebiyat, hakikatlerın hayalle süslenmesidir.
Puan vermedi·308 syf.··
2026 10. kitabı
Bu kitap militarist, askeri değerler ve aşk gibi geçici heveslerin eleştirisini okurlara yaptığı ve geçmişte yaşanan zamansız bir aşktan bahsedilerek ruhun aşkla mı askerlikle mi tanımlanması gerektiğini düşündürüyor.Kitap içerisinde askerliğin bir meslekten ziyade bi bir ruh olduğunu kavrıyor. Askeri değerleri sentezleyerek kendi kimliğini buluyor. Krallık ve cumhuriyetçilik eleştirisi yer alıyor. Askeri değerleri, aşkta aradığı rasyonelden ruhaiyatçılığa doğru sürüp giden ve ”Geri Gelen Mektup” şiirinden hakikatin kurgulanıp edebiyatla süslenmesidir bence bu roman. Şiirden bazı dizeler: Ruhun mu ateş, yoksa, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse; Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
7/10
·192 syf.··
2026 56. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:07
Heyyy Edgar'ın batıl inançlı müritleri toplaşın bu kitaptaki batıl inançlardan kaçı sizde var acaba içeriği bırakıyorum: At nalı şansı Yerde para bulma şansı Merdiven altından geçmeme Tuz dökme Kem göz Ay ışığı etkisi Ayna kırılması şanssızlığı Çözülmüş ayakkabı Girdiğin kapıdan çıkma Kara kedi 13 İçine para koymadan cüzdan hediye edilmez Köprüde vedalaşmak Baykuş Kaynayan sütün taşması Merdivende birini geçme Mezar üstüne basma Mexardaki çiçekleri alma Yılbaşında makas kullanmama Bıçak ya da makas hediye etmemek Avuç kaşınması Yanan mum=kötü ruh Yanak kızarınca biri dedikodunu yapıyor Aniden ürperme=mezarının çiğnenmesi Bozuk saat çalışması/köpek uluması=ölüm Sığır kemiği yakmak=uğursuzluk Yarasa saçına girerse=şeytani posession
Kara Kediler Kem Gözler Modası Geçmiş Batıl İnançlar KitabıChloe Rhodes · Doğan Kitap · 201540 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Feride Çiçekoğlu - Uçurtmayı Vurmasınlar
Puan vermedi·104 syf.··
2026 18. kitabı
Eser, tam olarak Dostoyevski'nin Beyaz Geceleri gibi Barış isimli bir çocuğun İnci isimli kendi gibi cezaevinde büyümüş bir arkadaşına yazdığı tek taraflı mektuplar şeklinde kurgulanmıştır. Tek seferde biten okuması kolay bir eserdi. Barış başta mektuplarını arkadaşına bir türlü ulaştıramamakta, cevap alamamaktadır ancak sonradan tek tük karşılık almaya başlar ancak hapishane yönetimi mektupları okumakta ve düzgün yazılsın diye insanları uyarmaktadır. Bu insanlar genellikle düşünce suçlularıdır ve solculardır. Bazı suçlulardan bahsederken "Onun suçu halkını sevmekmiş, bu yüzden cezaevine atmışlar, ben halkımı sevmeyeceğim.", "Onun suçu kitap okumakmış, ben kitap okumayacım." diyerek eser içerisinde mesajlar verir. Mektupları sansüre uğramasın diye yetişkin bir mahkuma ironik bir şekilde hükümet ağzıyla şifreli mektuplar da yazdığı olur. Zaten Barış'ın mektupları neredeyse tamamen cevapsız kalmaktadır çünkü çocuk aklıyla tabiri caizse "zülfiyare dokunmaktadır". Tvde Af çıkacak haberi görürler ve bir şenlik havası hakim olur ancak palavra çıkar ve insanların bütün tadı kaçar. İnsanlar ekip başı denen koğuş ağasını oylarıyla kendi seçmektedir ancak cezaevi müdürü emrivaki şekilde Sümbül diye bir kadını seçer. Eski sorumlu Zeynep hakkaniyetli bir kadındır ancak Sümbül hoyrat ve adaletsiz biridir. Mahkumlar onu döverler ancak karşılığında kendileri de idareden sağlam bir dayak yerler. Olaydan sonra Sümbül gemi daha da azıya alır. Esere adını veren olaylardan birinde annesi hastaneye gittiği için hayatında ikinci defa dışarı çıkan Barış bir uçurtma görür ve başında bekleyen askerlere "Uçurtma hapishanenin göğünden kaçmış ancak onu vurmayın." der. Hapishane üzerinde yine bir uçurtma uçurulur, kadın mahkumlar bunu izler ancak yönetim buna bile izin vermez. Gülünç bir
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,3bin okunma
BU KİTABI SAKİNLEŞTİRİCİ ALMADAN OKUMAYIN!!!
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 10:11
Bir insanın hayatını mahveden gerçekten kötü insanlar mıdır, yoksa o kötülüğü gelenek, terbiye, kader ve namus adı altında normalleştiren toplum mu? Peki, çoğu zaman kadınları her anlamda ezen erkekler midir yoksa erkeklerin kurduğu düzeni sorgulamadan kabul edip bu düzeni onlardan daha çok uygulayan kadınlar mı? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım! Orhan Kemal ’in El Kızı kitabını bitirdim. Kitabı bitirdikten sonra oturup uzun uzun ne hissettiğimi düşündüm. Çünkü ortada garip bir durum vardı. Bir yandan kitabı sevmiştim, bir yandan da içimde eksik kalan bir şeyler vardı… Sanırım bunun en büyük sebebi beklenti. Bazen bir kitabı okumadan önce o kadar çok övgü duyuyoruz ki daha ilk sayfayı açmadan zihnimizde kusursuz bir eser oluşturuyoruz. El Kızı da benim için biraz böyle oldu. O kadar çok övülüyordu ki kitabı elime aldığımda beni derinden sarsacak, uzun süre etkisinden çıkamayacağım, ağlatacak bir hikâye bekliyordum. Çünkü beni tanıyanlar bilir; kadının toplumdaki yeri, uğradığı haksızlıklar, aile baskısı, görmezden gelinen acılar gibi konular beni fazlasıyla etkiler normalde. Çoğu zaman böyle kitapları okurken karakterlerle birlikte üzülür, ağlar ve günlerce etkisinden çıkamam. Ama El Kızı bende farklı bir duygu bıraktı. Üzmekten çok sinirlendirdi. Hem de öyle böyle değil… Bunun en büyük sebebi de hiç kuşkusuz Hacer Hanım’dı… Uzun zamandır bir roman karakterine bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyorum. ( Masumiyet Müzesi Kemal beni böyle çıldırtmıştı en son :)) ) Kadın her konuştuğunda tansiyonum yükseldi desem abartmış olmam. Ama sonra fark ettim ki beni asıl öfkelendiren şey Hacer Hanım’ın kendisi değildi. Çünkü Hacer Hanım sadece bir karakterdi neticede... Asıl öfkelendiğim şey, onun gerçek hayatta bu kadar çok karşılığının olmasıydı. Belki siz de
Edebiyat
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Gizli Pencere Gizli Bahçe
Puan vermedi·712 syf.··
2026 38. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:54
“John Shooter” adı aynı zamanda bir kelime oyunudur: “Shoot Her” (Onu vur/öldür). Shooter, Mort’un bastırdığı şiddet ve intikam isteğinin beden bulmuş hâlidir. Hikâye boyunca Mort, bununla mücadele etmeye çalışır ama sonunda zihinsel olarak parçalanır. Stephen King’in vermek istediği rahatsız edici mesaj şudur: İnsan bazen kendi içindeki karanlıktan kaçamaz. Mort’un asıl düşmanı kapısına gelen yabancı değil, kendi zihnidir. Kitabın sonundaki doğaüstü dokunuş ise “Acaba Shooter gerçekten yalnızca bir hayal miydi?” sorusunu açık bırakır. Temaları: * Kimlik ve kişilik bölünmesi * Suçluluk duygusu * Takıntı * Gerçeklik algısının bozulması * Yazarın zihni ve yaratıcılık süreci
Roman
Gece Yarısını Dört GeçeStephen King · Altın Kitaplar · 20191,375 okunma
Puan vermedi
"İstediğin kadar saksağan vur vurabilirsen, ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır." Tüm zamanların en sevilen hikâyelerinden biri olan, kırktan fazla dile çevrilen, Oscar ödüllü bir sinema filmi için temel oluşturan ve yirminci yüzyılın en iyi romanlardan biri seçilen Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek, Amerika'nın Ameri acımasız bir önyargı ile zehirlenmiş güneyinde geçen, sürükleyici, yürek burkan ve dikkat çekici bir büyüme hikâyesi. Büyüleyici güzellikler ve vahşi eşitsizlikler dünyasında haksız yere korkunç bir suçla suçlanan bir "zenci"yi savunmak için her şeyi riske atan bir adamın hikâyesi çocuk kahramanın gözünden anlatılıyor.
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,7bin okunma