İnsan ölen birinin gerçek sesini ne kadar çabuk unutuyordu, ya da bu insana son kez sarıldığında ne hissettiğini.
Sayfa 328·Kitabı okuyor
Birey tarihten münezzeh değildir:
Birey, onu fetişleştiren ideologların zannettiğinin aksine köksüz gövdesiz, öncesiz ve sonrasız biricik bir yaratık değildir. O, malzemesi içinden çıktığı tarihsel birikim ve toplumsal koşullar olan bir öznedir. Kendi döneminin manzarasının doruklarına tırmanarak yücelir ya da bataklıklarına gömülür. Hangi doruğa tırmanacağını seçmek, o güne dek tırmanılamaz zannedilmiş bir doruğa tırmanmayı denemek dağcının cesareti ve becerisiyle alakalıdır, fakat ortada tırmanacak bir doruk yoksa, en nitelikli dağcı dahi kendi dağını inşa edemez.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
'Mış' gibi niyet...
"Gerçekten istenmediği için içtenlikten yoksun olan ya da ezberlediği için içeriği üzerinde düşünülmeyen ve bu nedenle kendi başına ve kopuk kalan, boş bir sözün ötesine geçmeyen, dolayısıyla da bilgi,beceri ve sorumlulukla desteklenmeyen niyete mış gibi niyet diyebiliriz."
Alıntı
Feminizm ya da kadın kurtuluşundan söz etmek için henüz çok erken olsa da, Jön Türk döneminde kendi savaşını veren bir kadın örgütünün kuruluşuna tanık olundu.
Alıntı
21) Bast Bir diğer nüshada bast yerine sekr (sarhoşluk) denilir ki her ikisi aynı şeydir. Çünkü sevinmek, neşelenmek ve gönlün açılması hareketlenmeye ve rahatlamaya (inbisât) yol açar ve bu da kabzın zıddıdır. (...) Sûfîlerden biri şöyle demiştir: "Yaygıda (bisât) otur, fakat yayılma (inbisât)!" İbn Acîbe bir şiirinde şöyle der: Bast halinin bir adabı vardır uyman gereken Yoksa önce ayakların kayar, sonra kalbin peşinden Korku, tazim ve nimet karşısında heybet En önemlisi ise dili konuşmaktan menet Mürit bast haline ulaştığında, "suskunluk" halini düstur edinmeli, ağırbaşlılık ve vakarı hal edinmelidir. Böyle bir insan halvete girmeli, daha çok evinde durmalı, Allah'ı çok zikretmelidir. Üstat Ebû Meyden el-Gavs el-Hikem'inde şöyle der: "Allah bir kuluna hayır ve iyilik vermeyi murat ederse, onu zikrine alıştırır, kendine şükretmeyi nasip eder." Başka bir ifadesinde şöyle der: "Kim yaratıklarla ünsiyet ederse Hak'tan uzaklaşır, gaflete kapılarak şehvete düşer." Yaratıklarla ünsiyetin Hak'tan uzaklaşmanın ve vahşet halinin işareti olduğunu söyledik, çünkü insanlar seni ya itaat etmekten alıkoyar veya tamahkârlık ve günah kapılarını sana açar. Bu nedenle bast halinin adabını korumayan kişiyi bu durum tamahkârlık haline ulaştırır.
Sayfa 60
Din
Nasıl ki saksıda tohumlar ve fideler varsa zihninizde de erdem ve bilgi tohumları vardır, der Dante dostlarına. Burada zihin –özellikle de genç zihin– gerek zihinsel gerekse de ahlaki tohumların filizleneceği bir fidanlık, saksı ya da küçük bir tarh olarak hayal edilmiştir. O halde biz de zihinsel çiçeklenmenin bereketli olmasını dileyelim.
Sayfa 69