Karmakarışık kitabının devami
8/10
·382 syf.··
2026 56. kitabı
Sizce kitap bitince sonsuza kadar mutlu yaşadılar klişesi bir gerçek mi bir playboy eski hayatından vazgeçip sadece size tapabilir mi boyle bir klişe gerçekmi şimdi aradan iki yıl geciyor ve siz bu ilişkiyi bu kadar sene sürdürdünuz peki ya bundan sonra tek bir yalan bütün halinizi mahvedebilir mi okuyup görün bu sefer hikayeyi Kate azından dinleyin
Aşk
DarmadağınıkEmma Chase · Ephesus Yayınları · 2015549 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2019 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2019 00:00
Uzun zamandır @koridoryayinlari nın #psikolojikgerilim kitaplarını okumuyordum. Bu kitapla birlikte o heyecanı nasıl özlediğimi fark ettim. Bir kitapta kaç kere ters köşe yapılabilir? #linwoodbarclay bunu son sayfaya kadar yapmış neredeyse. kimi tutsam elimde kaldı desem yeridir. İhanetler, itiraflar, tehditler, yalan ifadeler, korkular ve müthiş bir beyin fırtınası. Hepsi kendi çapında dedektif maaşallah. Ben konuya giriş yapayım, gerisini siz getirirsiniz arzu ederseniz. Yan komşunuz tanınmış bir avukat. Eşi ve oğluyla birlikte evlerinde ölü bulunuyorlar. Sizin hayatınızı zehir eden kısım bundan sonra başlıyor. Çünkü komşunuzun evinin yakınındaki posta kutusu size ait. Belki de katil ya da katiller yanlışlıkla o eve gitmişlerdir ya da oğlunuz yanlışlıkla o evde olup görgü tanığı olmuştur. Belki sizin parmağınız vardır bu işte ya karınızın sırları şahsen ben polis dışında herkesten şüphelendim :) Kısacası benim için keyifli bir okumaydı, sanırım bir süre daha hızlı akan kitaplarla devam edeceğim... Keyifli okumalarınız daim olsun...
Issız EvLinwood Barclay · Koridor Yayıncılık · 2018381 okunma
Reklam
Altınla Dokunmuş -Elizabeth Helen
8/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 08:32
Eş bağı iki ruhun birleşmesidir. Her anın,her neşenin,her acının,her nefesin paylaşılmasıdır. Bu, aşkın nihai ifadesi,zaman ve mekanı aşan bir bağ,başka kimsenin anlayamayacağı bir bağlantıdır. Dört vahşi prens Bir garip kitap yurdu Periler, büyü ve tehlikeyle dolu bir dünya Briar'ın Canavarları serisinin ikinci kitabı Altınla Dokunmuş, Keldarion Rosalina' ı insanların dünyası olan Orca Koyu'na geri dönmesi için zorladığı için kitabın ilk başında dört ay geçiyor ve Rosalina Castletree'ye geri dönmek için çabaladığını okuyoruz. Bu sahnelerde Rosalina'ın çaresizliğini çok hissettim ve babasıyla arasının düzelmesine sevindim. Kel;Ezryn,Dayton ve Farron'a Rosalina'ın gidişi hakkında yalan söylüyor. Ve onlar da kardeşlerine inanıp Rosalina'ı aramiyorlar. Kitabın başlarında Lucas karakterinin sahnelerini okurken sinirimi bozdu. Rosalina sahibiymiş gibi davranması,geri nişanlanmak için onu zorlaması çok sinir bozucuydu. Rosalina bir şekilde Ezryn'e ulaşmayı başarıyor ve gerçekleri anlatıyor. Ezryn'in o an gerçekleri öğrendikten sonra Kel'e hesap sorduğu sahne çok iyiydi. Ve daha sonra beraber Rosalina'ı geri almaya gitmeleri çok tatlı bir sahneydi. Daha sonra da kitapta Rosalina'ın dört prens ile maceralarını okumaya devam ediyoruz. Öncelikle kitabın yan boyama tasarımını çok beğendim. Bu kitapta Farron karakterinin yaşadığı sorunlar ile ilgili çok güzel bir tasarım olmuş. Kitapta bazı yerlerde satır boşluklarında sorunlar vardı malesef. İlk kitaba göre daha kalın ama akıcı olduğu için hızlı okunuyor. Ters harem ve fantastik türü olarak benim hoşuma giden bir seri. Bu kitabı da keyifle okudum.Kitapta Kel karakterinin Rosalina'a söylediği kelimeler ve yaptığı davranışlar çok kırıcıydı.Dayton ve Farron kitapta favori çiftlerimden biri,çok güzel sahneleri vardı. Özellikle
1000Kitap
Altınla DokunmuşElizabeth Helen · Sonsuz Kitap · 202624 okunma
10/10
·110 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 06:12
Yabancı, elime aldığım an beni içine çeken ve ne ara bittiğini anlayamadığım kadar akıcı, bir o kadar da sarsıcı bir deneyimdi. Sayfalar su gibi aktı akmasına ama bazı cümleler vardı ki, orada durup dakikalardan beri aynı satıra baktığımı fark ettim. Kitap bitti, kapağını kapattım ancak Meursault hala zihnimin içinde bir yerlerde yürüyor. Camus, o kadar yalın ve süssüz bir dil kullanmış ki, ilk başta hikayenin derinliğini ıskalayacağınızı sanıyorsunuz. Fakat o sadeliğin altında devasa bir absürdizm (uyumsuzluk) felsefesi yatıyor. Başkahramanımız Meursault; annesinin ölümüne ağlamayan, toplumun ondan beklediği "rolü" oynamayı reddeden, dürüstlüğü yüzünden kelimenin tam anlamıyla "yabancılaşan" bir adam. Kitap boyunca beni en çok vuran şey, Meursault’nun işlediği cinayetten ziyade, toplumun onu "anormallik" ve "hissizlik" üzerinden yargılama biçimi oldu. Toplum, kurallarına uymayanı, onunla birlikte ağlamayanı ve yalan söylemeyeni acımasızca dışlıyor ve yok ediyor. Beni derinden sarsan ve üzerine uzun uzun düşündüren o his: "Herkes bilir ki hayat, yaşanmak zahmetine değmeyen bir şeydir." Meursault’nun bu teslimiyeti mi, yoksa hayata karşı o muazzam kayıtsızlığı mı beni daha çok etkiledi emin değilim. Ama bildiğim bir şey var; bu kitap insanın yüzüne sert bir tokat gibi çarpıyor. Kendi samimiyetimizi, toplumun maskelerini ve yaşamın anlamını sorgulatıyor. Edebiyatın neden bu kadar güçlü bir araç olduğunu bana yeniden hatırlatan, kısa ama ağırlığı çok uzun süre omuzlarımda kalacak muazzam bir başyapıt. Kesinlikle tekrar tekrar okunmalı.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
Bir de burdan bak !
9/10
·264 syf.·
2026 24. kitabı
Salman Akhtar’ın bu eseri, bana "Yalan söyleyen biri neyi gizliyor?" sorusundan ziyade, "Bu yalan, onun hangi kırılgan parçasını koruyor?" sorusunu sormayı hatırlatıyor. Aldatmak ve yalan söylemek, aslında kişinin kendi içsel bütünlüğünün ne kadar parçalı ve acı içinde olduğunun bir semptomudur. Kitap, bu yıkıcı davranışların altındaki narsistik yaralanmaları, erken dönem nesne ilişkilerindeki hayal kırıklıklarını ve "sahte kendilik" (false self) oluşumunu anlamak isteyen her ruh sağlığı profesyonelinin kütüphanesinde mutlaka bulunması gereken rehber niteliğinde. Bir kavrama bu kadar yakından bakmak ve ayrıntılandırmak zihin yapıma çok uygun olduğu için de son zamanlarda keyifle okuduğum nadir kitaplardan. Bu kitabı okumak yıllardır kitaplığımda bekleyen bir başka kavrama yakından bakan Yansıtmalı Özdeşim-Bir Kavramın Kaderi kitabını okuma cesareti uyandırdı. Umarım onu da bitirebilirim
Psikoloji
Yalan Söylemek ve AldatmakSalman Akhtar · Okuyan Us Yayınları · 202411 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2023 83. kitabı
‎Orhan Murat Bahtiyar’ın öykü evreni, hayatın dış çeperinde kalmış insanların iç seslerinden örülü bir ağdır. Etini Acıtmak, sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda modern insanın, "yaşamak" ile "sadece nefes alıp vermek" arasındaki o ince çizgide nasıl yalpaladığının bir güncesidir. Bahtiyar, kitabın kapağında bizi oldukça sert bir ontolojik gerçekle karşılar: “İnsanlar ikiye değil, üçe ayrılıyor bence: Yaşayanlar, yaşamayanlar ve bir de kendine ait bir yaşam kuramayanlar.” Bu tasnif, eserin ruhunu ele veren bir anahtar gibidir. ‎ ‎"Yaşayanlar", hayatın ritmine uyum sağlayan, düşüşlerini ve yükselişlerini sahiplenenlerdir; "yaşamayanlar" ise bir şekilde varoluşun dışına düşmüş, ruhsal bir çekilme yaşamış olanlardır. Ancak yazarın asıl odak noktası, bu iki uç arasında sıkışıp kalmış olan "üçüncü tip"tir. ‎​"Kendine ait bir yaşam kuramayanlar", başkalarının arzularının, toplumsal beklentilerin ya da kaçırılmış fırsatların gölgesinde ömür tüketenlerdir. Onlar için hayat, kendi elleriyle inşa ettikleri bir yapı değil, başkalarının kurduğu bir senaryoda oynadıkları zoraki bir rolden ibarettir. Bahtiyar, bu karakterlerin içsel boşluğunu tarif ederken, insanın kendine yabancılaşmasını bir sızı gibi işler. Bu tipoloji, öykü boyunca karakterlerin neden sürekli bir "eksiklik" hissiyle boğuştuğunu, neden ellerindekiyle yetinemediklerini ve neden kendi hikayelerinin yazarı olamadıklarını anlamamızı sağlayan bir pusula işlevi görür. Yaşamın içinde aktif birer özne olanlar ile hayatın akışında sadece savrulanlar arasındaki o görünmez uçuruma işaret eder. ‎ ‎Toplumsal ahlakın ve vicdani pusulanın zayıfladığı bir çağda, karakterlerin kendi içlerine çekilişlerini okuruz: “Kimsenin hakkına girmedim, hayatta yalan konuşmadım; bana o yeter. İnsanın vicdanı rahat edecek... Yoksa illaki
Edebiyat
Etini AcıtmakOrhan Murat Bahtiyar · Doğan Kitap · 2022255 okunma
Reklam
Reklam