Zaman yırtılıyor. Çocukluğun puslu toprakları nerede? Ya o karanlık uzaydaki eliptik güneşler nerede? Boşluğa düşmüş yol nerede? Mevsimler anlamlarını yitirdi. Yarın? Dün? Bu sözcüklerin anlamı ne? Yalnızca şimdiki zaman var. Bir bakıyorsunuz kar yağıyor. Bir bakıyorsunuz yağmur. Güneş açıyor, rüzgâr esiyor. Tüm bunlar şimdide. Bunlar olmadı, olmayacak. Şimdi var. Hep var. Hepsi birden var. Çünkü olaylar bende yaşıyor, zamanda değil. Ve bendeki her şey şimdiki zamanda.
Çoğu zaman ekran başına çakılı kaldığımız, bakışlarımızı ellerimizdeki dikdörtgen objelerden ayıramadığımız, bugün yaşadığımızı yarın unuttuğumuz günümüzün senkronize iletişiminden kopuk dünyasında, LÜTFEN DURUP BIR NEFES ALIN!
Amerikalı bir erkek otomobilinden başka bir şeye vurgun değildir gerçekte: İlk sırada karısı, çocuğu, ülkesi, hatta bankadaki parası (aslında bankadaki parasını hiç de yabancı ülkelerdeki insanların sandıkları kadar sevmez, çünkü o paranın bir kısmını ya da hepsini neredeyse gelişigüzel herhangi bir şey almak için harcayacaktır, yeter ki alacağı şey yeterince değersiz olsun) değil de, arabası gelir. Çünkü otomobil bizim ulusal seks simgemiz haline gelmiş durumda. Başkalarının görmesi güç yerlere gitmedikçe hiçbir şeyin tadını çıkaramıyoruz biz aslında. Oysa bütün geçmiş deneyimlerimiz, yetişmemiz, eğitimimiz gizliliği, saman altından su yürütmeyi yasaklamakta. Dolayısıyla bugün karımızı boşayabilmek için, sevgilimizin üzerinden metreslik ayıbını, yarın yeni karımızı boşayabilmek için yeni sevgilimizin metreslik ayıbını üzerinden kaldırmak zorunda kalıyoruz ve bu böyle sürüp gidiyor; sonuçta Amerikalı kadınlar soğuklaştı ve seks duyguları iyice azaldı; böylece libidolarını otomobillere yönelttiler, sırf otomobillerin ve aksamlarının ışıltısı ve hareket olanağı ve boş gururlarını okşadığı, ya da (perakende satıcılar birliğinin moda olarak onlara buyurduğu dapdaracık etekli giysiler yüzünden) yürüme yeteneklerini ortadan kaldırdığı için değil de, otomobilleri kendilerini sekse zorlamadığı ve dolayısıyla saldırıda bulunup orasını burasını tartaklayıp incitmediği, kan ter içinde bırakarak tuvaletini bozmadığı içindi. Bu yüzden Amerikalı bir erkek artık eşinin ne derece sahibi ve efendisi olacaksa o kadarını elde edebilmek için o otomobilin de sahibi olmak zorunda şimdi. İşte bu nedenledir ki fare yuvası kadar kiralık bir evde otursa da, bir arabasının olması yetmez, o arabayı her yıl sıfır kilometre, kız gibi el değmemiş başka biriyle yenilemesi gerekmekte; o taptaze