Ahmet Davutoğlu

Ahmet Davutoğlu

Yazar
7.6/10
91 Kişi
·
218
Okunma
·
66
Beğeni
·
3.466
Gösterim
Adı:
Ahmet Davutoğlu
Unvan:
Türk Siyasetçi, Uluslararası İlişkiler Uzmanı, Akademisyen ve Büyükelçi, Yazar
Doğum:
Taşkent, Konya, 26 Şubat 1959
Ahmet Davutoğlu (d. 26 Şubat 1959, Taşkent), Türk siyasetçi, uluslararası ilişkiler uzmanı, akademisyen ve büyükelçi.

1 Mayıs 2009'da, Dışişleri Bakanı olarak TBMM dışından atandı. 58., 59. ve 60. hükümetler döneminde başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ve hem bakanlık hem de cumhurbaşkanlığı görevlerinde Abdullah Gül'e dış politika başdanışmanlığı yaptı.

24. Dönem Konya Milletvekili olarak TBMM'ye girdi.

Evli ve dört çocuk babası olan Ahmet Davutoğlu; İngilizce, Almanca ve Arapça bilmektedir.

Yaşamı

1959 yılında Konya'nın Taşkent ilçesinde doğan Ahmet Davutoğlu, İstanbul Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra, 1983–84 eğitim öğretim yılında Boğaziçi Üniversitesi'nin Ekonomi ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerini çift ana dal programıyla(ÇAP) bitirdi. Aynı üniversitenin "Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler" bölümünde doktora yaptı.

1990 yılında, Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı. Üniversitenin Siyaset Bilimi bölümünü kurdu ve 1993 yılına kadar bu bölümün başkanlığını yürüttü.

1993 yılında doçent oldu ve 1995–1999 yılları arasında Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde çalıştı.

1998–2002 yıllarında, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Harp Akademilerinde misafir öğretim üyesi olarak ders verdi.

1999–2004 yılları arasında profesör oldu ve Beykent Üniversitesi'nde, üniversite yönetim kurulu üyeliği, senato üyeliği ve Uluslararası İlişkiler Bölümü başkanlığı, Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde de misafir öğretim üyeliği yaptı.

Ahmet Davutoğlu, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve dönemin Başbakanı Abdullah Gül'ün 17 Ocak 2003'te birlikte aldıkları ve 18 Ocak 2003'te Resmî Gazete'de yayımlanan kararla büyükelçi ünvanı verildi.

Davutoğlu, Gazze Savaşı'na çözüm getirmek için Türk Hükümeti'nin uyguladığı mekik diplomasisinin önde gelen aktörlerindendi. 1 Mayıs 2009'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Dışişleri Bakanlığı'na atandı. Halen Dışişleri Bakanıdır.

Siyasi kariyeri
Dış Politika

30 Haziran 2010 tarihinde dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu ile İsrail Ticaret Bakanı Ben Eliezer, Brüksel’de gizli bir toplantı yapmış, TBMM'de gizli görüşmeyi ayrıntılandıran Davutoğlu, toplantının gizli olmasını İsrail'lilerin istediğini belirterek, “İsraillilere temel taleplerimizi yüzlerine doğrudan ve net şekilde söylemek için bu görüşmeyi yaptık” demiştir.
bir ülkenin tarihi, dış politikasındaki genel ağırlığı nisbetinde savunma sanayiinin gelişme seyrini ve yönünü de doğrudan belirler.
Duvarı besmele hatları ile süslenmiş bir evde işlerin besmelesiz başlaması, "Edeb Yâ Hû" levhalarının duvarları donattığı bir evde edebe muğayir söz sarf edilmesi, Hilye-i Şeriflerle şereflenmiş bir mekânda âlemlere rahmet olan Nebî'den (s.a.v) hiç bahsedilmemesi nasipsizlik değil mi ?
Uunutma! Bugünkü sınırlarımız bugünkü vatanımızı belirler; tarihi vatanımız yani gönül coğrafyamız ise tek bir şehidimizin dahi olduğu her yeri kapsayan bir muhabbet iklimini.
Türkiye'nin bölgesel ve küresel etkinliğini kıtasal etkinliğe dönüştürebilecek diğer iki önemli deniz havzası ise Basra Körfezi ve bu körfezin Kızıldeniz üzerinden Akdeniz'e, Hürmüz Boğazı üzerinden Hint Okyanusuna açılan bağlantı alanı ve havzasıdır. Türkiye'nin dünyanın en önemli enerji kaynaklarına sahip olan Körfez'e bu kadar yakın olmakla birlikte bölge üzerinde bu derece etkisiz olması dış politika geçmişinin en önemli zaaflarından birisidir.
%58 (350/611)
·Puan vermedi
Ahmet Davutoğlu'nu siyasetçi kimliğinden ziyade akademisyen kimliği ile tanımak gerekir. Yazdığı kitaplar başucu kitap niteliğinde. Son çıkan kitabı da içeriği itibariyle öyle gözüküyor. Okudukça burada paylaşımda bulunacağız.
272 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Çok güzel ve yalın (dil) bir eserdi.
Kitabı bizzat Ahmet hocamın elinden aldığım için bana daha çok anlam ifade etti.
Aynı isimde bir ders aldığımı da eklemeliyim..
272 syf.
·10/10
Kader.. Her iş, her şehir,her canlı, her kitap, her söz, her bakış için ayrı ayrı tecelli edermiş,şehirlerin kaderindeki ince ince işlenmiş rahmeti bize gönül coğrafyasından,bakışının aydınlığında harmanlanmış ve sunmuş Ahmet Davutoğlu beyefendi..
Bir insanın yaşadığı tüm evreler mevcut kitapta..
Üç bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde çayınızı alıp sayın davutoğlu'yla sohbet etmeye başlayabilirsiniz'
..tıpkı bir insanın çocukluk dönemi gibi capcanlı,heyecanlı, huzurlu ve en mühimi bu bölümü dondursam mı! diye düşündüm. Ne varki olmaz gençlik çağlarına ve olgunluk dönemlerine doğru da yol almak lazım ikinci ve üçüncü bölümlerinde..
Özellikle ikinci bölümü sıkıcı gelebilir ama sosyoloji ile ilgilenenler, tarihi merak edenler için oldukça güzel.
Amma bir medeniyetin kolay kolay oluşmadığını bilmek, öğrenmek değerlerimizi korumak için önemli..
....
584 syf.
·1/10
( Kitabı 2011 yılında okumuştum, bazı üniversitelerin Uluslararası İlişkiler bölümünde ders kitabı olarak tavsiye edilir örn: Ahi Evran Üniversitesi. ) Siz Çözüm Süreci denilen, Vatan hainliği sürecinin 2001 yılında yayımlanan bu kitapta yattığını biliyor musunuz? Okuyup nefret ettiğim bir oluşum oldu bu kitle. Samuel Huntington'un Medeniyetler Çatışmasından esinlenilerek yazılmış bir kitap, zaten Davutoğlu Medeniyetler Çatışmasının da değerlendirmesini yapanlardan biri. İşin özüne gelirsek; Anadolu coğrafyasında birden fazla etnik unsur olduğu için sadece bir etnik kökenin yani Türklerin ismi ile anılmasından rahatsızlık duyup, bunun yerine Anadolu devleti demeyi ve ülkeyi Federatif bir şekilde yönetilmesini ön görüyor. Çözüm sürecinde uygulanan stratejilerin teorik kökeni bu kitaptır hemen hemen önerilerin büyük bir kısmı uygulandı. Anadil de eğitim, Türk isimlerinin kaldırılması gibi gibi aklınıza gelebilecek tüm Türk düşmanlığı işler burda yatar. Anadolu'ya Türkiye diyen Türkler değil Bizanslılar ve Avrupalılardır, biz bu coğrafyaya geldiğimizde içinde barındırdığı mevcut etnik unsurlar ile değil Bizans ile savaşıp bu toprakları aldık. Bahsedilen etnik unsurlarda adam olup savaşarak alsaydı burayı Bizans'tan. Hep nefretle anacağım bir eser ve teorilerinin pratiğe geçtiği gencecik çocukların diri diri toprağa gömülmesine neden olduğu pis bir kitap olarak anacağım. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim, düşmanlarınızı tanımanız babında çok önemli olacaktır.
Kitap fazlasıyla teknik. NATO gibi uluslar arası kurumları ve nasıl işlediklerini, bu kurumlara dahil olmanın faydalarını anlatıyor. Çok fazla teknik olması beni yordu.
265 syf.
·17 günde
Siyasete girmeden önce de Hoca olarak bildiğim ve tanıdığım, akademik kimliği ile hayran olduğum insan Ahmet Davutoğlu. Kitap 11 Eylül sonrası konuşmaları içeriyor. Sorulan sorular ve verilen cevaplar açısından 2001'den bugüne bakabilmeyi sağlayan değerli bir kitap.
Keyifli okumalar...
Bu zamanda ve turkiyede böyle bir kitap yazmak ancak ahmet davutoğlu yazardı diye düşünmekten kendimi alamadım. Çok güzel okunmaya ve okutulmaya değer bir kitap...
159 syf.
Kitabın ilk basımı Mart 2017'dedir. Ahmet Davutoğlu, geçmiş dönemlerde Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık yapmış olup, Stratejik Derinlik gibi popüler kitaplarıyla fikirlerini beyan etmiş ve halen milletvekili olarak mecliste görevini sürdürmektedir. Son zamanlarda AKP içinde yaşanan Erdoğan-Davutoğlu çekişmesi geçtiğimiz Şubat ve Mart aylarında başka bir boyuta taşınmış ve gazete manşetlerine taşınmıştır. Sanıyorum bu durumda FETÖ ile irtibatlandırılma endişesiyle bu kitap yayınlandı ve yayınlandığı ay içinde 3. baskıya ulaştı (belki de daha fazlası).
Kitap Ahmet Davutoğlu'nun darbe girişimini kınayan, dini retoriğin ağırlıklı kullanıldığı uzun bir girişiyle başlıyor. Devamında TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu'nun 25 sorusuna verdiği cevapların birleştirilmiş metni var. 25 Soru da ekler kısmında var. Son olarak bu ekler kısmında da darbe gecesi TV kanallarına Davutoğlu tarafından yapılan açıklamalar; içinde devlet başkanları, başbakanların olduğu yurtdışındaki 54 kişiye gönderilmiş mektup ve kişilerin listesi verilmiş.
Özetle bu bir savunma kitapçığı olmuş. Özellikle Rus uçağının düşürülmesi konusu Davutoğlu'na yükleniyordu ki bu konuda savunmasını çok da değiştirmemiş; 'angajman kuralları geneldir, TSK'daki kişilerin bireysel seçimleri yanlış olmuştur' benzeri bir savunma. Yine FETÖ'nün girişimde bulunacağı farketmek konusunda söyledikleri ilginç ki Davutoğlu aslında telefon dinlemelerinin "One Minute" olayıyla başladığı savunuyor. Daha sonra da MGK toplantılarında FETÖ yapılanmasına karşı sürekli önlemler aldığından bahsediyor. Yine MİT Tırları ve Türkiye karşıtı lobi faaliyetleri hakkında bilgilendirmeler var.
Bir "kitap" olarak tavsiye edemem fakat Davutoğlu ile birey olarak ilgileniyorsanız okuyun derim.
Okuyorum bakalım Suriyelileri başımıza saldı arkadaş şimdi kitap yazıyor başarılı ve kültürlü bir kariyeri var hülasa kitap bize ne kazandıracak.Merakla okuyacağım gibi.
Eski Başbakan ve Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlunun bu eserine bir büyüğümün tavsiyesi ve onun hediyesi üzerine kitaba başladım. Görelim inşallah ne olup bitecek.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Davutoğlu
Unvan:
Türk Siyasetçi, Uluslararası İlişkiler Uzmanı, Akademisyen ve Büyükelçi, Yazar
Doğum:
Taşkent, Konya, 26 Şubat 1959
Ahmet Davutoğlu (d. 26 Şubat 1959, Taşkent), Türk siyasetçi, uluslararası ilişkiler uzmanı, akademisyen ve büyükelçi.

1 Mayıs 2009'da, Dışişleri Bakanı olarak TBMM dışından atandı. 58., 59. ve 60. hükümetler döneminde başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ve hem bakanlık hem de cumhurbaşkanlığı görevlerinde Abdullah Gül'e dış politika başdanışmanlığı yaptı.

24. Dönem Konya Milletvekili olarak TBMM'ye girdi.

Evli ve dört çocuk babası olan Ahmet Davutoğlu; İngilizce, Almanca ve Arapça bilmektedir.

Yaşamı

1959 yılında Konya'nın Taşkent ilçesinde doğan Ahmet Davutoğlu, İstanbul Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra, 1983–84 eğitim öğretim yılında Boğaziçi Üniversitesi'nin Ekonomi ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerini çift ana dal programıyla(ÇAP) bitirdi. Aynı üniversitenin "Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler" bölümünde doktora yaptı.

1990 yılında, Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı. Üniversitenin Siyaset Bilimi bölümünü kurdu ve 1993 yılına kadar bu bölümün başkanlığını yürüttü.

1993 yılında doçent oldu ve 1995–1999 yılları arasında Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde çalıştı.

1998–2002 yıllarında, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Harp Akademilerinde misafir öğretim üyesi olarak ders verdi.

1999–2004 yılları arasında profesör oldu ve Beykent Üniversitesi'nde, üniversite yönetim kurulu üyeliği, senato üyeliği ve Uluslararası İlişkiler Bölümü başkanlığı, Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde de misafir öğretim üyeliği yaptı.

Ahmet Davutoğlu, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve dönemin Başbakanı Abdullah Gül'ün 17 Ocak 2003'te birlikte aldıkları ve 18 Ocak 2003'te Resmî Gazete'de yayımlanan kararla büyükelçi ünvanı verildi.

Davutoğlu, Gazze Savaşı'na çözüm getirmek için Türk Hükümeti'nin uyguladığı mekik diplomasisinin önde gelen aktörlerindendi. 1 Mayıs 2009'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Dışişleri Bakanlığı'na atandı. Halen Dışişleri Bakanıdır.

Siyasi kariyeri
Dış Politika

30 Haziran 2010 tarihinde dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu ile İsrail Ticaret Bakanı Ben Eliezer, Brüksel’de gizli bir toplantı yapmış, TBMM'de gizli görüşmeyi ayrıntılandıran Davutoğlu, toplantının gizli olmasını İsrail'lilerin istediğini belirterek, “İsraillilere temel taleplerimizi yüzlerine doğrudan ve net şekilde söylemek için bu görüşmeyi yaptık” demiştir.

Yazar istatistikleri

  • 66 okur beğendi.
  • 218 okur okudu.
  • 25 okur okuyor.
  • 285 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları