Berna Durmaz

Berna Durmaz

Yazar
7.4/10
13 Kişi
·
32
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.398
Gösterim
Adı:
Berna Durmaz
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1972
BERNA DURMAZ, 1972 yılında, İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Öyküleri, Adam Öykü, Notos, Sözcükler gibi dergilerde yayımlandı.
Bir dönem Sema Kaygusuz’un öykü çalışmalarına, iki dönem de Semih Gümüş’ün Notos Edebiyat Atölyesi’ne katıldı.
Nehirden çıkıp gelen sevdikleridir onların. Gömüldüğü sulardan geri geleceğine inanırlar ve beklerler her yıl aynı vakitte. belki gelir, gelmiştir, lakin insanın insana ettiği yüzyıllardır değişmez yeniden boğarlar onu suda.
Berna Durmaz
Sayfa 33 - Can yayınları
Vay, dedim kendi kurduğum Çemberime tutuldum. Çemberler böyledir, başı sonu yok ya girişi çıkışı olmaz. Kendi içinde döner döner bir nokta olur. Büzüştüm bir nokta oldum oturdum ortasına.
Berna Durmaz
Sayfa 46 - Can yayınları
Nehir her şeyi yutarken içinden bir adamı atıyor dışına. Adamın giyitleri partal parça, hali bin perişanlık. Elimi uzatıyorum, yardım ediyorum sudan çıkmasına. İyi ki geldin diyor bana ‘ben bin yıldır bu sulardaydım, sen olmasan daha binyıl sürüklenir dururdum.
Berna Durmaz
Sayfa 32 - Canlı yayınları
Yalan mayalı bir hamurdur. Durduğu yerde kabarır. Sen, kafa göz yarmadan konuşacağım diye tut kendini, nereye kadar, bir zaman gelir peş peşe sıralanır.
Düzenli bir işi olsun, evi, arabası, takım elbisesi, parası… Düzgün adam desin görenler. Annemle babamın istediği. Bilmezler ki bunu yapanlar, her gün bir başın üstüne basıp bir baş daha yükselirler. Ayakları balçık kan.
Bazen belim ağrıyor bazen ruhum. dışarının deli uğraşları gelmiyor mu sanki odama. Sesleri ne yapsam odama doluyor. Onlarla bu kadar uzaktayken bile başa çıkamıyorum.
Ah, dedim pencereden çekilirken, Ben senin o gencecik süt çiçeği bakışını alsam, koysam başucuma süs diye, birkaç gün belki birkaç gece daha kayarız başka bir aleme.
"Köşesine oturur, örümcek gibi durmadan ağ örerdi annem. Benim takılıp yem olacağım ağlar, dantelden.Yetmiş numara iplerle, sık delikli, gül motifli, yatak, masa sehpa örtüleri."
Ne okusam da ruhumun duvarlarına yanaşsam dediğim dönemlerden birinde öykü okumaya karar verdim. Bu sıralarda berna durmazla tanıştım bahsettiğim o duvarları ne güzel benzetmelerle anlatıyor. öyle çetrefilli insanlar değil anlattıkları, hele ki bu öykü kitabında bir zurnacıyı, ölüyü, sarhoşu meczubu göçebeyi. kılıktan kılığa giriyor hüzünlü bir rüya gibi hem de. Şu da var bir solukta bitti kitap.okuyun derim ve okuyanlardan ne hissettiklerine dair bir inceleme isterim :)
Kimsenin yüzüne bakmadığı, kendi halinde yaşayan insanların minik öykülerini anlatmış yazarımız. kahramanlar da genellikle kadınlar ve alfa olmayan erkekler. dikkatimi çeken ve hoşuma giden bir nokta daha var oda kitaptaki benzetmeler ve mecazlar.Bir ölümü, kayboluşu, yalnızlığı,terkedilişi naifçe anlatmış. Farklı bir arayışta olan okurlar için seçenek.
Berna Durmaz'ın Bir Fasit Dairesi 2014 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü kazanmış bir hikaye kitabı. Kasaba ve mahalle insanlarının hikayelerini anlatan, içiçe geçmiş karakterleri, özgün dili ve kurgusuyla okunmaya değer bir kitap. Türk insanından ve kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz bu 13 öyküde, karakterler, içinde bulundukları hikaye ile sınırlı kalmayıp, başka hikayelerde de karşınıza çıkıyorlar. Kasabanın çalgıcısı, ölüsü, mecnunu, sarhoşu, katibi ve ev kızı çoğu zaman içinde bulundukları durumdan sıyrılamayan çaresiz insanlar olarak karşınıza çıkıyorlar. Umut vadeden yeni bir Türk yazarla tanışmak ve iyi bir öykü kitabı okumak isteyenler Bir Fasit Daire'ye göz atmalı.
Çalgılı çengili kah şenlikli kah kasvetli hikayeler silsilesi bu kitap. Hikayelerde bahsi geçen kahramanlarımız çingeneler. Hikayelerin hepsi birbiriyle bağlantılı olduğu için roman tadında bir hikaye kitabı. Romanların (Çingeneler) o kendine has kültürlerinden demet demet öyküler dinleyebileceğiniz bu kitap aynı zamanda çok da güzel bir dille yazılmış. İlk defa okuduğum Berna Durmaz'ın dilini çok beğendim. Tavsiye olunur.
Kısır döngü anlamına gelen fasit daire kavramıyla kurgulanmış, roman gibi bir öykü kitabı. Ayrı karakterlerin dönüp dolaşıp aynı duruma saplandığı, karakterlerin sıkışmışlıklarını bir türlü atamadığı, kitapta geçen zurna sesinin iliklere kadar işleyip gerçekten duygulandırdığı, konuşan bir kitap.
Ölen, fakat öldüğünü bir türlü anlamayan Cemafer karakteriyle başlıyor yolculuk. Cemafer'in zurnasını alan Zarif, yoldaşı Hasret hikayelerini uzun süre unutmam sanırım. Kitaplarda fazlasıyla sevdiğim yolculuk kavramı da geçiyor. Üstelik rüya-gerçek iç içe geçmiş biçimde anlatım da cabası. Bu yanı ile Hasan Ali Toptaş'ın Bin Hüzünlü Haz kitabına çok benzettim. Yapı olarak bir kuş gibi üzerinden geçilen şehirler duygusu aldım. Tabii Bir Fasit Daire'de kuyruğunu yutmuş yılan benzetmesine uygun biçimde hayatlar bir şekilde geçmişe bağlanıyor.
Kurgusunu beğendiğim, zor olmasına rağmen belli başlı bağlayıcılar kullanarak okumayı kolaylaştıran anlatım dili ile tavsiye edilecek bir kitap yazmış Berna Durmaz.
"Kendi kuyruğunu yiyen bir yılandır hayat. Zulüm bir dairedir başı sonu belli olmayan..." ekseninde döndürülen bir Berna Durmaz kurgusu.Zarif,Cemafer,Kasım Emin,Sevgül ve Hasret. Hepsi de çok tanıdık gelecektir Anadolu masallarıyla büyümüş yurdum çocuklarına.

Yazarın biyografisi

Adı:
Berna Durmaz
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1972
BERNA DURMAZ, 1972 yılında, İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Öyküleri, Adam Öykü, Notos, Sözcükler gibi dergilerde yayımlandı.
Bir dönem Sema Kaygusuz’un öykü çalışmalarına, iki dönem de Semih Gümüş’ün Notos Edebiyat Atölyesi’ne katıldı.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 32 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 13 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.