Demirtaş Ceyhun

Demirtaş Ceyhun

Yazar
8.0/10
32 Kişi
·
113
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.208
Gösterim
Adı:
Demirtaş Ceyhun
Unvan:
Hikâye, Roman ve İnceleme Kitapları Yazarı
Doğum:
Adana, 1934
1959 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümünü bitirdi.
Genelde toplumsal konuların irdelenmesine yönelen eserler veren Ceyhun'un ilk hikâyeleri 1955 yılında Yeni Ufuklar dergisinde yayınlanmaya başlandı. Yazarlığının ilk döneminde kişisel sorunlar üzerine eserler veren Ceyhun'un konulara bakış açısı, cinsel ve ruhsal sorunlara getirdiği farklı yaklaşımlar dikkati çekti. Ancak yazarın günümüzde kitlelerce tanınması, daha sonraları çağdaş içeriği ağır basan, toplumsal gerçeklerin kökenlerine yönelen inceleme eserleri ile olmuştur.
Ceyhun, Asya adlı romanıyla 1970 TRT ödülünü, Çamasan adlı eseriyle 1973 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazandı. Yazarın ayrıca Horozlu Ayna isimli bir çocuk hikâye kitabı da bulunmaktadır.Ceyhun, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Başkan Yardımcılığı görevi sırasında özel yüksekokulların devletleştirilmesi için mücadele etmiş ve Anayasa Mahkemesi'nin 1971 yılında aldığı kararla 44 yüksekokul devletleştirilmiştir. 1984 yılında Aziz Nesin ve Yalçın Küçük'ün de aralarında bulunduğu bir çok aydınla birlikte Aydınlar Dilekçesi ni hazırlayanlar arasında yer aldı. Demirtaş Ceyhun haftalık Aydınlık'ta köşe yazıları yazmaktaydı. İşçi Partisi üyesi ve partinin 2007 yılında ilan edilen Milli Hükümeti'nin Kültür Bakanı'ydı. Zatürre tedavisi görmekte olduğu hastenede hayatını kaybeden Ceyhun'un cenazesi Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi
Demek, bazan başkalarının zaaflarına da imrenmek, insanoğluna özgü zayıflıklardan biriymiş...
Demirtaş Ceyhun
Sayfa 213 - Yazko - 1982
"Bilesin... Yeryüzünde gerçek olan tek şey sevgidir. Mülkün de temeli sevgi... Adaletin de temeli sevgi... Gücün de temeli sevgi..."
Demirtaş Ceyhun
Sayfa 5 - Yazko - 1982
Zaman denilen şey ya sirkeleştirir, çekilmez kılar adamı ya da şaraplaştırır, dostlara, yoldaşlara boğar.
Demirtaş Ceyhun
Sayfa 30 - Yazko - 1982
"Altı ay kaçak olarak yaşamıştım İstanbul'da. Bir evin alt katında kiracıydım. Üst kattaki ev sahibi kim olduğumu bilmiyordu. Ali Karcı, haftada bir gün bana para ve yiyecek getirirdi. İki hafta gelmedi, görünmedi. Üç gün o evde aç kaldım. Dördüncü gün, üst kattakilerin çöp tenekesine attığı pırasa kabuklarını yedim. Ve o günlerde dostum olması gerekenler, hatta arkadaşım görünenler benim polis, ajan, hain olduğumu söylüyor ve yayıyorlardı. Açlıktan çöp tenekesindeki pırasa kabuklarını yemek zorunda kalmış bir insan, elbet kazandığının değerini bilir ve ziyan olmasını istemez. Şükrediyorum, iyi ki o günleri yaşadım. İnsan olmak kolay değil, hele bu toplumda namuslu kalabilmek..."
"Nazım'ı, gerçekten benim kadar sevseler canım yanmaz.Ben ikiyüzlülükle onun mitlestirilmesine karşıyım.Nazım da insandı.Zayıflıkları da elbette vardı.Ben, insan Nazım'i anlatmaya çalışıyorum. Ama öylesine ikiyüzlüler ki..."
Demirtaş Ceyhun
Sayfa 50 - AD Yayıncılık
"Benim aşırı tutumluluğumun ana kaynağı, emeğe olan saygımdır. Emeğe saygı duyulmadan, emekçi sınıfından yana olmak olanaksızdır. Ben herhangi bir şeyde, o şeyi üreten insanların emeğini ( yani harcadıkları zamanı, yani o insanların yaşamını) görürüm. Örneğin çocuğumuz, pilavını yedikten sonra tabağında beş pirinç tanesi bıraksa ve günde düşünelim böyle birkaç yüz çocuk aynı şeyi yaparsa ne olur? Burda ziyan olan pirinç taneleri değildir. O pirinç tanelerinin, ekiminden, hasadından, ayıklanmasından, taşınmasından, taa pişirilip soframıza getirilene dek kaç insanın emeğinin geçtiğini düşünelim. O emek, o insanların yaşamıdır. Ve o pirinçleri atmak, emeğe, emekçiye ve insan yaşamına ve dolayısıyla insanın kendisine saygısızlığı demektir. Bilmem, anlatabildim mi? Bu yüzden, tek yüzü yazılmış kağıtları atmam, arka yüzlerine de yazarım. İki yüzü yazılmış kağıtları da, hem kendim kağıt peçete olarak kullanırım, hem de vakıftakilere kullandırırım. Daha sonra bunlar ocakta yanar. Özellikle Türkiye'de ve benzeri ülkelerde, tüketim toplumlarına uyarak ürün ziyanlığı, salt ekonomik değil, aynı zamanda ahlaksal bir sorundur. Atmaya, ziyan etmeye, savurganlığa hakkımız yok bizim."
ITİRAF EDİYORUM ..

Ben bir Aziz Nesin hayranı değilim ..
Ve bu bir inceleme değil ..

Bu yazıda kitap hakkında
#Spoiler da yok ...

Anılardan oluşan derlemeler , yaşanmış hikayeler var içerisinde ..hatıralar hatıralar
Bunlar okurken tanımadığım bu adam hakkında ipuçları. .

Ama neden yazmak istedim .. ?
çünkü kalemim "durma yaz" dedi ..

__demekki bir şeyler öğretiyor Aziz Nesin okumak .. (faydalı huylarından, faydalanmak gerek ) kimi "insan" ların. .

Mesela neredeyse 90 yaşına gelmesine rağmen yılmadan günde 24 saat çalışmasını örnek alabiliriz ..

Mizah yazarı Aziz Nesini sevmesek
Dava Adamı Aziz Nesini seçebiliriz

Ki o pekte ayrım yapmayan bir "insan"
her türlü gel diyen ..
Bizim onu ayırdıģımız kadar, o bizi ayırmıyor inanın. .

"Şimdi dinsizdi öyleydi böyleydi diyenler için de şöyle bir şey söylemek isterim
Bilerek red_eden değil ,bilmeyerek kabul eden daha tehlikelidir ..
Bilerek reddeden kendini yakar
Bilmeyip kabul eden "herkesi"

Özellikle "insan " vurgusu şuradan takıldı aklıma bir röportajında__dönem ve zamanın da __"türban" konusunu sorduklarında "herkese saygı duyduğunu bunun sadece müslümanlık için değil ,ister doğaya ,ister isa"ya " kime inanırsan inan "önce insan " ilkesiyle hareket ettiğini cani gönülden ifade ediyor .. (türban hakkındaki görüşlerini de ayrıca sorarsanız : Bu zamana kadar kalıplar icinde böyle yetiştirimiş bir ferde universite kapısında "dur" diyemezsiniz diyor ) bende roportajlarina göz gezdirerek öğrendim. İzleyebilirsiniz. ..

Başka Ne var Aziz Nesinde mesela "cimri" diyorlar ona .. hiç bir şeyin boşa sarf edilmemesi düşüncesine sahip olduğu için .. bu etiketi "tutumlu" ile değiştirmek şart ..neden tutumlu çünkü "yokluk" nedir görmüş. .şimdi biz tencere yemeğine burun kıvırırken "bir tencere fasulyenin " ne anlama geldiğini bu eski adamlardan tekrar öğreniyoruz (ben öğreniyorum şahsım adına )

Bir başka nokta
SÜREKLİ Canına kast edilen bir adam olarak hiç kimseyi öldürmemiş mesela
Asalım(mahkemeler) demisler
kurşunlayalım (3kez) yapmışlar
yakalım(Sivas) ateşe de vermişler..
Daha benim bilmediğim bir sürü olay geçmiş başından ..

O ve diğerleri ..
bu insanlar artık yoklar. ..
bizim adımıza "sen bunların avukatı mısın? Dendiğinde EVET ! diyen o adam da artık yok
Hepimize geçmiş olsun .. bravo bize alkış. ..
Hem susar hem sustururuz ... !

_Örnek alınmayacak şöyle bir iki huyda buldum Aziz Nesinde

Çay _sigara düşkünlüğü mesela .. :)
Yada
"Sahi yahu hiç bir şey yemedim " diyene kadar acıktığını bile fark etmeyecek kadar işine düşkün olmak ..
Ve tabii kısa bir öykü yazabilmek için binlerce taslakla mükemmelleştirmeye çalışmak ..
Şimdilik bildiğim bunlar ..

Mehmet Nusret Nesin maaşlı bir yurtsever değilim demiş. O bir gönül adamı ..yavaş yavaş tanıyorum, tanımaya çalışıyorum
Hikayelerini henüz sevmiyorum ama o hikayelere verdigi emeğini okuyup saygı duyuyorum ..

NesinVakfı konusuna hiç girmedim çünkü gerçekten BÜYÜK bir konu daha uzun uzun konuşuruz ilerleyen zamanlarda ..


Hele ki şairliği de var sırada .. :)


Yüreğim gövdeme sığmıyor
Gövdem odama
Odam evime sığmıyor
Evim dünyaya
Dünyam evrene sığmıyor
Patlayacağım


Dip Not : Bu kitap babamın kütüphanesinden gelen ikinci Aziz Nesin kitabıydı. ."Şunu da yeri gelmişken söylemeliyim ki Aziz Nesinin bir sürgünün anılarında çocuklarına olan düşkünlüğü beni çok şaşırtmış, hayrete uğratmisti gercekten bir "baba" figürü olduğuna kani olmuştum "

Extra dip not :)
bitirirken ...
bu kitap ,bu sitede Tuco adında bir "insan" olmasa belki de "asla" okunmayacaktı ..

Teşekkürler ... :)
iyi okumalar ...
Çok severek okudum.. Zaten çok merak ederek ve heycanla almıştım.. Aziz Nesin'in kitaplarından önce kitapları hep yarım bırakırdım.. Kalemi okadar güçlü bi yazarki her kitabı okumaya değer.. Beni en çok özgürce yazması etkiledi..
Aziz Nesin'in kendisiyle yapılmış röportaj ve kitabın yazarının kişisel Nesin ile ilgili deneyimlerinden oluşan, az çok Nesin hakkında bildiğimiz şeylerin biraz derli toplu hali var kitapta. Okumak isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap.Ancak bir klasik Aziz Nesin kitabı olduğunu ve dilinin her zaman nükte içerdiğini unutmamak lazım.
En fanatik düşmanları bile, gördükleri bir toplumsal aksaklık karşısında biraz öfkelenince, hemen Aziz Nesin'in adını anmaktadırlar bilindiği gibi. Ya, "Tam Aziz Nesinlik olay" demektedirler. Ya, "Aman bunu Aziz Nesin duymasın" demektedirler. Ya da "Bunu Aziz Nesin bile akıl edemezdi" demektedirler. (S. 10)Ve bugüne dek niçin düşünmeyi öğretmemişler, öncelikle de bunu düşünmeliyiz.
(S. 32)
Demirtaş Ceyhun'u hiç tanımıyorken Aziz Nesin hakkında yazdığı bu anı-deneme kitabı görünce bi an önce edinip okumaya başladım. Demirtaş Ceyhun; bu kitapta Aziz Nesin ile tanışmasını, daha sonra ki dostluklarını, kısa adı TYS olan ve Aziz Nesin'in büyük desteğiyle kurulan Türkiye Yazarlar Sendikası'nda yaşananları, daha sonra burada Aziz Nesin ile birlikte yönetim kadrosunda birlikte yer almasını giden yolu, Aziz Nesin'in vatanımızda ve yurtdışında yaşadığı bazı trajikomik anektodlarına, siyasi duruşlarına, bazı davalarının sürecinde yaşadıklarına, dönemin diğer ünlü ve önemli yazarları (bkz: Orhan Kemal) ile ilişkilerine ve Aziz Nesin'in kişilik özellikerine yer vermiş.

Kitap bana beklediğimin tam tersine okurken çok eğlendirdi. Ayrıca Aziz Nesin gibi büyük hayranlık duyduğum birini daha yakından tanıma şerefine nail oldum. Yazıya aktardıkları kadar, yazıya aktaramadığı günlük konuşmaları ve yaşadıkları da bir o kadar öğretici ve mizah yüklü ki...
İyi ki yaşadınız Aziz Nesin, Demirtaş Ceyhun, Orhan Kemal, Kemal Tahir ve Nazım Hikmet gibi kendini topluma adamış siz ey gerçek sanatçılar.
İyi ki farkettim, iyi ki tanıdım iyi ki okudum sizleri.
DEMİRTAŞ CEYHUN
1934 - 29.07.2009

# Fistik gibi kitap. Okumasi cok keyifli.
# #aziznesin'in dostu #demirtaşceyhun 'un kaleminden #aziznesin'le ilgili anilar,hatiralar...
# bir insan arkadasini bu kadar güzel anlatabilir...
Büyük dahinin ele alindigi bir deneme Aziz Nesin ile yapilan röportaj ve beraber yapilan calismalarin ele alindigi ve o zamanin hukumet yetkililerinin ustad hakkindaki dusuncelere yer verilen okunmasi gereken bir kitap

Yazarın biyografisi

Adı:
Demirtaş Ceyhun
Unvan:
Hikâye, Roman ve İnceleme Kitapları Yazarı
Doğum:
Adana, 1934
1959 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümünü bitirdi.
Genelde toplumsal konuların irdelenmesine yönelen eserler veren Ceyhun'un ilk hikâyeleri 1955 yılında Yeni Ufuklar dergisinde yayınlanmaya başlandı. Yazarlığının ilk döneminde kişisel sorunlar üzerine eserler veren Ceyhun'un konulara bakış açısı, cinsel ve ruhsal sorunlara getirdiği farklı yaklaşımlar dikkati çekti. Ancak yazarın günümüzde kitlelerce tanınması, daha sonraları çağdaş içeriği ağır basan, toplumsal gerçeklerin kökenlerine yönelen inceleme eserleri ile olmuştur.
Ceyhun, Asya adlı romanıyla 1970 TRT ödülünü, Çamasan adlı eseriyle 1973 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazandı. Yazarın ayrıca Horozlu Ayna isimli bir çocuk hikâye kitabı da bulunmaktadır.Ceyhun, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Başkan Yardımcılığı görevi sırasında özel yüksekokulların devletleştirilmesi için mücadele etmiş ve Anayasa Mahkemesi'nin 1971 yılında aldığı kararla 44 yüksekokul devletleştirilmiştir. 1984 yılında Aziz Nesin ve Yalçın Küçük'ün de aralarında bulunduğu bir çok aydınla birlikte Aydınlar Dilekçesi ni hazırlayanlar arasında yer aldı. Demirtaş Ceyhun haftalık Aydınlık'ta köşe yazıları yazmaktaydı. İşçi Partisi üyesi ve partinin 2007 yılında ilan edilen Milli Hükümeti'nin Kültür Bakanı'ydı. Zatürre tedavisi görmekte olduğu hastenede hayatını kaybeden Ceyhun'un cenazesi Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 113 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 39 okur okuyacak.