George R. R. Martin yorumları ve incelemelerini, George R. R. Martin kitabı hakkındaki okur görüşlerini , George R. R. Martin puanlarını 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Bu kitabı yazmak büyük bir zeka gerektirir bence. Yazar muhteşem yetenekli. Kurgusuna bayıldım. Kitapta apayrı bir dünya , apayrı kıtalar, şehirler ,bölgeler var. Ve bir tarih var. Krallıklar, hanedanlar. Bir çok karakter olması başta korkutuyor ama okuması zor bir kitap değil bence.
Taht OyunlarıGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınları · 201310,9bin okunma
G.O.T. serisi için ne söylenebilir ki..
Dizinin bütün sezonlarını izlediğim için kitabı elime aldığımda acaba bütün olaylara aşina olduğum için sıkılır mıyım diye düşündüm. Ama sayfalar ilerledikçe iyi ki de almışım dedim ve bütün seriyi tamamlayıp bitirmeye karar verdim. Diziden bambaşka bir dünya çıkıyor karşınıza çok daha kapsamlı ve taşlar yerine daha güzel oturuyor. Sanki yeniden diziyi bambaşka bir halde izliyorum okurken. Dizinin tutkunları kitabı daha çok sevecektir. Dizi ile büyük oranda paralellik gösterse bile bazı olayların akışı farklı işleniyor. Diziyi bilmeyen yoktur diye düşünüyorum bu yüzden konusundan bahsetmeyeceğim.. Tek kelime ile etkileyici, büyüleyici ve efsanenin ilki.. diziye uyarlandıktan sonra tüm dünyada efsane olan, fantastik kurguda çığır açan bir seri.. sadece bu kitap için söylüyorum, bir dizi ancak bu kadar esere bağlı çekilebilirdi..
Winter is coming
.
.
Sevgim üzerinize olsun, iyi geceler dostlar
Okuduğum en uzun kitap serisiydi o yüzden zaman zaman zorladı. Ki diziyi izleme konusunda hâlâ kararsızım.
Kitaplarda olaylar çok yavaş ilerliyormuş gibi geliyor bazen. Serinin basılan kitapları bitmiş oldu ama birçok şey havada kaldı. Daenerys hem fiziken hem ruhen kayboldu, Jon Snow çok basit bir şekilde gitti, Jamie ye ne olduğu belli değil gibi şeyler.
Yazar bundan sonraki kitapları keşke basmış olsaydı. Şimdi ara vererek okumak zorunda kalacağız.
Diziyle birebir olmayan yerler olduğu için yarım kalan yerleri diziyle tamamlamak ne kadar doğru bilemiyorum.
Taht Oyunlarını tam da görseldeki versiyonu ilk çıktığında 2005te okumuştum. Buz ve Ateşin Şarkısı'nın diğer kitaplarını geç çıkması çok yazık oldu. GRR Martin'in acımadan karakterleri öldürme konusundaki gözü karalığı kitabı sürprizlere açık yapıyor. Her kitabın ortasında bu defa kim ölecek, kimin kolu başı kesilecek, öte diyardan kim gelecek, buz duvarının gerçek hikayesi ne diye merak etmekten kendinizi alamıyorsunuz. Seride toplam 9 kitap okuduğunuzu düşünseniz de asında bu tek bir hikaye ve 7 krallığın ötesinde de anlatılacak pek çok hikaye var. Umarım yazarın Westeros'a ait yazdığı diğer tüm kitapları yayımlayacak ömrü olur.
Taht Oyunları Kısım 1George R. R. Martin · Arkabahçe Yayıncılık · 200510,9bin okunma
Serinin 3. kitabını 4 ay önce okuduğum için seriyi biraz unutmuşum. Bu yüzden başlarda kimin kim olduğunu veya yerleri hatırlamakta zorlandım. Aslında seriye ara vermek istemiyordum ama tam kapanma, sonrasında benim finallerim, önceden aldığım kitapları okuyayım derken sıra bir türlü bu seriye gelemedi.
Bu evreni okumayı özlemişim lakin okumak istediğim karakterler yok denecek kadar azdı. Daenerys zaten hiç yoktu, onu geçtim Starklar çok azdı. Sanırım 2 kere Arya, 2 kere de Sansa okuduk. Jon'u da bir kere Samwell bölümü sayesinde okuduk. Bu durum beni çok üzdü. Yeni karakterler romana eklenmiş. Yani aslında önceki kitaplarda isimlerini duymuştuk da ilk kez bakış açılarından bölüm okuduk.
Olay akışı için gereken şeyler muhtemelen ama Greyjoy ve Martell(Dorne) kısımlarını okurken sıkıldım. Olmasını beklediğim hiçbir olay olmadı. Beni aşırı heyecanlandıran bir olay olmadı. Diplomatik ilişkiler filan da yoktu. Genel olarak her krallığın ya da hanedanın kendi içindeki sorunları çözmesi okuduk.
Geçen kitapta Brienne kısımları Jamie sayesinde daha akıcı geçiyordu. Şimdi Brienne kısımları da atraksiyonsuzdu.
Kısım 2 daha güzeldir umarım. İyi okumalar
İkinci kısımda beklediğimin tam tersi bir sahneyle karşılaştım maalesef. Karakterler bilardo masasında birbirine çarpıp çarpıp uzaklaşan toplar gibi dört bir yana savruldu; kimi deliğe düştü sonunda, kimi de çuhayı yıprattı durdu. Aşağı yukarı 3000 sayfa aynı karakterlerle zaman geçirince, ölümlerine sinir olma veya bundan keyif alma hakkına da sahip oluyoruz belki ama yine de şaşkınlıktan gözlerimi pörtlettim durdum okurken. Satranç tahtasında oldukça az oyuncu kaldı, Nisan ayını sabırsızlıkla bekliyorum. =)