Giriş Yap

Onat Kutlar

Yazar
Çevirmen
8.0
345 Kişi
Tam adı
Mehmet Arif Onat Kutlar
Unvan
Türk Şair, yazar ve sinemacı
Doğum
Alanya, Antalya, Türkiye, 25 Ocak 1936
Ölüm
İstanbul, Türkiye, 11 Ocak 1995
Yaşamı
Tam adı Mehmet Arif Onat Kutlar. Yazar Seza Aksoy'un kardeşidir. İlk ve orta öğrenimini Gaziantep'te yaptı. 1955'te Gaziantep Lisesinden mezun olduktan sonra İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine (1956) girdi. Bir yıl sonra buradan ayrılarak İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine geçti. Bu okulu da son sınıfta bırakarak Paris'e gitti. Paris Üniversitesi Felsefe Bölümüne iki yıl devam etti (1961-63), bitirmeden ayrıldı ve Türkiye’ye döndü. Paris'ten dönüşünde Doğan Kardeş dergisinde sekreterlik (1963-65), kurucularından olduğu Sinematek Derneğinde yöneticilik görevleri (1965-76) üstlendi. 1956'da ‘a’ dergisinin kuruluşunda yer aldı ve bu dergide yazarlık yaptı. Yeni Sinema dergisinin, Sinematek adına sahipliğini üstlendi, dergide yazılar (1967-70) yazdı. Kuruluşundan itibaren Kültür Bakanlığı Sinema Yapım ve Gösterim Merkezinin yöneticiliğini (1978-80), yine kuruluşundan başlayarak (1982) İstanbul Kültür Sanat Vakfı İcra Kurulu üyeliği, Sinema Danışma Kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı görevlerini üstlendi. Bu kurumdaki görevleri ölümüne kadar sürdü. Cumhuriyet gazetesinde “Gündemdeki Konu”, “Gündemdeki Sanatçı” başlıkları altında haftada bir yazılar yazdı. 1991'den ölümüne kadar (1995) İstanbul Film Ajansı'nın ortağı ve yöneticisi oldu. 30 Aralık 1994'te, İstanbul / Taksim’deki The Marmara Oteli’nin pastanesine teröristlerin bıraktığı bombanın patlaması ile ağır yaralandı, kurtarılamayarak Amerikan Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Onat Kutlar, edebiyatla birlikte sinemayı da uğraş edinmişti. TRT'ye yaptığı haftalık sinema programlarının yanı sıra, 1975'te 7. Sanat Sinema, Milletin Radyosu ve 1994 sonunda ancak bir defa yayımlanabilen Gündemdeki Sanatçı adlı programları hazırladı. 1989'da TRT için hazırlanan Turkuaz adlı belgeselin metin yazarlığını ve yapımcılığını, 1993-94'te yine TRT için Simurg Belgeseli'nin danışmanlığını ve yapımcılığını üstlendi. 1989'da Menekşe Koyu adlı filmin, ortağı bulunduğu Consept Film adına yapımcısı oldu. Edebiyata Hisar dergisinde yayımladığı (1952-54) şiirlerle girmişti, şiirle birlikte hikâyeye yöneldi. Volan Kayışı adlı ilk hikâyesi Seçilmiş Hikâyeler dergisinde (1952) yayınlandı. Ardından sinema eleştirmenliği ve deneme yazarlığında karar kılmış göründü. Şiirleri Hisar'dan başka Küçük Dergi ve İlke (Gaziantep, 1952-54); hikâyeleri Seçilmiş Hikâyeler ve ‘a’ dergilerinde çıktı.
İshak
Bahar İsyancıdır
Unutulmuş Kent
Karameke
Daha Fazla

İncelemeler

Tümünü Gör
80 syf.
Onat Kutlar 80 darbesi sonrasında cezaevlerine kapatılarak işkence gören, ağır cezalar alan insanlara toplumun suskun kalmalarını onlara verilen en büyük ceza olarak görür. Bu suskunluğa "bir alçakgönüllü başkaldırı" olarak adlandırdığı mektupları iki yıl boyunca bir sanat dergisinde kendisine ayrılan köşede yazar. Alıcıların isimlerini açıklamaz. Ancak yazar kitabının 'Ek Söz' bölümünde önce Hüseyin Baş'a, sonra da Orhan Taylan'a, Ali Sirmen'e, Dr. İsmail Beşikçi'ye, cezaevlerine doldurulan gençlere, tüm onurlu ve direnen dostlara yazdığını belirtiyor. En başta Erdal Öz'ün bu mektuplara yanıtı olan mektubu vardı. İçerdeki insanın yasakları aşabilmek için için üstü kapalı da olsa duygularını, düşüncelerini, gönlünden geçenleri olabildiğince yazarak anlatmaya çalışır. İçerde yazılanlar aslolandır, gerçektir. Şimdiye kadar içerdeki adamın yazdıkları ilginç olmuştur. Dışarıda yazılanların yaşanırlık kazanmadığı için içeride yazılanların yanında sönük kalır diyor Erdal Öz. Ancak yazarın dışardan yazdığı bu mektupları içeriden yazılmış mektupların başarılarıyla yarışır, birikim dolu, umut ve bilinç aşılayan nitelikte buluyor. Sıcacık bir arkadaş sohbeti tadında, içtenlikle yazılmış dostça sarmalayan satırlar kitabı elimden düşürmedi, hiç bitmesin istedim. İlk sayfalarından itibaren büyük bir merak, heyecanla bu kitap mektubu defalarca okudum. Zihnime, yüreğime kazıldı. Onat Kutlar “şimdi değilse ne zaman konuşacağız ölümü, özgürlüğü, aşkı, tutkuyu, duvarları, çocukları, acıyı, sevinci, ortak düşlerin bulanık gecelerini, geçmişi ve geleceği, oyunları, bahçeyi, denizi ve nice şeyleri” diyerek anlatmaya başlıyor. Ve öyle bir anlatıyor ki bu nice şeyleri kendi kültür birikimi, insan sevgisiyle, içtenliğiyle, görüşleriyle, sade ve özgünlüğüyle duygular kabına sığmıyor taşıyor. Umutları yeşertiyor. ‘Yalnız değiliz’de yaşanan günlerin toprağına acının, yalnızlığın tohumları ekildiğini ama gene de unutmadan yapabileceğimizin bir insan elinin sıcaklığındaki dayanışmayı gerçekleştirmek olduğunu bunun da her şeyi değiştirebileceğini yazmış. ‘Balyoz ve Özgürlük’te baharı simgeleyen kuşlara benzettiği, yüzlerindeki şaşkınlık, moral ve umuttan bir de aralarında sınıf farkını silen giysilerinden tanıdığı gençlere Balyoz isimli kısa filmi hatırlayan olup olmadığını ve bir süredir gittiği sinemalarda giysilerinin, tavırlarının, gülüşlerinin farklı bir sürü genç görüyorum ama siz neredesiniz diye soruyor. Son bölümde yanıtını veriyor onlardan biri. Okumalısınız. İçerden yazılmış birkaç mektuba yer verilmiş ki Onat Kutlar okurları bu mektupların kendisininkilerden daha çok etkileyeceğini yazmakla yanılmamış. Direnen, onurlu insanların yazdığı, yüreğinizi kanatan, gözlerinizi dolduran, insan olmanın gururunu yaşatan o mektupları okuyun. 80’li yıllarda yazıldığına bakmayın siz. Çürümeyi, kokuyu duymuyor musunuz? Kara civciv gibi aydınlıklara koşmanın, balyoza direnmenin zamanı değil mi? Tam da ihtiyacımız olduğu sırada. “Yeter ki kararmasın…” Yazar ve kitapla ilgili linklere bakmak isterseniz: A. İliç / Balyoz youtube.com/watch?v=ywlYQVjO7u4 “Onat Kutlar'ın yaptığı her şey; şiir, öykü, sinema, demokrat ve aydın oluşu da öyledir, derinden bir his bırakır, tıpkı onunla hiç karşılaşmadan, onunla tanışmadan benim de hissettiğim duygunun iyiliğe gülümsemeye benzer bir şey olması ve bunun hep süreceğine olan sarsılmaz inanç gibi. Demek ki uzağı ve uzakları olmayan birinden, Onat Kutlar'dan söz etmiş oluyoruz bunları söylerken.” Haydar Ergülen artfulliving.com.tr/edebiyat/onat-bir-s... Onat Kutlar: Deniz Gezmiş Üzerine youtube.com/watch?v=B_klj-ZG070 Düşünüyorum nasıl budandık bahara ulaşmak için. Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz ölü balıklar geçiyor kırışık bir deniz sofrasından ve ellerinde fenerlerle benim arkadaşlarım durmadan düşünüyorum ne kadar çok öldük yaşamak için. Onat Kutlar Bombalı bir saldırıda yitirdiğimiz aydın insan Onat Kutlar’ı özlemle anıyorum, kalemi daha çok yazmalıydı.
Yeter ki Kararmasın...
8.0/10 · 102 okunma
·
Reklam
80 syf.
·
1 günde
Siz
Onat Kutlar
'la tanışdınız mı? Ben bugun İshak ile tanışmış oldum.. Pekii,, Onat Kutlar kimdir? Biyografisınde yazılana göre Türk Şair, Yazar, Sinema ve Fikir Adamı dıye bahsediliyor.. İshak Kadırga yurdunda kalan bir hukuk ögrencisinin, yurt koğusunda kahve Köşelerinde yazılmış 9 kısa öyküsünden oluşuyor. 1959da A dergisinde İshak çıktığında 23 yasındaydı.. Onat Kutlar.. 1960Türk Dil kurumu öykü ödülü almış bır kitabı okuduk.. Sonrasında 1950letde Sait Faik den alınan güçle bir atılım içine giren modern öykücülüğümüzün tohumu atılmış olur.. O dönemin simgesidir, günümüz öykücülüğünde ise mihenk tasıdır.."İshak" Kim bilir belki de bütün ömrü boyunca her şeye bu özgürlüğü düşünerek katlanmıştı. S 28 Horozlar kıtaptan... Bbırbırınden bağımsız ama insanı düşündüren, keyıfle okunan bir kıtap oldu Benım için Kefili değilim ama seveceksiniz biliyorum ozamn Buyurun #OKUYUN #OKUTUN
İshak
8.0/10 · 597 okunma
1 yorumun tümünü gör
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42