Sevengül Sönmez

Sevengül Sönmez

Yazar
9.0/10
22 Kişi
·
37
Okunma
·
1
Beğeni
·
648
Gösterim
Adı:
Sevengül Sönmez
Unvan:
Türk Editör ve Yazar
1998’den bu yana, Cumhuriyet Kitap, Radikal Kitap, Kitaplık, Virgül, Varlık gibi dergilerde yazıları yayımlanıyor. YKY için Sait Faik’in bütün eserlerinin editörlüğünü yaptı, Sait Faik’in mektuplarını "Karganı Bağışla" adı altında yayımladı. Sabahattin Ali’nin bütün eserlerinin eleştirel basımını Delta serisinden yayımladı ve mektuplarını "Hep Genç Kalacağım" adıyla bir araya getirdi. Sabahattin Ali’nin öykülerinden oluşan seçkisi de "Kamyon" adıyla yayımlandı. İthaki Yayınları için Kemal Tahir’in yayımlanmamış öykülerini kitaplaştırdı. Everest Yayınları için Melih Cevdet Anday’ın bütün eserlerini ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eserlerinin sadeleştirilmiş basımlarını hazırlamaktadır.
Halen Bilgi Üniversitesi’nde edebiyat arşivi yöneticiliği yapmakta ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde ders vermektedir.

Yayımlanmış kitapları: A’dan Z’ye Sait Faik (YKY, Şubat 2007) A’dan Z’ye Sabahattin Ali (YKY, Temmuz 2009) İstanbul’un 100 Ailesi (2010)
Ölümünün trajikliği ve etrafa saldığı korku nedeniyle Sabahattin Ali’nin edebiyatı hakkında önce çok az yazılmış, ardından da onun yapıtları bir taraf tutma unsuru olarak ele alınmış, kısacası edebi açıdan nesnel bir biçimde değerlendirilememiştir.
Sabahattin Ali Konya’da öğretmenliğe başlamış, kendine yeni bir hayat kurmaktadır. Bu arada Yeni Anadolu gazetesinde çevirileri ve öyküleri yayımlanır. Haziran 1932’de ise Kuyucaklı Yusuf gazetede tefrika edilmeye başlanır. Gazetenin satışında beklenmedik bir artış olup da telifi ödenmeyince Sabahattin Ali de tefrikayı 26. sayıda yarım bırakır. Bunun üzerine Cemal Kutay ile araları açılır ve olaylar giderek sertleşince Cemal Kutay, Sabahattin Ali’nin Atatürk’e hakaret ettiğini iddia eden bir komplo kurar.

Kutay, Sabahattin Ali’nin bir süre önce gazeteye yayımlanması için bıraktığı şiirlerden biri üzerinde değişiklik yapmış, Mustafa adlı bir öğretmen aracılığıyla şiirde Atatürk’e hakaret edildiği gerekçesiyle Sabahattin Ali’yi ihbar ettirerek, Sabahattin Ali’nin Memleketten Haber başlıklı bu şiiri yedi sekiz ay önce bir arkadaş toplantısında okuduğunu, akrabalarından Remzi ve İlköğretim Müfettişi Mehmet Emin Soysal’ın da bu toplantıda bulunduğunu iddia etmiştir.

Memleketten Haber, Sabahattin Ali Almanya’dayken yazdığı şiirlerden biridir. Sivas’taki bir Bektaşi hareketini anlatan 6+5 ölçülü bu taşlamada “Atatürk” ya da “Gazi” sözcükleri bulunmamaktadır. Asım Bezirci’nin aktardığına göre şiirin bazı bölümleri şöyledir:

Hey anavatandan ayrılmayanlar
Bulanık dereler durulmuş mudur?
Dinmiş mi olukla akan o kanlar?
Büyük hedeflere varılmış mıdır?

Asarlar mı hâlâ Hakka tapanı?
Mebus yaparlar mı her şaklabanı?
Köylünün elinde var mı sabanı?
Sıska öküzleri dirilmiş midir?

(…)

Cümlesi belî der enelhak dese
Hâlâ taparlar mı koca terese?
İsmet girmedi mi hâlâ kodese?
Kel Ali’nin boynu vurulmuş mudur?

Sabahattin Ali savcılığın iddianamesine itiraz etmek için yazdığı dilekçede bütün bunları anlatır ve okuduğu iddia edilen şiirle ilgili söyledikleri Konya’da yaşadıklarının ve başına gelenlerin özeti gibidir:

“Böyle bir şiir yazdığımı ve bunu beş altı ay evvel okuduğumu iddia edenler beni bir ay evveline, yani kendileri ile alakamı kestiğim zamana kadar sahibi oldukları gazetede çalıştırıyor ve siyasi başmakaleler yazmama müsaade ediyorlardı. İhbarlarında hakikatten bir zerre bulunsa bunu yapmalarına imkân olmaması icap ederdi… Bana gösterilen Memleketten Haber isimli şiiri ilk defa görmekle beraber bunda reisicumhur hazretlerinden bahis bulunmadığını, aynı zamanda hakareti tazammun edecek bir yeri de olmadığını ve bunun da tevkifime sebep olmayacağını ayrıca şayan-ı kayıt bulurum.”
Sevengül Sönmez
Sayfa 76 - Yky "Atatürk’e Hakaret İddiası ve Yargılanma” bölümü
Aliye Hanım'la İstanbul'da evlenip Ankara'ya gelmişler. Sabahattin Ali evlilik ve yaşamının düzene girmesiyle Ankara 'yı sevmeye, burada huzurlu bir hayat sürmeye başlar.
Okuldan eve gelirken yolda kitap okuyan Sabahattin Ali'nin başına pek çok şey gelmiş bu yüzden.Bir gün annesi evlerinin köşe penceresinden dışarıya bakarken Sabahattin Ali'nin yine kitap okuyarak geldiğini görmüş.Arkasından bir kız çocuğu koşa koşa gelip ona taş atmış.Taş omzuna çarpmış ve canı yanmış.Annesi hemen kapıya koşmuş ve ''Sabahattin o kız sana neden taş attı?'' diye sormuş.''Anne çizgi oynuyorlarmış,görmeden çizgilerine basmışım.'' Annesi ''Al şu taşı da git sen de ona at.'' deyince taşı almış,geri dönmüş.Annesi de pencereden bakmaya başlamış.Sabahattin Ali köşeye kadar yürümüş,arkasına bakmış,annesini kapıda göremeyince taşı yere bırakıp dönmüş.Eve dönünce annesi sormuş: ''Neden taşı gidip kıza atmadın?.. '' Onun da mı canı yansın anne'' demiş...
Sabahattin Ali’nin büyük ve önemli bir yazar olduğu kadar, sosyalist dünya görüşüne sahip, ezilenin hakkını koruyan, kendisini ve çevresindekileri susturmaya çalışan güçlerle savaşan, iyi ve adil bir dünya için mücadele eden bir aydın olduğunu, yaşarken susturulmaya, baskılarla yıldırılmaya çalışıldığı, ölümünden sonra ise eserlerinin uzun yıllar yayınlanmadığını, ölümünün de hala aydınlatılmadığını unutmamalıyız.
Tabiatın esasında mevcut olan kaidelerde hata aramak ne kadar saflık ise, bunları düzeltmek için çareler aramak da o kadar faydasız ve küstahcadır. Tabiat mükemmel olan seyrini takip etmektedir, onda hata yoktur, çirkinlik ve pislik yoktur, bütün hatalar bizim beynimizdedir, aczimizi, hiçliğimizi unutarak nizamı alemi eleştirmek gülünç ve çocukça bir harekettir. Bize beyinleri veren tabiatla anlaşmazlığa düşüp, harekette bulunan bir trende geriye doğru koşarak trenin hareketini iptale çalışan bir adam vaziyetine düşmektense, beyinlerimize tabiatın emsalsiz ahengine uygun bir tempo vermek herhalde daha akıllıca bir iş olur.
Sevengül Sönmez
Sayfa 136 - Sabahattin Ali, Doğa Hakkındaki Düşünceleri
“Bir gün dergi redaksiyonuna kısa boylu, gözlüklü bir genç geldi.
Almanca bildiğini, hikâyeler yazdığını ve adının Sabahattin Ali
olduğunu söyledi, hikâyelerinden birini bıraktı, çıktı…”

“…Bu hikâye, orman işçilerinin yaşamı üzerineydi.
Alman romantizminin etkisi altında yazılmış olmasına karşın,
konu ve içerik bakımından Türk edebiyatında bir yenilik oluşturuyordu…”

“Genç adamın yetenekli bir yazar olduğu, daha ilk satırlarından anlaşılıyordu.
Hikâye basıldı. Sabahattin Ali’yle tanışmamız böyle başladı…”
Bir gün babasının hizmet eri küçük bir kuş yakalayıp eve getirir. O sırada Sabahattin Ali dokuz, kardeşi Fikret altı yaşındadır. iki kardeş arasında bir tartışma başlar. Anne ve babası görünmeden tartışmayı dinler. Sabahattin Ali kuşun hemen salıverilmesini, Fikret ise kafese konmasını istemektedir. Tartışmanın ortasında Sabahattin Ali kuşu serbest bırakır ve ağlayan kardeşine avluda cıvıl cıvıl kaynaşan serçeleri göstererek “kafeste böyle oynaşıp ötemezler ki” der
Sevengül Sönmez
Sayfa 119 - Çocukluğu, YKY
“Huyum kurusun, bir diksiyon yanlışı yakaladım mı düzeltmeden duramam”... Sabahattin Ali bu özelliğinden ötürü, “Ali’ye bana fena içerliyor. Karıkoca ağız tadıyla kavga edemiyoruz. Kavganın en can alıcı yerinde tutup diksiyon yanlışlarını düzeltiyorum” diyerek kendi kendine alay etmekten de geri durmaz.
Filiz Ali : Ay başında maaşını alır almaz ilk iş Ulus'taki Akba Kitabevi'ne giderdi. Bu kitap alma ve bakma şenliğine bazen ben de katılırdım. Beni çocuk kitapları bölümüne salar 'sen istediklerini seçedur' diye kendi halime bırakırdı. Bizim bu kitapçı serüvenimiz en az iki saat sürerdi.
464 syf.
·Beğendi·9/10
Sabahattin Ali'nin benim için özel bir yeri vardır. Türk edebiyatına ilgi duymamı ve barışmamı sağladığı gibi yazdıklarını okudukça, yaşamına dair birikim yaptıkça yeri daha da pekişti. Sadece bir yazar değildir Sabahattin Ali benim için, ileri görüşlü bir aydın, bir düşünür ve hepsinden öte müthiş bir gözlemcidir ve bu gözlemlerini yine muhteşem bir dil ile aktarabilmiştir. Ne yazık ki sıkıntılar ile geçen ve erken bir şekilde sonlandırılan yaşamı daha nice eserlerinden bizleri mahrum bırakmıştır. Onun eşine ( yazıldığı dönemde nişanlısı ) yazdığı aşağıdaki mektup sanki insanlığa yazılmıştır ve duygu ve düşünceleri itibari ile benimle fazlaca örtüşmektedir.

28/02/1935
Herkeslerden sevgili Aliye,

İnsanların hepsi bir değildir. Senin anlattığın Selma'nın nikahlısı gibi insanlar da bulunur. Viyolensel hikayesindeki gibi insanlar da. Ben kendim iyi insan olmağı isterim, fakat kötü olanlara da hayretle bakmam. Hatta kızmam bile, ancak kötülükleri bana taalluk ederse kendimi müdafaa ederim. Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki, insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır.Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olamayacağına, hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek, kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır. İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız. Hayatta en büyük vazife ve saadet olarak şunu almak lazımdır; Bize yakın veya uzak bütün insanlara yardım etmek, bütün insanların iyiliğine çalışmak... Aliye, benim altın kalpli Aliyeciğim, bu hususlarda ne kadar beraber olduğumuzu bilerek sana bunları yazıyorum. Mektupların senin göğsünde ne kadar temiz ve insan bir kalbin çarptığını bana gösteriyor, bu kalp bundan böyle benimki ile beraber çarpacağı için dünyanın en bahtiyar insanıyım.

Mektubunu bekler, güzel gözlerinden hasretle öperim.

Sabahattin Ali
Sabahattin Ali'yi anlatan en kapsamlı araştırma kitabı. Sunay Akın "Geyikli park" adlı kitabında, Sabahattin Ali'nin adının "Alı soyadının olduğunu söylemiştir. YANLIŞ! Ali, Sabahattin Ali babasının ön adı, babasının adını soyadı olarak almak istemiş, isimler soyadı olarak alınamadığı için o dönemde, soyadını"ALI" olarak almış, ama bu soyadını hiç kullanmamıştır. Esas soyadı "Şenyuva" Sunay Akın'ı ve Türkiye iş bankası kültür yayınlarını editörlerinden dolayı kınıyorum! O kadar kâğıt, mürekkep harcanıyor,telif ödeniyor, bir de böyle araştırmadan, alalede yazmıyorlar mı!... Yazık, kesilen ağaca kâğıda, verilen telife yazık! Sabahattin Ali hakkında, gerçek, en kapsamlı araştırma kitabı Sevengül Sönmez tarafından hazırlanan bu, "A'dan Z'ye Sabahattin Ali"
464 syf.
·Beğendi·9/10
sabahattin ali yi tanıyacağınız en iyi kaynak bana göre.Türkiye tarihinde başarılı yazarlarımızın neden erken öldükleri ya da suikaste kurban gittikleri soru işareti mi hala ? diye düşündüren kitap. Kitabın 2. kısmında sevdiğimiz kitaplarına ait incelemeleri ise başarılı buldum
464 syf.
Son zamanlarda yazdıklarından Kürk Mantolu Madonna arkadaşları tarafından, "fazla romantik, anlamsız bir yapıt olarak eleştirildi. Şöyle yanıtladığını anımsıyorum, "Ne yapayım, bu eser benim kafamın içinde yıllar öncesinden hazırlanmıştı, yazıya dökmemek imkansızdı." bu cümle den kitapla ilgili düşünmek istediğiniz herşeyi alabilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sevengül Sönmez
Unvan:
Türk Editör ve Yazar
1998’den bu yana, Cumhuriyet Kitap, Radikal Kitap, Kitaplık, Virgül, Varlık gibi dergilerde yazıları yayımlanıyor. YKY için Sait Faik’in bütün eserlerinin editörlüğünü yaptı, Sait Faik’in mektuplarını "Karganı Bağışla" adı altında yayımladı. Sabahattin Ali’nin bütün eserlerinin eleştirel basımını Delta serisinden yayımladı ve mektuplarını "Hep Genç Kalacağım" adıyla bir araya getirdi. Sabahattin Ali’nin öykülerinden oluşan seçkisi de "Kamyon" adıyla yayımlandı. İthaki Yayınları için Kemal Tahir’in yayımlanmamış öykülerini kitaplaştırdı. Everest Yayınları için Melih Cevdet Anday’ın bütün eserlerini ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eserlerinin sadeleştirilmiş basımlarını hazırlamaktadır.
Halen Bilgi Üniversitesi’nde edebiyat arşivi yöneticiliği yapmakta ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde ders vermektedir.

Yayımlanmış kitapları: A’dan Z’ye Sait Faik (YKY, Şubat 2007) A’dan Z’ye Sabahattin Ali (YKY, Temmuz 2009) İstanbul’un 100 Ailesi (2010)

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 37 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 59 okur okuyacak.