Talip Apaydın

Talip Apaydın

Yazar
8.8/10
58 Kişi
·
133
Okunma
·
21
Beğeni
·
2.381
Gösterim
Adı:
Talip Apaydın
Unvan:
Yazar, Şair
Doğum:
Ankara, 1926
Ölüm:
Altındağ, 28 Eylül 2014
Polatlı’ya bağlı Ömerler Köyü’nde doğdu. İlk eğitimini Beypazarı’nda yaptı. Daha sonra Çifteler Köy Enstitüsü (1943) ve Gazi Eğitim Enstitü­sü Müzik Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı.
Günümüz yazarlarındandır. İlk şiir ve hikâyelerini Köy Enstitüleri Dergisi’nde yayınladı (1945-1946). 1948-1950 yıl­ları arasında Yücel, Varlık, Edebiyat Dünyası, Fikirler, İme­ce, Yeni Ufuklar vs. gibi dergilerde çıkan hikâyelerinden sonra romancılığa başladı. Eserlerinin hemen hemen hep­sinde vaktiyle Köy Enstitüleri’nde benimsetilmiş köy anla­yışına uygun klişe anlayışı işier. Bu kitaplarda köy daima sefil ve sömürülmüştür. Köylü câhildir, hurafelere inanır. Müsbet hiçbir davranışları yoktur. Bu toplumda tak iyi in­san köy öğretmenidir. Öğretmen, köylüyü eğiterek modern ve taık hâle getirmeye uğraşır. Eserlerinde Yaşar Kemâl, Kemâl Tahirve Orhan Kemâl’in etkisi görülür.
Şiir kitabı: Susuzluk (1956).
Hikâye kitapları:
1. Ateş Dü­şünce (1967), 2. öte Yandaki Cennet (1972), 3. Koca Taş (1974), 4.0 Güzel İnsanlar (Çocuklar için hikâyeler, 1978), 5. Yolun Kıyısındaki Adam (1979), 6. Duvar Yazılan (1981), 7. Kökten Ankaralı (1981), 8. Yangın (Çocuklar için, 1981).
Ro­manları:
1. Sarı Traktör (1958), 2. Yarbükü (1959), 3. Emmtog-lu (1961), 4. Ortakçılar (1964, 1974), 5. Ferhat ile şirin (Halk için roman, 1965), 6. Toprağa Basınca (Çocuklar İçin, 1966), 7. Define (1972), 8. Yo* Duvar (1973), 9. Toz Duman İçinde (1974), 10. Tütün Yorgunu (1975), 11. Kente İndi Idris (1981), 12. Vatan Dediler (1981).
Hâtıraları:
1. Bozkırdaki Günler (1952), 2. Karanlığın Kuvveti (1967J.
Tiyatro eseri: Bir Yol (1966).
Radyo oyunu: 1. Yapılar Yapılırken, 2. Otobüs Yarışı (Basılmadı).
Canlı konuşacaksın arkadaş, canlı! Haklıysan hatta, bağıracaksın. Boyun eğen insan, yalvaran, miskin insan bu çağın adamı değildir. Hakkını tırnaklarınla koparıp alacaksın. Kimseden korkmak, çekinmek yok. Biz yüzyıllardır kula kul olmuş bir milletiz. Bundan kurtulacağız, bu kabuğu kıracağız artık. İnsanlar eşittir. Kimse kimseden daha üstün değildir. Bunu kafalarımızın ortasına yerleştireceğiz. Konuşmalarımız, davranışlarımız, çalışmalarımız ona göre biçimlenecek. Kendimize güveneceğiz ve kendisine güvenilir insan olacağız!
Ormandan geçtiler. Ağaçlar, çayırlar, akarsular ne güzeldi. Hiç farkında olmadı. Şöyle bir bakmak aklına gelmedi. Kendi karanlığına gömülmüştü.
Talip Apaydın
Sayfa 97 - Literatür Yayınları 1.Baskı Ekim 2007
Bana öyle gelirdi ki şu köyün evlerini, sokaklarını ip çekip yeniden kuralım, insanların kafası değişiverecek. Bu eğri büğrülük, bu plansızlık insanların kafasını bulandırmış, dolaştırmış. Göremez, anlayamaz etmiş. İyiyi kötüden ayırt edemez olmuşlar. Yılanın deri değiştirmesi gibi insanımızı bu ilkellikten birden alıp çıkarmak gerekiyor.
Sen şehirlilerin huyunu bilir misin?

— Yook, ne huyu?

— Dinle öyleyse. Şehirlilerin bir âdeti vardır. Karı ile koca önceden konuşur anlaşırlar. Eğer ikisi de razı gelirlerse evlenirler, anladın mı?

— Neymiş razı oldukları şey?

— Gündüz erkek karının emrinde olacak, gece de karı erkeğin.
Bölgedeki köylerin çoğu orman kıyısında, orman içinde kurulmuştu. Özellikle Sivas iline hudut olan Dumanlı dağlarına yaslanmış köylerimiz gürgen, çam, meşe ormanları ile çevrili idi. Ekilir toprakların azlığı, nüfusun gittikçe artması gözle görülür hızda orman bozumunu getiriyordu. Köylere giderken atımın üstünde hemen her gün görürdüm, habire ağaç diplerler, tarla açarlardı. Bazan bir iki ay önce orman olan bir düzlüğü şimdi tarla haline getirilmiş ekin ekilmiş bulurdum. Üzülüyordum bu işe. Ben ki yolun kıyısındaki ağaçlardan atıma dokunmak için küçük kamçı kesemezdim, yazık olur diye. Öyle bir ağaç sevgim vardı. Köylüler ise baltalarla, kazmalarla saldırıyorlardı ormana. Durmadan azaltıyorlardı. Yeşil giysili orman bakım memurları, cakalı orman mühendisleri önleyemiyordu bu gidişi. Halk arasında türlü söylentiler dolaşırdı üstelik. Rüşvetler, paralar, ziyafetler… Yoksul köylüler sık sık mahkemelere düşerdi. Bir eşek yükü kaçak odun için aylarca gider gelirlerdi. Oysa kentli kereste tüccarlar, kamyonlarla ya da Tozanlı çayının coşkun aktığı aylarda su üstünde sürdürerek yüzlerce ton keresteyi indirirlerdi kente. Bu konuda da söylentiler çıkardı. Aynı alım belgesiyle önce ırmaktan indirtti, sonra kamyonlarla bir daha taşıttı. Ya da falanca bey elli ton kereste işlemi yaptırdı, aylardır çeke çeke bitiremedi. Hangi elli ton, iki yüz elli tondan az gittiyse ben adam değilim… Nasıl saptayacaksın, hiç anlaşılmazdı işin iç yüzü. Bizler sadece şunu görürdük, ormancılar da bizim gibi devlet memuruydu ama bizim rüyamızda göremeyeceğimiz denli para harcarlardı. Kentin en lüks lokantasının önünden ne zaman geçsek, pencerelerden görürdük, içerde birileriyle kafa çekerlerdi. Olan ormana oluyordu elbet. Dumanlı ormanları hızla eriyordu.
211 syf.
·9 günde·8/10
çalışmanın, üretmenin ve bunlardan keyif almanın güzelliğini, köylü halkın bilinçlendirilmesi mücadelesini ve bu mücadeleyle çıkarları ters düşen gerici, sözde yurtseverlerin hikayesini anlatan basit ama vurucu bir kitap.

çok zorlu şartlarda, savaş ekonomisinde, binbir emekle sıfırdan kurulup, tam mezun verme aşamasındayken birilerinin tekerine çomak soktuğu için kapatılan köy enstitülerinin hazin hikayesi, süreci baştan sona yaşayan bir köylü çocuğunun ağzından anlatılmış. kitabı okurken, bu rüya gerçek olsaydı, ne kadar ileride olurduk diye düşünmeden yapamıyorsunuz.

köy enstitüleri projesi gericiler tarafından engellenmeyip, yurt sathında hayata geçirilebilmiş olsaydı, bugün gelişmişlik bazında kim bilir hangi seviyede olacaktık?
147 syf.
" Bu dünyaya hep diş sıkmaya mı geldik ? Olursa olur, olmazsa koyver gitsin. "

* Tütün Yorgunu, Apaydın'ın kaleminin ne kadar ince olduğunu gösteriyor. Toplumsal roman severlerin ilgisini çekecek içten bir yapıt.
194 syf.
·10/10
İlk okuduğum "çok sayfalı" romandı... Kaç yaşımdaydım hatırlamıyorum bile. Abimin benim için aldığı nadir hediyelerden biri. :) birden hey gidi günler diyesim geldi. Belki de hikayede anlatılan gibi bir yerde büyüdüğüm için. :/
211 syf.
·Beğendi·8/10
Köy enstitüleri ile ilgili yanlış bilinen birçok bilginin açığa çıkarılabilmesi için mutlaka okunması gereken bir kitap. Özellikle öğretmen arkadaşlara mutlaka okumasını tavsiye ediyorum. İyi okumalar.
211 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Çok etkileyici bir anı kitabı.
Talip Apaydın 1938'den başlayıp Köy Enstitüleri kapatılana kadar yapılan yenileşme hareketini içtenlikle, bir sohbet havasında sunmuş okura.
Bu ülkenin başına gelen en başarılı MEB Hasan Ali Yücel'in ve Hakkı Tonguç'un Köy Enstitülerini yaratma ve yaşatma çalışmaları uzun uzun anlatılmış. Neler yok ki bu kitapta?
Her türlü zorluğa, tek başlarına kalışlarına rağmen Köy Enstitülerinden mezun olanların ne kadar nitelikli birer insan olarak yetiştirildiği,
Haklının ezilenin sömürülenin her zaman yanında olmaya ve onları uyandırmaya çalışmaları,
Bir öğretmenin bir öğrenciye öğreteceği şeyin hayatını idame ettirirken ona lazım olacak temel ihtayaçlarına dair olması, bu ihtayaçlarını nasıl gideceklerini öğretmesi gerekliliği,
Sadece bina inşaat etmek;kendi meyvesini ,sebzesini ekmek-yetiştirmek; hayvancılık yapmak; temizlik yapmak; yemek pişirmek; örgü örmek vb. ile sınırlı kalmayıp edebiyat, müzik, sanat yönünden de nitelikli birer insan olarak yetiştirilişleri,
Bu öğrencilerin vatan sevgisi, insan sevgisi, köy sevgisi...
Kendi ellerimizle ve çabamızla bir eğitim devrimi yapıp sonra tekrar kendi ellerimizle yıkışımız!
Okuyun, okutun! Eğitim neferlerini onurlandırın!
218 syf.
·Puan vermedi
Talip Apaydın, Kente İndi İdris adlı romanında içinde bulunduğu geçim sıkıntısı sebebiyle İdris'in , köylüsü Kara Ömer'in şehirdeki yaşantısı hakkında anlattıklarına özenerek, onun gibi rahat, refah dolu bir yaşayışa ulaşabilmek amacıyla köyündeki tüm arazisini ve hayvanlarını satarak, annesinin karşı çıkmasına karşın, ailesiyle birlikte göç etmesi ve beraberinde burada yaşadıkları iş bulma sıkıntısı, barınma problemleri konu edilir.
194 syf.
Köylü bir gencin traktör tutkusunu anlatan onun dışında pek bir olağanüstü yanı bulunmayan eser. Köy hayatı ve insanları üzerindeki tasvirler başarılıydı ancak pek de beklenti içine girilecek kitap değil
194 syf.
·Beğendi·8/10
Özeler köyünden Arif adında genci kendi dünyasını kurma çabası.Onun dünyasının en ulaşılmazı elbette sarı traktör.Kimi zaman yavuklusu sürmeli Emine'den bile önce gelen sarı traktör.
211 syf.
Her gencin okumasi gereken ve koy enstitulerinin ne sartlar altinda kurulmus oldugunu, ogretmenlerin yasadigi zorluklari, inanci, adanmisligi, en onemlisi de caliskan olmayi ogutleyen yegane kitaplardan. Ani olarak yazilsada kendinizden ve hayallerinizden cok benzerlik bulacaginiz sevdigim bir kitaptir. Tesekkurler Talip bey.
194 syf.
·Puan vermedi
Kitap oyku tadinda fakat basit bir konusu olan, Arif in bir traktor hayaliyle yanip tutustugunu, traktorden baska bir sey dusunmedigini anlatan ve traktor konusunun disina cikamayan bunun disinda koyde her hangi olagan ustu bir sey yasanmayan bir kitap. Benim beklentimi karsilamadi acikcasi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Talip Apaydın
Unvan:
Yazar, Şair
Doğum:
Ankara, 1926
Ölüm:
Altındağ, 28 Eylül 2014
Polatlı’ya bağlı Ömerler Köyü’nde doğdu. İlk eğitimini Beypazarı’nda yaptı. Daha sonra Çifteler Köy Enstitüsü (1943) ve Gazi Eğitim Enstitü­sü Müzik Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı.
Günümüz yazarlarındandır. İlk şiir ve hikâyelerini Köy Enstitüleri Dergisi’nde yayınladı (1945-1946). 1948-1950 yıl­ları arasında Yücel, Varlık, Edebiyat Dünyası, Fikirler, İme­ce, Yeni Ufuklar vs. gibi dergilerde çıkan hikâyelerinden sonra romancılığa başladı. Eserlerinin hemen hemen hep­sinde vaktiyle Köy Enstitüleri’nde benimsetilmiş köy anla­yışına uygun klişe anlayışı işier. Bu kitaplarda köy daima sefil ve sömürülmüştür. Köylü câhildir, hurafelere inanır. Müsbet hiçbir davranışları yoktur. Bu toplumda tak iyi in­san köy öğretmenidir. Öğretmen, köylüyü eğiterek modern ve taık hâle getirmeye uğraşır. Eserlerinde Yaşar Kemâl, Kemâl Tahirve Orhan Kemâl’in etkisi görülür.
Şiir kitabı: Susuzluk (1956).
Hikâye kitapları:
1. Ateş Dü­şünce (1967), 2. öte Yandaki Cennet (1972), 3. Koca Taş (1974), 4.0 Güzel İnsanlar (Çocuklar için hikâyeler, 1978), 5. Yolun Kıyısındaki Adam (1979), 6. Duvar Yazılan (1981), 7. Kökten Ankaralı (1981), 8. Yangın (Çocuklar için, 1981).
Ro­manları:
1. Sarı Traktör (1958), 2. Yarbükü (1959), 3. Emmtog-lu (1961), 4. Ortakçılar (1964, 1974), 5. Ferhat ile şirin (Halk için roman, 1965), 6. Toprağa Basınca (Çocuklar İçin, 1966), 7. Define (1972), 8. Yo* Duvar (1973), 9. Toz Duman İçinde (1974), 10. Tütün Yorgunu (1975), 11. Kente İndi Idris (1981), 12. Vatan Dediler (1981).
Hâtıraları:
1. Bozkırdaki Günler (1952), 2. Karanlığın Kuvveti (1967J.
Tiyatro eseri: Bir Yol (1966).
Radyo oyunu: 1. Yapılar Yapılırken, 2. Otobüs Yarışı (Basılmadı).

Yazar istatistikleri

  • 21 okur beğendi.
  • 133 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 66 okur okuyacak.