Giray Fidan

Giray Fidan

YazarÇevirmen
7.7/10
3.707 Kişi
·
18,8bin
Okunma
·
16
Beğeni
·
1.140
Gösterim
Adı:
Giray Fidan
Unvan:
Türk Doçent Doktor, Yazar, Çevirmen
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1980
Giray Fidan (1980-): Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi Sinoloji Bölümü’nde lisans, yüksek lisans ve doktorasını tamamladı. Pekin Dil ve Kültür Üniversitesi ve Min Zu Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Princeton Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Halen Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Karşı saldırıdan sonra mermi isabet etmiş olan saatini, Türk- Alman ittifak ordusunun komutanı Liman von Sanders' e hediye etti. Kemal' e hayran olan bu Alman komutan da bunun üzerine kendi saatini bu kahramana hatıra olarak verdi. Ayrıca çok geçmeden Kemal' in, kendi yerine komutan olarak atanmasını tavsiye etti.
" Bu eşi görülmemiş büyük bir zaferdir!"
" Türklerin az rastlanır askeri dahisi!"
Giray Fidan
Sayfa 36 - Kopernik
"VATANIMIZIN SON GÜNÜ YAKLAŞMAKTA. MUTLAKA BURADAN GİTMELİ, BAŞARISIZ SIYASETE BİR SON VERMELİ VE ÜLKEMİZİ BAĞIMSIZLIĞA KAVUŞRURMALIYIZ. BUNUN İÇİN KENDİMİZİ FEDA ETMEKTEN DE KAÇINMAMALIYIZ. "
Giray Fidan
Sayfa 39 - KOPERNİK
Osmanlı bu imtiyazları bağışlayarak savaşmadan diplomasi ve ticaret yoluyla İspanya'ya karşı büyük bir zafer elde etmiş oluyordu. öyle ki Venedik bile haçlı ittifakı ndan çıkarak eski ticaretini yapabilmek için osmanli ile barış yapıyordu. nihayet 1585 te İspanya'da Osmanlı ile barış yapar. (İnalcık,2009.s169-171)
Kang You Wei, 1858 yılında Çin’in Guang Dong eyaletinde dünyaya gelmiş ve 1927’de Çin’in Shan Dong eyaletinde hayata gözlerini yummuş Çin’in 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başı en önemli düşünce ve devlet adamlarından biridir...
...Bu çalışmada Kang You Wei’in İstanbul izlenimlerini aktardığı “Türk Seyahatnâmesi” dışında, İstanbul’dan ayrıldıktan sonra kaleme aldığı “Türk Seyahatnâmesi Önsözü” ve “Türklerin Zayıflaması” adlı yazıları da bulunmaktadır.
... Kang’ın seyahatnâmesi bize son dönem Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili ilginç bilgiler ve tespitler sunmaktadır. Kang’ın eseri Osmanlı ile benzer bir kaderi paylaşan Çin’den gelen önemli bir şahsiyetin Osmanlı’ya bakış açısını ortaya koymakta ve Osmanlı’nın son döneminde Çin’den nasıl görüldüğü ve algılandığını yansıtmaktadır.
Giray Fidan
Çinli Düşünür Kang You Wei’in Türk Seyahatnâmesi, Yeditepe Yayınevi, [1. Baskı Nisan 2013] ISBN: 978-605-5200-17-6
Çin in dünya nizamı anlayışının bir parçası olan "Haraç Sistemi" Çin'in kültürel merkez olma iddiası ve üstünlük anlayışının bir ürünüdür. Bu hiyerarşik sistemde, bağımlı devletler üstün Çin kültürü tarafindan çekilir ve kendi istekleriyle Çin'e haraç gönderirlerdi. Bunlar genellikle söz konusu ülkenin kendi ürettiği şeylerden olurdu. Çin imparatorunun yüceliğini göstermek için de gelen heyetler Çin'den, getirdiklerinden kat kat daha değerli Çin mallarıyla ülkelerine geri dönerlerdi. Yabancıların haraç getirmesi sayesinde, Çin onların uygarlaşmalarını ve Çin'e saldırmamalarini sağlamaya çalışmaktaydı. Haraç Sistemi', böyle bakıldığında Cin'i yabancı saldırılarından koruyan bir savunma mekanizması
gibi işlemekteydi. Bağımlı ülkeler Çin'in takvimini kullanırlar ve hukümdarları Çin imparatoru tarafindan onaylanırdı.
80 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Sizce savaşmak nedir?

İki farklı milletin toprak, hammadde gibi şeyler yüzünden askerlerle bir meydana gelip birbirlerine bilimum silahlar ile saldırması mıdır?

Ya da
İki devlet başkanının, yöneticisinin birbirlerine sözlü hakaretler, tehditler savurması mıdır?

Ya da
İkinci Dünya Savaşı'nda ABD'nin Japon sivillerinin üzerine iki tane nükleer bomba atması mıdır?

Ya da
İki zıt görüşte olan insanların yoğun bir şekilde tartışması da savaşmaya girmez mi?

Bu "ya da" ları daha da çoğaltabiliriz. Çünkü birçok biçimde savaş var.

Milattan Önce 6. Yüzyılda yazılmış olan bu eser öncelikle o dönemdeki savaşları incelemiş olan Sun Zi'nin, savaşlarla ilgili stratejik olarak öneriler veren bir eseridir.

Şimdi diyenler olacak;
"Yahu tamam, taa o dönemde yazmış etmiş ama bizim dönemimizde ne etkisi olacak ki ve hem savaş kötü bir şey değil mi, bir de onun sanatı mı olacak?"

Öncelikle şunu söyleyeyim insanoğlu varolduğundan beri bir şeyler için savaşmaktadır ve bu biçim değiştirerek insanoğlu yok olana kadar devam edecektir. Bundan kaçış yok! Tabi bu savaşlar eskisi gibi; "Hurraaa! diye saldırmak" gibi değil. Ateşli ve kimyasal silahlar bulunduğundan beri savaşın biçimi epey değişti. "Nerede o eski savaşlar" dedirtmedi değil. Sadece meydan savaşları değil, bir cahille tartışmak bile bir tür savaşa girer.

İkinci olarak;
Evet, savaş kötü bir şey. Günümüzde masum insanlar katlediliyor, din mezhep savaşları halen oluyor bu örnekler de arttırılabilir. Ancak bunlar savaş değil düpedüz katliama girer. Ama bu eserde düşüne düşüne okursanız birçok sosyal ve iş alanında işinize çok yarayacak...

Öncelikle böyle bir strateji (belki kişisel gelişim) kitabını kimler okumalı?
İş hayatında olan herkes, yöneticiler, tarihe ilgi duyanlar, felsefeye ilgi duyanlar, sosyal hayattan vazgeçemeyenler ve daha fazlası rahat rahat ve irdeleye irdeleye okumasını tavsiye ediyorum.

Şu söze de değinmeden geçemeyeceğim.
Her ne kadar fizikî savaşlar olsa da en önemlisi cehaletle olan savaştır...

Son olarak da şunu söylemek isterim.
Savaşlarda kesin bir kazanan yoktur, çünkü her iki taraf da ekonomik yönden olsun, verdiği kayıplar olsun ikisi de kaybeder.
53 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Öncelikle söylemeliyim ki kitap şahane!
Evet kitap ince ama emin olun çoğu kitaptan daha fazla içeriğe sahip ve yavaş yavaş okumanızı tavsiye ederim, çünkü o kadar iyi anlatıyor ki her sayfada mutlaka altını çizdiğiniz bir yer oluyor....
Her komutanın bence okuması gereken bir kitap...
Ve bizlerin de çünkü savaş sadece askerler de olmuyor bizde savaşlar veriyoruz bunu düşünerek okursak kitap bir kişisel gelişim gibi de algılanabilir.
Ayrıca dikkatinizi sadece kitaba vererek okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Keyifli okumalar şimdiden.

“Düşmanı yendikçe güçlenmek buna denir”

“Bu nedenle askerlikte esas olan galibiyettir, oyalanmak değil!”


“En iyisi savaşmadan boyun eğdirmektir.”


“Hızın rüzgar gibi, yavaşlığın orman gibi olmalı. Ateş gibi saldırıp yağmalamalı, dağ gibi kıpırdamaz olmalı. Karanlıklar gibi bilinmez, hareketin yıldırımlar, şimşekler gibi olmalı.”

Kitaptan bir kaç alıntı bıraktım okumanızı şiddetle tavsiye ederim :)


İncelememi okuduğunuz için teşekkürler...
80 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Hasan Ali Yücel klasiklerinden olan Savaş Sanatı eseri 80 sayfadan oluşmaktadır.Sun Zi dil olarak sade ve akıcı konu olarak ise iki bin yıl önce yaşamış bir komutanın dilinden yazılmış bir eser.Komutanın savaşlarda nasıl tedbirler aldığı ve hangi taktikler kullandığı anlatılmaktadır.Binlerce yıllar öncesi olmasına rağmen işe yaracak ve yararlı taktikler bulunduruyor.En beğendiğim alıntı ;
“Zira insan,tabiatı gereği zora düşmedikçe yeteneklerini hakkıyla ortaya koyamaz.”
Kitabı öncelikle kutsal görevleri yapan Mehmetçiklerimizin okumasını tavsiye ederim
53 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Yarım saat inceleme yazdıktan sonra, küçücük bir hatayla tüm yazdıklarınızın silinip gitmesi... Sakinim. Neyseki daha önceden de tecrübe ettiğim gibi, ikinci kez yazılan yazının ilkinden daha iyi olduğunun bilincindeyim (avuntu değil, vallha bak.)

Lao Tzu-Savaş Sanatı

Savaşın Sanatı olur mu? Uzak doğunun Dövüş Sanatlarının altında yatan felsefeyi anlayanlar için, evet. Savaşı gerekmedikçe cinayet olarak görenler için, evet. Freud' un saldırganlık - cinsellik dürtüsü doktrinini, aslında sağlam bir zemine oturtursak, Tarih'i, dönemi içinde değerlendirmeyi de tarihsel "yöntemler" olarak kabul edersek savaşın da teknik, taktik, strateji, plan, hazırlık, uygulama ve sonuçları çerçevesinde ele alırsak, savaşı da sanat olarak görebiliriz. Zira 2500 yıl önce yazılan bu kitap, malzemesini de o dönemdeki olaylardan alacaktır.

Savaş Sanatı, hala ülkelerin askeri okullarında( Türkiye dahil), şirket politikalarında felsefi temel olarak öğretilir.

Benim asıl dikkatimi çeken nokta, Savaş Sanatı doktrinini hangi sisteme koyarsanız koyun o sisteme uyum göstermesidir. Maddenin canlı cansız diye ayrıldığı bir dönemde modern atom teorisinin babası İngiliz John Dalton çıkıyor ve kulağınıza Atom diye fısıldıyor. Atomu nereye oturtursanız oturtun. Kuantum mekaniğinin Okan Bayülgeni ne hale soktuğunu biliyorsunuz(Uykusuzlar Kulübü.) : )

Demem o ki kitabı okuduğunuz zaman savaşla ilgili bir doktrin yazıyor mesela madde madde ve siz o maddeyi, ilgi alanınıza göre uyarlayabiliyorsunuz. Maymuncuk gibi her kilidi açıyor. 2500 yıl sonra bile şirket politikalarına yön verebiliyorsa bence bunun tek cevabı da budur. Maymuncuk :)

Savaş doktrini ile sevgilinizi anlayabiliyorsunuz, savaş doktrini ile ekonominizi düzeltebiliyorsunuz, aynı doktrinle psikolojik ihtilafa düşmeden çözüm üretiyorsunuz. Ne kadar ironik değil mi?

Uzun lafın kısası özlülük açısından yaşamsal bir formül gibidir Savaş Sanatı. Lao Tzu, bu formülü bir insan olarak yine insandan almış. Gözlem yeteneği sayesinde insan davranışlarını inceleyerek öğretilerini evrenselleştirmiş ve sistematikleştirmiş. Bizi de kendisine hayran bırakmış.

~~Şiddetle tavsiye ediyorum ~~
~~Keyifle okuyunuz, kitapla kalınız~~
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Herkese merhaba, askeri konular ilginizi çekiyorsa giriş için mükemmel bir kitap olabilir. Milattan önce kaleme alınmış bir kitap olmasıyla beraber harika öğütlerde bulunulmuş, askeri mecralarda ders olarak okunabilecek niteliğe sahip diyebiliriz.

Kitapta ise genel olarak komutanlara, hükümdarlara önerilerde bulunulmuş, saldırıdan, savaş durumunda arazi kullanımından, harekatın nasıl gerçekleşmesi gerektiğinden, casusların nasıl yönlendirilmesine kadar hoş bilgiler verilmiştir. Savaşlara ilgisi olanların muhakkak okumasını öneriyorum.
53 syf.
·2 günde·6/10 puan
Çin edebiyatına ait bir klasik. Savaş taktikleri içeren bir eser.
Savaşa dair bilmeniz gereken her türlü bilgiye yer verilmiş. Dünya üzerinde de önemli kişisel gelişim kitaplarından biri olarak kabul görmüş bir eser.
43 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Sun Tzu, Çinli Askeri komutan, MÖ 544 yılında doğmuştur. Asıl adı, Sun-Tzu, Sun-Wu, Sun-Zi’dur. Adının anlamı ‘ustanın güneşi’dir. Sun Tzu, Savaş Sanatı prensiplerini belirlerken, kendi döneminde yaşadığı olaylardan esinlenmiş ve, 384 savaş prensibi, o günden bugüne değerini kaybetmemiştir. "Dostlarını kendine yakın tut, düşmanlarını daha da yakın." Kitapta komutan ve hükümdarlara önerilerde bulunulmuş, "Başkasını ve kendini bilirsen, yüz kere savaşsan tehlikeye düşmezsin; başkasını bilmeyip kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de başkasını bilmezsen, her savaşta tehlikedesin." ayrıca saldırı, savunma, geri çekilme, savaş anında(öncesi ve sonrasında da) arazinin nasıl kullanılması gerektiğinden, harekatın nasıl yapılması gerektiğinden, casusların yönlendirilmesine kadar bilgiler verilmiş ve eklenmiştir: "Mükemmellik her savaşta çarpışarak kazanmak değildir. En iyi strateji savaşmadan kazanmaktır." Kitap 13 bölümden oluşur:
1. Hesaplama
2.Savaş
3.Taktik Saldırı
4.Duruş(Konuşlanış)
5.Güç(Vaziyet)
6.Zayıflık - Güçlülük
7.Harekât
8.Dokuz Değişken:Binbir Olasılık
9.Orduyu Harekete Geçirme(Yürüyüş)
10.Arazi
11.Dokuz Arazi
12.Ateşle Saldırı
13.Casus Kullanma
Günümüzde Sun-Tzu Savaş Sanatı prensipleri başta ABD olmak üzere, birçok ülkenin Harp Akademileri’nde ders kitabı olarak okutulmaktadır. "Fikirlerini doğru uygula ve doğru bildiğinden şaşma." Kitap savaş stratejileri üzerine yazılmış olsa dahi yaşadığımız toplulukta rekabetin olduğu birçok çalışma şartlarında da geçerli olabilecek stratejilere sahiptir. "Mücadeleden korkma, başarı cesaret ve hazırlık ister."
Mutlaka okunması ve okutulması gereken bu kitabı herkese tavsiye ederim.
53 syf.
·1 günde·Beğendi·5/10 puan
Savaş Sanatı
Yaklaşık 3.000 yıl önce yazılmış bir askeri taktik kitabı. Niye okudum diye sorarsam adını o kadar çok duydum ki, okuyan arkadaşlarım o kadar çok gözümün içine soktu. Yapacak birşey yok deyip başladım okumaya. Zaten kısacık birşey. Gerekli mi diye sorarsanız, bence değil. Elimizde ki en değerli şey olan zamanı böyle kolay harcamamalı.
-''Dostlarını kendine yakın tut, düşmanlarını daha da yakın!''
Eserde 384 tane savaş teorisi yer alıyor.
Kitabın temel prensibi için söylenense , “Gerçek zafer,savaşmadan kazanılan zaferdir.”
Birçok harp okulunda hala ders olarak okutuluyor.
Umarım insanlar savaşı sanat olacak değil de barışı sanat olarak ele alırlar.
Keyifli okumaklar...
53 syf.
·9/10 puan
Her savaşı kazanmak en iyi senaryo değildir; en ideal senaryo, düşmanınızı savaşmadan püskürttüğünüz senaryodur. İkna edici bulduğum diğer teori, zeki bir dövüşçünün adamlarını akıllıca seçeceği ve mevcut duruma nasıl getireceğini bileceğidir.
Savaş Sanatı 13 bölümden oluşuyor ve her bölüm savaşın farklı yönlerini açıklıyor. Bu eski Çin kitabının hala uygulanabilir olması şaşırtıcı. Savaşla ilgili farklı stratejiler hakkında inanılmaz fikirler veriyor. İçerdiği bilgiler sadece savaşla sınırlı değil, hayatın her aşamasında çok faydalı olabiliyor: Çok başarılı bir yaşamda, savaşlarda ve ilişkilerde kazanma stratejilerini anlatıyor.
Sun Tzu'ya göre savaştan kaçınmak, yıkıma ve acıya neden olduğu için birincil odak noktası olmalı, ancak kaçınılmazsa, bu kitap savaş alanında düşmanlarınıza karşı nasıl avantaj elde edeceğiniz ve savaşı nasıl kazanacağınız konusunda harika bir fikir veriyor.
Kitabı okurken kendimi salt savaş için eğitilen üst düzey bir savaş generali gibi hissettiğimi belirtmeden geçemeyeceğim:)

Yazarın biyografisi

Adı:
Giray Fidan
Unvan:
Türk Doçent Doktor, Yazar, Çevirmen
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1980
Giray Fidan (1980-): Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi Sinoloji Bölümü’nde lisans, yüksek lisans ve doktorasını tamamladı. Pekin Dil ve Kültür Üniversitesi ve Min Zu Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Princeton Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Halen Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 16 okur beğendi.
  • 18,8bin okur okudu.
  • 389 okur okuyor.
  • 5,6bin okur okuyacak.
  • 224 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları