Roger Martin du Gard

Roger Martin du Gard

Yazar
7.6/10
17 Kişi
·
33
Okunma
·
8
Beğeni
·
669
Gösterim
Adı:
Roger Martin du Gard
Unvan:
Fransız Yazar
Doğum:
Neuilly-sur-Seine, Fransa, 23 Mart 1881
Ölüm:
Sérigny, Belforêt-en-Perche, Fransa, 22 Ağustos 1958
Fransız romancı ve oyun yazarı. Paris’in en seçkin iki lisesinde okudu. 1906’da Ecole des Chartes’tan arkeoloji konusunda yazdığı bir tezle mezun oldu. Arşivcilik ve paleografi derecesi alan Martin du Gard, titiz gerçekçiliğini ve küçük detaylara gösterdiği dikkati, tarih ve bilim öğrenimine atfeder. İlk büyük başarısını, okul arkadaşı Gaston Gallimard tarafından 1913’te yayımlanan “Jean Barois” adlı yapıtıyla kazandı. Bu romanda dinsel inançları ile bilimsel kuşkuculuğunu bağdaştırmaya uğraşan bir adamın öyküsünü ele aldı ve Dreyfus Olayı’na yer verdi. İki Dünya Savaşı arasında (1922-1940) en tanınmış çalışması olan “Les Thibault” adlı romanını yazdı. Bir ailenin tarihini anlatan bu nehir romanda, Fransız burjuvazisinin on dokuzuncu yüzyıl sonlarından Birinci Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde karşı karşıya kaldığı toplumsal ve ahlaki sorunları ele aldı. Martin du Gard’ın öteki yapıtları arasında 1933’te yayımladığı, Fransa’da kırsal yaşamı anlatan “Vielle France” ile 1951’de yayımladığı, dostu André Gide üzerine bir inceleme olan “Notes sur André” Gide sayılabilir. Ayrıca bastırılmış eşcinselliği konu alan bir oyun olan “Un Taciturne” 1931’de; Fransız köy yaşamını anlatan “Le testament du pere Leleu” (1914; Yaşlı Leleu’nün Vasiyeti) ve “La Gonfle” (1928; Kabarış) adlı iki fars yazdı. 1941’de, başyapıtı olacağını umduğu “Le Journal du colonel Maumort” (Albay Maumort’un Günlüğü) adlı bir romana başladı ama tamamlayamadan öldü. Albert Camus’nün önsözünü yazdığı toplu yapıtları 1955’te iki cilt olarak yayımlandı.
Dünyanın saçmalıklarla dolu olduğuna inanan ve sonsuz hakikate sahip olduğunu sanan bir sihirbazın sessiz gülüşüyle gülüyordu.
Çok yaşlı değilim ama, ardımda nice kırılmış dallar, yağmur olmuş çiğler, doyurulmamış şehvetler ve acı umutsuzluklar var...
Gururunun o kadar derin kökleri vardı ki, pişmanlık anında bile, alçakgönüllüğünü derin bir gurur hazzıyla tadıyordu.
656 syf.
·4 günde·8/10
Üç kişilik aile ve paylaşılan 5 yaşam. Kendi bildiğini okuyan, sözünün üstüne söz tanımayan, sadece rahipleri dinleyen bir baba.. Hayatını edebi atmosferde yaşayan Jacques ve doktor olan idealist abisi Antonie'nin yabancı bulamayacağımız birçok ailede görülen bunalımın eşiğinde ilişkilerini tutmaya çalıştıkları bir hayat. Kitap Jacques'in ruhen yakın bulduğu çok sevdiği arkadaşı Daniel ile ilişkileriyle başlıyor fakat sonrasında ana tema Antonie üzerinden devam ediyor. Hoyratça kullanılan otoriter eğilimlerin çocuk yüreklerde neden olduğu ıstırap ve tamamlanamamışlık hissini veriyor kitap. Vurgu da, özellikle kendi soyunun soyluluğuna ve bilirliğine cesaretine ve tutkusuna hayran olan soyadının gücünü veren Thibault'lardansın nidasıyla yakıcı bir özgüven veriyor. Keşfettiğime sevindiğim kitaplardan!
317 syf.
"Postacı" Nobel Ödüllü Roger Martin Du Gard'ın küçük bir Fransız köyünü konu alan, novella tadında kısa bir romanı. 1930'lu yıllarda geçen romanda yazar realist bir bakış açısıyla taşra hayatının sert ve insafsız bir portresini çiziyor. Maupeyrou köyünün postacısı Joignea her sabah saat gibi tren istasyonundan trenlerin getirdiği mektupları alarak sahiplerine dağıtmak üzere pedal çevirmeye başlıyor. Geçtiği yolları adım adım ezberleyen, köyü köşe bucak bilen Joignea, bir evden diğer eve pedal çevirirken köyü ve köyün sakinlerini birer birer tanıma fırsatı buluyoruz.

Köyün postacısı köydeki herkesi çok iyi tanımakla kalmaz, herkes hakkında her şeyi bilir. İlginç görünen mektupları bir gün geç teslim etmeyi alışkanlık haline getiren postacı o gece çatı katında gizlice mektupları açıp okur. Daha henüz gerçekleşmemiş olayları ima yoluyla mektup sahiplerine iletir. Herkes hakkında bilgisi olduğunda insanların sırlarını birbirine üstü kapalı olarak çıtlatır, bazı kehanet babında yorumlarda bulunur. Bu yönüyle köyde kendine her şeyi bilen ve yöneten bir tanrı görevi atfetmiş olur. Sanırım bundan da çok büyük bir mutluluk duyar. Onun bu görevi sayesinde bizler de köy sakinlerinin umutlarını, nefretlerini, aşklarını; köyün sırlarını, kirli çamaşırlarını, köyde dönen entrikaları öğrenmiş oluyoruz.

Kitaptaki olaylar da postacının bir günüyle sınırlı. Postacı dağıtım sırasında bir dünya insanla karşılaşır. Kimisiyle birkaç satır, kimisiyle yarım sayfa, kimisiyle de birkaç sayfa muhabbet etme imkânına ulaşıyoruz. Bu kadar kısa bir romana bu kadar çok karakterin sığması bence iyi olmamış. Bu durum karakterleri yeterince tanımakta bir engel oluşturuyor. Olay akşını takip etme konusunda kafalarda birtakım soru işaretlerine de sebep olmuyor değil. Çok keyif alarak okuduğum bir roman olmasa da yazarı tanımak isteyenler bu kısa romanla bir başlangıç yapabilirler.
656 syf.
·9/10
Hiç bir sevgi acısız değildir. Hele ki bunu anlatamamak. Babasının aşırı baskısı abisinin kardeşi ni koruma görevi. Yaşanmış umutsuz birliktelik ler. Beklentilerin boyutu. Hayat bir roman onu nasıl kaleme aldığımız önemli

Yazarın biyografisi

Adı:
Roger Martin du Gard
Unvan:
Fransız Yazar
Doğum:
Neuilly-sur-Seine, Fransa, 23 Mart 1881
Ölüm:
Sérigny, Belforêt-en-Perche, Fransa, 22 Ağustos 1958
Fransız romancı ve oyun yazarı. Paris’in en seçkin iki lisesinde okudu. 1906’da Ecole des Chartes’tan arkeoloji konusunda yazdığı bir tezle mezun oldu. Arşivcilik ve paleografi derecesi alan Martin du Gard, titiz gerçekçiliğini ve küçük detaylara gösterdiği dikkati, tarih ve bilim öğrenimine atfeder. İlk büyük başarısını, okul arkadaşı Gaston Gallimard tarafından 1913’te yayımlanan “Jean Barois” adlı yapıtıyla kazandı. Bu romanda dinsel inançları ile bilimsel kuşkuculuğunu bağdaştırmaya uğraşan bir adamın öyküsünü ele aldı ve Dreyfus Olayı’na yer verdi. İki Dünya Savaşı arasında (1922-1940) en tanınmış çalışması olan “Les Thibault” adlı romanını yazdı. Bir ailenin tarihini anlatan bu nehir romanda, Fransız burjuvazisinin on dokuzuncu yüzyıl sonlarından Birinci Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde karşı karşıya kaldığı toplumsal ve ahlaki sorunları ele aldı. Martin du Gard’ın öteki yapıtları arasında 1933’te yayımladığı, Fransa’da kırsal yaşamı anlatan “Vielle France” ile 1951’de yayımladığı, dostu André Gide üzerine bir inceleme olan “Notes sur André” Gide sayılabilir. Ayrıca bastırılmış eşcinselliği konu alan bir oyun olan “Un Taciturne” 1931’de; Fransız köy yaşamını anlatan “Le testament du pere Leleu” (1914; Yaşlı Leleu’nün Vasiyeti) ve “La Gonfle” (1928; Kabarış) adlı iki fars yazdı. 1941’de, başyapıtı olacağını umduğu “Le Journal du colonel Maumort” (Albay Maumort’un Günlüğü) adlı bir romana başladı ama tamamlayamadan öldü. Albert Camus’nün önsözünü yazdığı toplu yapıtları 1955’te iki cilt olarak yayımlandı.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 33 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 126 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.