Ancak o zaman Elodin'in dersinin adını bilmediğimi fark ettim. Elodin'in adını bulana dek kayıt defterini karışurdım, sonra da aynı satırı parmağımla takip ederek koyu renk mürekkeple daha yeni yazılmış ders adını okudum: 'Budala Bir Baş Belası Olmamaya Giriş.'
İç geçirip adımı dersin altındaki tek satırlık boş alana yazdım.
*
Tertemiz gitmiştik ama bir iki gün sonra bir kaşıntı sardı beni. Bir baktım ki, tüm vücudumu bit kaplamış. Bu bit olayını ‘Kımıl’ adlı kitabımda uzun uzun yazdım. Bir yerinde bite diyorum ki, “Aptal bit, gelip bir kansız ve zayıf fakir fukarayı emeceğine, gitsene Amerikalı ve onların yerli kompradorlarının kan fışkıran kalın enselerine.” Ama bit anlamıyordu... Beş aya yakın o bitlere alışmaktan başka çaremiz yoktu. Çünkü bu müddet zarfında bize yıkanmak yasaktı. Vücudumun bazı yerleri, bit yediğinden ötürü yara olmuştu. Her yanım, kurtlanan yara gibi bit doluydu. Obitlerin yaptığı yaraların izleri hâlâ vücudumda duruyor.
Sayfa 150 - Aram Yayınları, 4.Baskı: Nisan 2016·Kitabı okuyor
"Bu Risalede bahs mevzu olan Yıldızlar idrak sahibi olan araştırmacılar içindir.
Uhlet ise, ilimler ve ahlâkların sırlarına vâkıf olup o ilim ve ahlâk mucibince kendisine çeki düzen veren, Rabbânî terbiye ile yetişen Hakîmler içindir.
Ve ben bu Risalede ahmak olanlar ile Hakkını ısrarla arayanlar arasındaki münakaşalara cevap vermekten de geri kalmıyorum.
Her mevkî için, şerefli mefhûmlar ve mühürlü olması gerekli olan yıldızların doğması kaçınılmaz bir gerçektir. Her şeyin muayyen bir ömrü vardır. Ben, bu risaleyi bunun idrâk edilmesi için yazdım"
içini yazdım, dışını yazdım, bakınız
ikisini bir gözle görseydim olmazdı
biriniz gibi, hepiniz gibi ayrıyız
iki gözle bir şeyi görseydim olmazdı
doğayı paylaşan bitkiler gibi olsaydık
kimse kimseden bir şey öğrenmez yazmazdı