Ji bona ji te hezkirinê
Sedemek tiq û tenê,
Lê hezar û yek hene
Ji bona nehezkirinê.
Ew yek,
Girantir davêje di mêzîna dil
Ji hezar û yekê dinê.
Gelo teraziya dilê min
Ne li saz e? An jî
Eqlê min hêsîr e, ji pejnan ra.
Lewra
Ne maqûl e, ku
Hezar û yek siviktir bin ji yekê,
Û yek ji hezar û yekê bêtir.
Saetek şêst deqe ye, lê tu
Di her salîseyê de li bîra min
Û di her salîseyê de bi awakî di
Hişê min, fikra min li hev dixî
Jiyanê li ber min dikî cehennem.
Yirminci Asırda edepsizlik dünyaya İngiltere ve Amerika'dan yayılıyor. Türkiye'ye döndükten sonra üç Amerikan çavuşunun Türk bayrağını yırttığını gazetelerde okudum. Bence bu Amerikalılara ceza verirseniz anlamazlar. Çünkü bayrağın ne olduğunu anlamayacak kadar ahmaktırlar. Vietnam savaşını protesto ederken adliyede kendi bayraklarını indirerek Kuzey Vietnam bayrağını çekecek kadar alça-lan bir milletten ne beklersiniz? Bayrak kimin olursa olsun, ona hakaret edilmez. Şimdi bu heriflere verilecek cezadan ne çıkar? Ceza insana verilir. Buğra'nın arka-daşlarından "Tombalak Ertan", civcivini kapan kediyi yakalayıp asarak idam etmişti ama kedi neden idam olduğunu anlayamadan gitti. Dilleri kedi miyavlamasına benzeyen Amerikalılar da neden ceza gördüklerini bir türlü idrak edemeyecekler.. Ciddî insanlar değiller ki!.. Büyük bir vazifeye tâyin olunan Amerikalıların üç parmaklarını havaya kaldırarak yemin ettiğini gösteren resimlerine hiç rastladınız mı? Yemin ederken bile sırıtırlar. Bana kalırsa bu kahraman Amerikalı çavuşlara gereken cevabı Amerika'daki hipi kızlardan 50-60 tanesi Amerikan bayrağını kilot yaparak vermişlerdi.
Âhirzamanda “Her tepeden aşıp gelecek olan Ye’cûc ve Me’cûc”e karşı yapılacak set, sedd-i Kur’ânî’dir ve çekilecek güvenlik kuşağı sedd-i imanî ve İslâmî’dir