• Ne kazandığın başarılarda takılı kal ne de hatalarında ısrar et. Bunların yerine tekrar başla; şimdinin her değerli anında yeniden başla. Neale Donald Walsch
  • Sinoplu bir Anadolu evladının kaleminden çıkmış bir eserdir Davam,Anadolu’nun haklı davasının bir manifestosu mahiyetindedir Davam...Türk siyasi tarihine fikirleriyle ve icraatlarıyla damga vurmuş,Siyonizme karşı en haklı mücadeleyi vermiş bir lider olan Necmettin Erbakan kitabında hak ve adaleti savunmuş,ülkemiz adına başta sanayileşme olsun milletin geleceğini daha aydınlığa çıkarmak uğruna canla başla savaşmış bir siyestçidir.Tarih boyunca en büyük problemimiz sanayileşememektir.Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan sanayileşme çabalarımız Necmettin Erbakan’ın gümüş motor ve tümosan fabrikalarıyla devam etmiştir.Türkiye’de kurulan bu fabrikalar dış güçleri rahatsız etmiş ve ekonomik hamleler ile fabrikaları iflasın eşiğine getirmiştir ancak fabrikalar yüksek dirayet göstererek ayakta durmuş,üretmeye devam etmiştir.Necmettin Erbakan’ın üzerinde çok durduğu diğer bir sanayi de savunma sanayimizdir. Kendi füzemizi kendimiz üretmedikçe,kendi askeri mühimmatlarımızı imal etmedikçe savunma sanayisinde de tam bağımsız olamayız.Onların füzeleri varsa biz de onları atıldığı yere geri döndürecek teknolojiye sahip olmalıyız.işte budur milli sanayi anlayışı.Bizim necip milletimiz bu yetenek ve kuvvete sahiptir.Kendi tankını,tüfeğini üretebilir.İslam dünyası dağılmıştır,İslam dünyasını tesbihe benzetecek olursak boncukları kopmuş durumdadır ve onu yeniden tanzim etmek yine bizim mesuliyetimiz altındadır,bunun çaresi,devası sadece ve sadece İslam birliği ile mümkündür.Tüm İslam milletleri tek çatı altında birleşerek,kaynaşarak sadece Türkiye’nin değil tüm İslam milletlerinin kalkınması sağlanmalıdır.Örnek verecek olursak Türkiye’nin bir uçak gemisini üretecek potansiyeli varsa aynı şekilde Endonezya’nın,Bangladeş’in de bunu üretecek potansiyeli olmalı,oldurmalıyız.İslam birliğinin yanında ekonomik,ticari ve sosyal kuruluşları da kurulmalıdır.Şuan İslam ülkeleri İMF’den borçlar alıyorlar ve bu borçları faiziyle beraber geri ödemek durumunda kalıyorlar,bu durumdan İslam ülkeleri kurtarılmalı İslam Bankası kurulmalı ve bu banka ülkelere faizsiz sermayeyi sağlamalı.İslam Ekonomik Teşkilatı kurularak ekonomik saldırılara tüm İslam alemi yekvücut olarak mücadele etmeli. Eğitimimize gelecek olursak materyalistçi değil tam tamıyla maneviyatçı ve ahlaki bir gençlik yetiştirilmesi lazım gelir,bu ülkenin geleceğidir gençler.Gençlerimizin elinden düşmemeli kitaplar eğer düşerse kendi kendilerini değil başkaları tarafından yönetilirler.İlkokuldan itibaren kitap şuuru aşılanmalıdır.Unutulmamalı ki cahil kalmış millet gerilemeye gebedir.Bizler gayretten mesulüz.Muhakkak ki Allah nurunu tamamlayacaktır,adaletiyle zuhur edecektir inşallah..Hulâsa ı Kelam bu kitabı her Türk gencin okuması ve fikir dünyasını aydınlatmalıdır.Necmettin Erbakan’ın dediği gibi “Ben bu mücadeleyi ikbal,makam,şöhret veya seçimlerde bana oy versinler diye yapmadım” Her ne işe uğraş veriyorsak,hayatımzda neler yapıyorsak Allah’ın rızasını gözeterek ve her şeyi Allah rızası için yapmalıyız….Vesselam
  • Ayşe Kulin... Kalemi akmaya başlayınca birbirinden sürekleyici yolculuklara çıkarıyor bizleri.. Kelimeleriyle yazıldığı döneme ışık tutuyor.. Bu kitapta tarihi bir yolculuğa çıkarıyor yazarımız.. 1930'ların Almanya'sın dan 2000'li yıllardan günümüze uzanan 4 kuşaklık bir yolculuk.. Yahudi  Tıp Doktoru plan Gerhard hayatının zirvesinde iken Nazilerin baskısıyla cehenneme dönüşen hayatı bir taraftan ailesini koruma çabası.. Hayatları iyice zorlaşmaya başlayınca ailesini alarak doğduğu topraklardan uzaklaşıyor.. Nasıl ki İnsan en kötü zamanlarında soluğu ailesinin yanında alır ya hani yaralarımızı en iyi saran yine bizi en çok sevenlerdir ya.. Gerhard da böyle düşünüyor.. Ve soluğu eşinin ailesinin yanında alıyor. .. İsviçre 'de başarılı bir doktora tüm kapıların açılacağını düşünürken çok geçmeden kötü haberle yüzleşen kahramanımız son çareyi küllerinden yeniden doğan Türkiye' ye çağrıda bulunuyor.. İşte hikaye tam da burda başlıyor.. 1930'lu yıllarda Nazilerin baskısından kurtulmak için Türkiye ye sığınan bir ailenin özgürlük ile tutsaklık arasında geçen yaşamını ve  yaşadığı zorlukları ele alıyor. O dönemlerde Alman'yadaki zulümden kaçan bilim insanları bizzat Gazi'nin izniyle ülkemizde çalışmaya başlıyorlar..Gerhard ve Elsa yeni yaşamlarına uyum sağlamaya çalışırken küçük kızları Susy çoktan Türk olmuş. Hatta kendini Atatürk’ün kızı olarak görmeye başlamıştır..15 aydın. Birbirine bağlı onlarca hayat.. Gözyaşı.. Bu 15 aydın Atatürk'e vefa borcunu ödemek için canla başla çalıştılar ve bugünlerin temellerini attılar.. Bu olayların ışığında o günleri yakından tanık oluyoruz.. Kulin'in bir başka yolculuğunda görüşmek dileğiyle.. Kitap kokusuyla kalın dostlar.. ️Ne tuhaf, insan her şeye alışıyordu..!️Yalnızlık da kolay değil..️Kalp kırığı iyileşmez. Hep sızlar️Kapalı kapıların ardında her evde fırtınalar kopuyor, emin ol.️"Böyle uzaklara bakarak neler düşünüyorsun?"
    "İç sesimi dinliyorum."
    "Neler söylüyor sana iç sesin?"
    "Her saniyemin kıymetini bilmem gerektiğini.️Kanadı kırık kuş her yerde diken üstünde yaşar. #ayşekulin #kanadıkırıkkuşlar #kitapkurdu #kitspaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever #kitapkokusu #kitaptavsiyesi #bookstagram #bookself
  • Kaybetmekten mi korkuyorsun?
    Kaybet...
    Düşmekten mi korkuyorsun?
    Düş...
    Yaralanmaktan mı korkuyorsun?
    Yaralan...
    Sonra iyileş...
    Yeniden kalk...
    Yeniden başla...
    Yeniden sev...
    Yeniden aşık ol...
    Bir daha mı düştün?
    Bir daha kalk...
    Er ya da geç beklediğin gelecek...
    Er ya da geç aradığın seni bulacak...

    A.Vartanyan