... ülkemizde başbakanlık koltuğuna kim otursa, “enflasyon canavarı”nı yere sermekten sözediyor, ama, Amerika’dan uzmanlar getirterek savaşa girmesine ve verilen savaş süresince gerek yerli, gerek Amerikalı uzmanların çok olumlu öngörülerde bulunmalarına karşın, savaşı hep canavar kazanıyor, biz de uzmanlara inanmayı sürdürüyoruz. Bir zamanlar, Azrail’i dize getireceğine inanan bir Deli Dumrul güveniyle, “Enflasyon benim kişisel sorunum!” deyip duran bir yerli Amerikalı’mız vardı, kilo düşemediğinden olacak, savaşı yarıda bırakıp gitti, ama bugün de her gittiği yerde büyük saygı gördüğünden kuşkunuz olmasın. Gazete ve televizyonlar kendisine fazla ilgi göstermiyorlarsa, yerini çok daha üstün bir Dumrul: Carlo Cottarelli aldığı için sözetmiyorlar. Carlo Cottarelli herhangi bir büyü uyguluyor mu, bilemeyiz, ama gıtlığına kadar gazino ekinine batmış iletişim odaklarımız başta olmak üzere, hepimizi büyülediği kesin: adam genç, ince, uzun, yakışıklı, güzel giyiniyor, güzel yürüyor, güzel konuşuyor, hem İtalyan, hem Amerikalı, hem uzak, hem yakın, hem zengin, hem kalender, bizim şu burnundan kıl aldırmayan yöneticilerimizi de iyi hizaya getiriyor. Öyleyse gösterdiği çözümlerin geçerliliğini kanıtlamak için sözlük paralamasına hiç gerek yok: gönülden inanıyoruz kendisine. Yeni yılda canavarın daha da palazlandığını göreceğiz, ama gene inanacağız Cottarelli’ye, sanki bu dünyaya Deli Dumrullar’a inanmak için gelmişiz gibi.