Biraz uzun olsa da oxumağa dəyər..
"Türklerin Hristiyan Oluşu" adlı kitap, 1998 yılının Ekim ayında ilk baskısı yapıldıktan kısa bir süre sonra, yaklaşık yirmi gün içerisinde, esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldu.
Uzun ama Muhakkak okuyun!..
Gizli Yahudi toplantılarından ele geçen dosyada "Türkleri İslam'dan Uzaklaştırmak İçin Yapılacak İşler" başlığıyla aktarılmış belgeler eşliğinde, merhum müellifin yaptığı tahlilin yer
Sayfa 76·Kitabı okudu
1000Kitap
Şeytani yapı
Her doğru her yerde söylenmez; söyleyebileceğimiz kadar söyleyelim. Biliyorsunuz her yerde bir 'tek göz var, şeytanın remzi-işareti bu! Bir yapıdan bahsedilir; bir üçlemeden. Şeytan ile transa
Sayfa 245
Din
Uzun ama değer..
Bayramlarda küskünlükler unutulur. Dinsel bayramlarda küskünler barışır, küçükler büyüklerin ellerini öperler. Ulusal bayramlarda da, siyasal ayırımlar unutulur, bütün yurttaşlar ulusal amaçlarda
Sayfa 222 - Uğur Mumcu Araştırmacı Gazeteci Vakfı
Mızraksız İlmihal'den..
Arkadaşlar! Yarın diye bir şey yok! Düşleyip durduğumuz, tiryakisi olduğumuz, uğruna bugünümüzü zehir zemberek kıldığımız yarın yok!
Kaknüs·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
... ülkemizde başbakanlık koltuğuna kim otursa, “enflasyon canavarı”nı yere sermekten sözediyor, ama, Amerika’dan uzmanlar getirterek savaşa girmesine ve verilen savaş süresince gerek yerli, gerek Amerikalı uzmanların çok olumlu öngörülerde bulunmalarına karşın, savaşı hep canavar kazanıyor, biz de uzmanlara inanmayı sürdürüyoruz. Bir zamanlar, Azrail’i dize getireceğine inanan bir Deli Dumrul güveniyle, “Enflasyon benim kişisel sorunum!” deyip duran bir yerli Amerikalı’mız vardı, kilo düşemediğinden olacak, savaşı yarıda bırakıp gitti, ama bugün de her gittiği yerde büyük saygı gördüğünden kuşkunuz olmasın. Gazete ve televizyonlar kendisine fazla ilgi göstermiyorlarsa, yerini çok daha üstün bir Dumrul: Carlo Cottarelli aldığı için sözetmiyorlar. Carlo Cottarelli herhangi bir büyü uyguluyor mu, bilemeyiz, ama gıtlığına kadar gazino ekinine batmış iletişim odaklarımız başta olmak üzere, hepimizi büyülediği kesin: adam genç, ince, uzun, yakışıklı, güzel giyiniyor, güzel yürüyor, güzel konuşuyor, hem İtalyan, hem Amerikalı, hem uzak, hem yakın, hem zengin, hem kalender, bizim şu burnundan kıl aldırmayan yöneticilerimizi de iyi hizaya getiriyor. Öyleyse gösterdiği çözümlerin geçerliliğini kanıtlamak için sözlük paralamasına hiç gerek yok: gönülden inanıyoruz kendisine. Yeni yılda canavarın daha da palazlandığını göreceğiz, ama gene inanacağız Cottarelli’ye, sanki bu dünyaya Deli Dumrullar’a inanmak için gelmişiz gibi.