Kant "Aydınlanma nedir?" sorusuna verdiği meşhur cevapta bugün klasik haline gelen bir tanım yapmıştı: "Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür: bunun nedenini de aklın kendisinde değil. fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aramalıdır" (Kant. 1984: 211). Bu cevap basitçe şu anlama gelir: Aydınlanma çağına gelinceye kadar insanlık henüz aklını yeterince kullanma yetisine kavuşamamış bir çocuk gibiydi. Dolayısıyla kendi hayatını sürdürebilmek için bir otoriteye bağlı olmak zorundaydı. Ancak artık insanlık reşit olduğuna göre, din ve benzeri hiçbir otoriteye bağlı kalmadan kendi aklı ile hayatını yeniden kuracaktır. Burada erginliğe erme metaforu aslında konuyu açıklama konusunda yetersiz kalır. Zira erginliğe erişip reşit olan birey, kendi hayatıyla ilgili kararlar alırken hala bir ölçüde çocukluk döneminde bağlı olduğu otoritelere başvurma eğiliminde iken, Aydınlanma her şeyiyle geçmişle olan bağı koparmayı arzu etmişti. Aydınlanmanın temel özelliği hayatın merkezine seküler dünya görüşünün konmasıdır.
Sayfa 158
1000Kitap
Dönmek -İstanbul'a- istiyorum. Ama sonrası da beni çok ürkütüyor; binlerce binlerce düşüm, dileğim; gerçekleştirmek istediğim şey var... Arzu yeterince varsa dönüştürme kolaylaşır.
Sayfa 521
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aşk
Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra" aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir..
Sayfa 339·Kitabı okuyor
Parmaklarımı yatak örtüsüne bastırarak diğer sağanağın gelmesine izin verdim. O ise daha ileri gitmek için uğraşıyordu. Ben, yapamıyorum. Yeterince derine gidemiyorum, diye homurdandı. Ağzından çıkan her kelimeyle daha sert bastırmaya devam ediyordu. Daha derinde olmalıyım. Siktir, zaten yeterince derindeydi. Her darbesi doğru noktalan hedef alıyordu. Ellerim ve dizlerim zevkten şok geçirirken titremeye devam ediyorlardı.
Yeterince derinine inildiğinde, hemen her şey fazlasıyla ilginçtir.
Sayfa 140 - Domingo Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Evlenme öncesinde her genç kız bir tereddüt geçirir, gerginlik yaşar, "Doğru mu yapıyorum?", "Yeterince olgun muyum?", "Hazır mıyım?" diye kendine sorar. Sonra, bütün o evlilik hazırlıkları, dünyevi şeyler bir anda aşkın önüne geçer. Kaygılar, para hesapları, planlar...
Sayfa 67 - Can Yayınları, Haziran 2014 Basım·Kitabı okuyor
Alıntı