Phillippos, kimi zaman bir düşman generalini,kimi zaman da abluka altına alınmış bir şehri satın almak için ağzına kadar dolu olan kasasını kullanmayı seçiyordu. Bir keresinde yanındakilere söylediği gibi, şehir duvarları altınla da kolaylıkla aşılabilirdi. Aynı sözlerin Pers kralının ağzından da çıkmış olması muhtemeldir. Philippos'un verdiği dillere destan ziyafetlerin asıl nedenini de zaten bir tek o anlayabilirdi. Bu ziyafetlere gelen konuklar çoğunlukla yaşamsal önem arz eden malumata sahip oluyorlar, bir gün geldiğinde bu değerli konukların hizmetlerinden yararlanması gerekeceğinden emin olan ev sahibi Makedon kralı da, şölen sonrasında konuklarını muhteşem armağanlarla evlerine göndererek, gözlerini adamakıllı boyuyor, işini şansa bırakmıyordu Bu yöntem oldukça pahalı, ama kârlı bir yatırım olduğu kadar, ustaca yürütülen bir diplomasi manevrasıydı da. Philippos dostlukları satın alabilir, siyasi ortaklıkları teşvik edebilirdi, hatta asilere mali destek vererek ülkelerindeki yönetimi ele geçirmelerini da sağlayabilirdi.
Philippos: İskender'in babası
Su testisi su yolunda kırılır. Bu yeni bir kullanıp atma yöntemi değil ki! Kapital mafya rejimi her çağda bu yöntem ile ayakta kalır. Yenisi bulunur, kullanılan atılır. Atılanın kullanışlı olma süresi dolmuştur. Kullanışlı olanların son kullanma tarihi yoktur. Yerine biri bulunmadığı müddetçe kullanılır. Bu satırlar an çağda yaşananları anlama kılavuzudur.
İsmet Paşa'yı mülahaza etmek kolay iş değildir. Sırf onu değil, İstiklal Savaşı komutanlarının hiç birinin portresini kolayca çizemezsiniz. Tarihî şahsiyetleri eksik bilgiyle günlük tartışmalara karıştırmak anakronik dediğimiz bir yöntem sakatlığıdır.