Yaşlı kadın öfkeden burnundan soluyordu. "Seni uyarmıştım kızım. Hades denen bu sersem beş para etmez. Keşke doktor ya da avukat tanrılarla evlenseydin dedim ama yoooook, beni dinleyen kim? Gidip narları bir güzel mideye indirdin."
"Anne..."
"Sonra da Yeraltı Dünyası'nda kaldın!"
"Anne, lütfen..."
"Bak, Ağustos ayı geldi çattı, sen evine bile gelmiyorsun. Zavallı anneciğini düşünmüyor musun hiç?"
"Demeter!" diye bağırdı Hades. "Yeter artık. Evimde konuk olarak bulunduğunu unutma."
"Hah, evmiş," dedi Demeter. "Bu çöplüğe ev mi diyorsun sen? Kızım bu karanlık, rutubetli evde yaşamaya-"
"Sana daha önce de söylemiştim," dedi Hades dişlerini sıkıp. "Yukarıda bir savaş var. Persephone ile birlikte burada benimle kalmanız çok daha akıllıca."
Kraliçe Persephone abartılı bir tavırla içini çekti. "Benim yanımda o kadından bahsetmeseniz olmuyor mu?"
"Özür dilerim güvercinim," dedi Hades. "Ama çocuğa bir söz verdim."
Yaşlı kadın öfkeden burnundan soluyordu. "Seni uyarmıştım kızım. Hades denen bu sersem beş para etmez. Keşke
doktor ya da avukat tanrılarla evlenseydin dedim ama yoooook, beni dinleyen kim? Gidip narları bir güzel mideye indirdin."
"Özgürlük ve barış tüm insanların... Ağlamak yoooook, gülmek var... Yarınlarda, Yarınlarda sevinmek var... Anam, bacım, gardaşım; eşim, dostum, yoldaşım, daha daha mutluyuz yarınlarda...
"Sen hiç adam öldürmedin değil mi?" diye dehşetle sordu.
Ben, dingin:
"Yoooook, hiç adam öldürmedim, neden adam öldürecekmişim ki?" dedim.
Şaşırdı, utandı, gene gözleri fır fır, oraya buraya hızla gitti geldi. Metinden bir yardım istedi, Metin kızgın gibiydi, ona da bana da bakmıyordu. Çaresizlik içindeydi Selim.
"Hiiiiiiiç, burada herkes adam öldürmüş de... "
"Ben öldürmedim, hiç adam öldürmüş birine benziyor muyum?"
Selimin yüzü ağlamsı bir hal aldı:
"Hiç kimsenin yüzü," dedi. "Hiç kimsenin yüzü adam öldürmüşe benzemiyor ki... Hem de en iyi... En iyi adam... Yani abi en çok adamları, en iyi adamlar öldürüyorlar..