Gene de gerçek entelektüel azdır. Kültürlü insan kitlesi ömür boyu miskin miskin başkalarının düşüncelerini yorumlar. Enerjilerini mümkün olan her hasıma karşı sadizm alıştırması olarak kullanırlar."
"Günümüz dünyasında insanlar arasındaki sanal mesafeler kapansa da duygusal mesafe genişledi. Dost canlısı görünen insanlar, düşman çıkabiliyor. Kendimizi açmak için cesaret topluyoruz ancak güvendiğimiz kişiler tarafından incitiliyoruz. Bazen çevrim içi yaptığımız yorumlar yüzünden eleştiriliyoruz ve yanımızda olduğunu düşündüğümüz birinin bizi alt etmeye kararlı bir rakibe dönüştüğünü görüyoruz. Sonuç olarak, içimizi açabileceğimiz kadar rahat hissetmiyoruz, açtığımızda da söylediklerimizi sürekli sansürlüyoruz. İstediğimiz herkese açılma fırsatımız olsa da kimsenin bunu umursayacağını düşünmüyoruz. Bu nedenle çoğumuz, sürekli bağlantıda olmamıza karşın, korkunç derecede yalnızız."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"..düşünce üretmek için aziz olmaya gerek yok. Gene de gerçek entelektüel azdır. Kültürlü insan kitlesi ömür boyu miskin miskin başkalarının düşüncelerini yorumlar. Enerjilerini mümkün olan her hasıma karşı sadizm alıştırması olarak kullanırlar."
Doğrudan bir zorlamanın olmadığı durumda bile, bize yapmamız söylenen şeyi yapmayı tercih ediyoruz; bedenlerimizin, fikirlerimizin, eğlencemizin yönetilmesi ne ve bütün hayali ihtiyaçlarımızın bize dışarıdan dayatılmasına izin veriyoruz. Elektronik hayatlarımızın izlenmesi sonucunda bize tavsiye edilen ürünleri satın alıyor, sonra da satın aldığımız şeyler hakkında başkaları için gönüllü olarak yorumlar bırakıyoruz. Her tür biyometri ve gözetleme ihlaline boyun eğen, toksik yiyecek ve suyla beslenip şikayet etmeden nükleer reaktörlerin yakınında yaşayan uysal tebaayız. Bir sürü çoksatar kılavuzun başlığı, yaşama sorumluluğundan mutlak feragati kasvetli bir ölümcüllükle ortaya koyuyor: ölmeden önce izlenecek 1000 film, ölmeden önce gidilecek 100 turistik yer, ölmeden önce oku nacak 500 kitap.
Duygusal empatiyi çoğu bebekte, hayatının ilk yılı boyunca görebiliriz. Bebekler, ağlayan başka bir çocuğu izleyip çoğunlukla kendileri de ağlamaya başlar. Gelişimci psikolog Martin Hoffman, bundan "global empati" diye söz ediyor, çünkü çocuğun kendisiyle dış dünya arasında ayrım yapma yeteneği yoktur ve diğer her bebeğin sıkıntısını kendi sıkıntısıymış gibi yorumlar.