1980'li yıllar da TRT'de sabah kuşağında yayınlanan Hanımlar Sizin için programını hazırlayıp sundunuz. Siz hep öncüydünüz; bizlere örnek olan.
Dindardınız. Bir dergaha bağlıydınız. Ama hayatınız boyunca erkek meclislerinden kaçmadınzz hiç, kendinizi ikinci sınıf görmediniz. Kimsenin günlük yaşamına karışmadınız.
Atatürk' e hayrandınız çok.
Bu başarılarınızın "Kurtuluş ve Kuruluş Hareketleri kah ramanları tarafından Türk kadınlarına sunulan özgürlük saye sinde olduğunu ifade ederdiniz." değerbilirlik örneği sergile yerek.
Son eseriniz 1993 yılında "Mustafa Kemal'le 1000 Gün" de Latife Hanım ile Mustafa Kemal' in ilişkisini an lattınız, o kendinize özgü yalın anlatımınızla.
Evet Sevgili Araz, gülen yüzünüz, gözlerinizdeki inanç ve dostlukla sizi zaman zaman değil, her zaman anımsı yorum. Unutanlara da anımsatmayı görev biliyorum.
Hızlı değişim kavramı ile hayatlarımız nasıl da değişti bir bilseniz; ben de tanıyamıyorum artık her şeyi, yaşa saydınız her halde siz de ...
Yedi yıldan beri gece gündüz, mahbesinin kapısı önünde ayak sesleri işittiği zaman cellat korkusuyla titreşmişti, boğulan üç kardeşinin feryatları hala kulaklarındaydı. Bu davet, tahta gözü olup olmadığını anlamak için Sultan Murad’ ın hilesi olabilirdi.
"Tanrı'ya inanıyor musun, Marlo?" diye sordum. İyi biri olmaya takıntılıydı. Ne kadar büyük bir kalbi olduğunu görmüyordu, hiçbir zaman yeteri kadar iyi kalpli olduğunu düşünmeyecekti, ona kaç kez söylenirse söylensin.
"Nihayet kimin ne olduğunu da anladım. Benim size her zaman kendi çocuklarım gibi sahip çıktım, ama benim başım derde girince yanımda sadece şansım vardı. Hiçbiriniz yardım etmeye çalışmadınız."