Defne Kaman'ın maceraları devam ederken Defne yeniden kayboluyor. Tarihi eser kaçakçılığı üzerine araştırmaya gittiği küçük Çorum'da hem yıllardır görmediği babasını hem de içindeki periyi bulan Defne, bu sefer de Türk tarihinde önemli olan bir geyikle kendini sembolize ediyor kitap boyunca. Toprağın, doğanın önemini vurgularken bir yandan da Türk mitolojisini daha derinden inceleme şansımız oluyor.
Kitap boyunca Türk-Hitit tarihi üzerine bir sürü bilgiyle dolu bu kitap Defne'nin, Umay ninenin, Sahaf Semahatin anlatmasıyla daha keyifli hale geliyor. Çok fazla bilgi ve bu bilgileri sindirme süreciyle normalden daha uzun sürdü okumam ama okurken çok büyük keyif aldım.
Yakın zamanda umarım üçüncü kitabını da okuyabilirim, Defne bakalım o kitapt a nerede kaybolacak. Buket UzunerToprak
Bu incelemeye nasıl başlasam bilemedim. Kitabın konusu, yarı elf olan Lee Fitzpatrick'in 18 yaşında insan olup Seçilmiş olarak nitelendiren Felicity Morgan'ın hayatına girmesiyle başlıyor. Lee'nin Felicity'in hayatına girmesiyle bir karakter gelişimi de görüyoruz.
Bana göre beni reading slumptan çıkartan bebiş bir kitaptı. Zaman akışlarında ve olay örgülerinde anlık bir sıçrayışlar odaklanmayı zorlasa da ya da aman aman bir şey mi kaçırdım hissi verse de yine kendini okutan bir kitaptı.
Bunların dışında sevimli, genç yaştan çoğu kişinin okuyabileceği elfler ve zaman ajanlarının olduğu bu kitapta Felicity'nin zekasıyla nasıl her şeyi daha çabuk kavrayabildiğini ve kitap boyunca gelişen özgüveninini, kendinin neyi hak edip etmediğini, toplumun laflarının etkisiyle üstüne yapışan eziklik kavramını üstünden atışını okurken aslında kendini geliştiren bir 18 yaşında kız görüyoruz.
İlk kitap olmasına rağmen evrenden çok Felicity'i ve Felicity'nin gözünden Lee'yi tanıyoruz. Olay örgüsü bir anda pat diye kitapta bahsedilen kehanete ya da aksiyona geçmiyor ama okurken de gerçekten sıkmayan bir kitap.
Şimdi gidip devam kitaplarını okumayaaaa!
Sandra RegnierPan'ın Gizli Vasiyeti