"Doğumdan bir hafta önce, elimde kalan birkaç kuruşu da çamaşırcı kadın çaldı, bu nedenle devlet hastanesine gitmek zorunda kaldım. Her şey tuhaftı, yabancıydı. Yalnızlık içinde, kalplerimiz karşılıklı nefretle dolu, bu kloroform,kan, çığlık ve inleme sesleriyle dolu kalabalık koğuşta bizi sadece yoksul ve çaresiz olduğumuz için bir araya getiren yerde yatarken hepimiz yabancıydık."
"Her zaman etrafındaydım ve hep gergindim ama sen beni ancak cebinde taşıdığın ve karanlıkta sabırla senin saatlerini sayıp ölçen, yollarında sana duyulmayan nabız atışlarıyla eşlik eden ve senin acele bakışlarının saniyelerin tik taklarının ancak milyonda birinde yöneldiği saatin yayının gerginliğini hissettiğin kadar hissedebiliyordun."
Yapıcılığa çok ihtiyacımız oldugu gunümuz dunyasında ilac gibi bir kitap. Türkan hocamızdan kendi hayat kesitleriyle, Turkiyenin kesitleriyle, hekimliginden gönüllülüğüne, eğitim mucadelesinden kardelenlere cok genis güzel bir sohbet Zehra İpşiroglu'nun kalemiyle yazılmış. Hani böyle bazen farklı bir bakış açısına ihtiyacınız olur, yapıcı olabilmek istersiniz hayatınızda , deneyimli biriyle yasam sohbeti etmek istersiniz; tam olarak benim için öyle bir kitaptı. Bir sağlık çalışanı olarak da yaşama bakışını geliştirebilmek isteyen bir birey olarak da her kitabı elime aldığımda Türkan hocayla bir zevkle yaptığım bir sohbette oldugumu hissettim.
Emeğinize, kaleminize sağlık Zehra İpşiroğlu ..