Ashab şu an bizim aile mezarlıklarımızı görse anlamakta ne kadar zorlanır. Derler ki: “Sen, deden, nenen, amcan, halaların hepsi burada doğdular ve burada vefat ettiler ve buraya mı defnedildiler? Siz hiç Allah’ın adını insanlara ulaştırmak için doğduğunuz yerden uzaklaşmadınız mı?”
Bekir Develi
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
... Kendilerini Aztekler olarak adlandıran bu toplum, kısa süre içinde yabancıların belirli bir tür sarı metale olağanüstü ilgi gösterdiğini fark etti. Hatta sürekli bundan bahsediyorlardı. Yerliler hem görüntüsü güzel hem de kolay işlenebilen altından habersiz değildi, altını zaten mücevher ve heykel yapmak için ve altın tozunu da zaman zaman bir değişim aracı olarak kullanıyorlardı. Ancak Aztekler bir şey satın almak istediğinde ödemeyi kakao taneleri veya kumaş toplarıyla yapıyordu. İspanyolların altın takıntısı çok mantıksızdı; yenemeyen, içilemeyen, dikilemeyen, alet ve silah yapımı için fazla yumuşak bir metal neden bu kadar önemliydi ki? Yerliler Cortes’e neden İspanyolların altına böylesine tutkun olduklarını sorduklarında ünlü fatih şöyle cevap verdi: “Çünkü ben ve arkadaşlarım ancak altınla giderilebilen bir kalp hastalığından muzdaribiz.”
Gökler yarılsa ve Arş’a kadar tırmanıp orayı görebilsen yine de imanının artmayacağını söyleyebilmelisin. Çünkü şimdi eksik değil ki mucizeler görünce artsın.