Kişisel Gelişimde de Ahlak Aramak...
Puan vermedi·328 syf.··
2024 62. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2024 01:02
Kişisel Gelişimde de Ahlak Aramak... Sistem Liderliği - Ahmet Şerif İzgören. 1. Yazar diğer sistemlerin yerine kendisi Türkiye'ye özgü bir sistem oluşturmak istiyor. 2. Sadece iletişimi güçlü olan yöneticiler için "insan olarak çok iyi ama…" yönetemiyor falan gibi bir duruma kendini düşürme. 3. Aynalama Kavramı: İletişimde siz gülümserseniz karşınızdaki de gülümser somurtursanız karşınızdaki de somurtur. 4. Ses tonu ve fizik. insanlar dış görünüşe ve tavırlara göre puan verirler. 5. Farklı olan hatırlanır, etkiler ve akılda kalır. Sizi hatırlatacak bir tarzınız veya özelliğiniz olsun. Hitler bıyığı, Türkeş Kaşı gibi örnekler veriyor burada yazar. Tabi bu daha işlevsel hale de getirilebilir. 6. Güven - Tutarlılık - Yaratıcılık bir lider için en önemli vasıflardan birisidir. 7. Karizma varsa vardır yoksa yoktur. Sonradan kazanılabilecek bir şey değildir. Yoksa boşunda uğraşmayın. (Yazar buradaki duruşuyla karizmanın sonradan kazanılıp kazanılmayacağına dair tartışmada kazanılamayacağı tarafını tutuyor.) 8. 9.00- 17.00 mesaisi yapan bir Sistem Lideri yoktur tarihte ya da "Ben işe iki saat uğrayayım, siz işleri halledin" diyen. Bu yetki devri değil, işten kaçmaktır ve ekip her şeyi hisseder, sözlerle ve teorilerle ekibi kandıramazsınız. Ekipler taşın altına elini sokan Sistem Lideri ister, "onu böyle, bunu da şöyle yapın" diyen değil. Osmanlı tarihine bakın, kazanılan savaşlar hep padişahların ordunun başında sefere katıldıkları savaşlardır. Ne zaman Dolmabahçe yapılır ve padişahlar sarayın o büyük salonlarına saklanırlar, savaşlar kaybedilmeye başlanır. 9. Tony Buzan: "Zihin Haritalama" diye bir metot geliştiriyor. Ana fikir ve diğer fikirleri alt alta yazmadan ortaya yazıp ana fikir ve diğerlerini ayrıştırır. 10. Sorumluluk - İnanırlılık - Tutarlılık: Güven.
Edebiyat
Sistem Liderliği; İş Yaşamında 100 KanguruAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20241,329 okunma
Acı çekmek bir tercih meselesidir
9/10
·176 syf.··
2023 165. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2023 01:13
Hayatta her birimiz bir şeyleri başarmak için mücadele içindeyiz. Ya buna katlanır devam edersin ya da pes edersin. Yazarın da söylediği gibi 𝐚𝐜𝛊 𝐜̧𝐞𝐤𝐦𝐞𝐤 𝐛𝐢𝐫 𝐭𝐞𝐫𝐜𝐢𝐡 𝐦𝐞𝐬𝐞𝐥𝐞𝐬𝐢𝐝𝐢𝐫. 1980'lerden bu yana egzersiz sloganı olarak kullanılan "ℕ𝕠 𝕡𝕒𝕚𝕟, 𝕟𝕠 𝕘𝕒𝕚𝕟." mottosunu sadece egzersizde değil aynı zamanda hayatta başarıyı yakalamak istiyorsanız her konuda bunu uygulayabilirsiniz. Kendinizi zorlamadan acıyı, mücadeleyi seçmeden bir şey elde edemezsiniz. Hedeflerinizi ciddiye alıp çok profesyonel yaklaşmanız gerekmektedir. İşte bu noktada yazarın tam olarak yaptığı budur. Tek farkı severek yapmasıdır. Sevmediğiniz, keyif almadığınız bir şeyi rutininize uzun süre dahil edemezsiniz. Yazar koşmaya başlamadan önce üniversiteden sonra caz bar tarzı bir yer işletmeye başlar. Sabahtan gece yarılarına kadar çalışıyor bir de üstüne o yorgunlukla yılmadan1-1.5 saat yazma eylemini sürdürmeye çalışıyordu. Ama eserlerinde tam odaklı bir yazma olmadığı kanısındaydı. Tam bu noktada yazarlığı profesyonel boyuta taşımak için barı tüm haklarıyla devretmeyi düşündü ve uyguladı. Çünkü onun karakterinde tek işe odaklanıp sınırlarını zorlamak vardır. Bu yüzden kırsal bir alana taşındı. Normalde bar işletirken geç saatlerde uyanıp yatma alışkanlığı kazandığı yaşam döngüsünü kökten değiştirip eşinin de bunu desteklemesiyle her gün 22.00'dan önce uyuma ve 05.00'ten önce uyanma rutinini hayatına ekler ve bunun sonucunda gece hayatı bitse de insan ilişkilerinde gerileme yaşasa da bundan memnundur çünkü insanın zamanını düzenleyip neye odaklanacağını seçmesi insanın bir şeyleri başarabilmesi için bir hayat koşuludur. Zaman bize verilmiş sınırlı ve geri dönüşü olmayan bir hediyedir. Kullanmazsan geçip gider ve tekrar eline alman mümkün değildir. Yazar bu rutini hayatına koymasıyla zamanı daha verimli
Kişisel gelişim - Edebiyat
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma
Reklam
10/10
·440 syf.··
2020 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2020 19:05
Kitabı okumak, klasik bir otomobille uzun bir yolculuk yapmak gibi geldi bana, çok keyif verdi ama bitirdiğimde okkalı bir kitabı okumanın yorgunluğunu da hafiften hissediyordum. Maalesef Sâmiha Ayverdi edebiyat camiamızda hak ettiği değerin çok uzağında duruyor bence. Kitap 19. Yüzyıl son çeyreği Osmanlısını, konak hayatı çevresinde o kadar güzel anlatıyor ki.. Konak hayatı, yeme içme, eğlence, düğün dernek, sosyal hayat, devlet yönetiminde söz sahibi olanların debdebeli hayatları çepeçevre anlatılıyor. Benim gözlediğim kadarıyla yazar; Osmanlı medeniyetinin yıkılışı hakkında, yıkılış dönemini de Cumhuriyet dönemini de yaşamış bir aydın olarak eşsiz ipuçları vermiş. Bugün ülkemizde malum siyasi kutuplaşmanın iki uç noktasında konunun derinliğinden uzak savunucular var. Bunlar ya körü körüne Osmanlı düşmanlığı ya da savunuculuğu yapmakta. Onları konudan uzak tutarsak “Madem her şey çok mükemmeldi de bu koca devlet nasıl oldu da yıkıldı?" sorusunu kendine soranlar için eşsiz bir kitap diyebilirim. İbrahim Efendi’nin kızı Şevkiye Hanım’ın debdebeli, lüks yaşantısından zamanla fakir, son derece müşkül duruma düşmesi, ömrünün son demlerini acılar içerisinde geçirmesi, Osmanlı Devletinin o parlak günlerinden düşkün günlerine gerilemesi ve yıkılış dönemlerinin acılarıyla aynı eksene oturtulmuş, sembolize edilmiş. Yazara katılmadığım nokta; Enver Paşa hakkındaki görüşleridir ki, o dönem insanlarının bazı noktaları iyi değerlendirememesini ve yanılgıya düşmesini normal karşılıyorum. Zira günümüzde bile öyle propagandalara maruz kalıyoruz ki, bazı gerçekler hala gün yüzüne çıkarılamamış, konu tarafsız gözlerce değerlendirilip yiğidin hakkı yiğide verilememiştir. Bu, bu gidişle pek de mümkün görünmemektedir. Kimse 1908 Reval Görüşmelerinden, burada alınan kararlardan, o
Tarih
İbrahim Efendi KonağıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 20221,046 okunma
10/10
·%58 (403/688 syf.)··
Beğendi
Çok güzel kitap. Sonra kalın kitap. Biraz ağır ve birazda bilgili bir kitap devam ediyorum 218 sayfaya geldim bugün gece okudum bakalım kitapta neler bekliyor. Çok güzel etkileyeceği suç ve ceza en güzel bir uzun kitap ilk defa okuyorum bir sürü olaylar, katiller, cesetler, evler, boyalar, duvarlar, işçiler var duvarlar eski ve yeni, kan, eskiden karıkoca ve kızı oturuyormuşlar, atlar, meyhaneler, votkalar, içkiler, şaraplar, evler, ev bulma, kat kat çıkmalar, iki kapıcalar sokağa atmalar, kovmalar, korokolllar, tuzaklar, konuşmalar, insanlar, karakterler, akşam ve gece olmaz kira işi sabah gel kapıcıyla gel dedi işçiler ve yaşlı işçi, camlara, perdeler yok bom boş bir ev kalmış ve üzülmüş işte ne yapsın, dereler, iskeler, yatmaya bırakmışlar ve B_O_Y_U_L_U_Y_O_R ! B_O_Y_U_L_U_Y_O_R ! DİYOR HERKES SEYİRCİLER GELMİŞ BEKÇİ ALMIŞ KADINI KURTARMAK İÇİN KURTARDI İŞTE DEDİLER HERKES GİTTİ BİRDEN. Sonra herkes gidince kadın ağlama sesi ve adam sarhoşluğu olmuş ikisi de valla çok açıklayıcı bir kitap uzun olması sıkıntı değil insanları okuma isteği getiriyor biraz. Ama ilk başlarda kısa kısa okumanız lazım kitaplar yoksa sıkılırsınuz bence.35, 36,37,38. 01.02.2021 Şubat Pazartesi 10:33 ve 10:34, 11:43 kadar okudum.01.02.2021 Şubat Pazartesi 11:00.331, 332,333,334,335,336,337,338.01.02.2021 Şubat Pazartesi 11:41. Burda kaldım. 01.02.2021 Şubat Pazartesi 12:06 ve 12:07,12:08...
Felsefe
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Dikkat! Aşırı uzunluk içerir!
Puan vermedi·250 syf.··
Beğendi
·
2019 105. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2019 20:41
Öncelikle bir konuda herkesle anlaşalım. Bu soruların incelemesini 15 güne yakın bir sürede anca yazdım. Sonu nerede bu yazının, diyerek kontrol edilmeden önce, bu sitedeki en uzun inceleme bu olmuştur, diyebilirim. Kimseden bu Evren incelemesini komple okumasını beklemiyorum. Bu incelemenin %10'una sahip incelemeler bile genelde burada uzun olarak kabul ediliyor. Ama bu cidden uzun. O yüzden tek ricam, soru başlıklarını okumanız. Genelde 3 kelimeden oluşan soru cümleleri var. Eğer soru ilginizi çekerse altındaki cevabı okuyabilirsiniz. Bu inceleme kitabın bir özeti niteliğinde değil. Bazı sorularda verilecek bilgi sınırlı. Örneğin; Venüs bir cehennem gibidir. Yani Venüs hakkında söylenebilecekler benzerdir. Sıcaklığı, diğerlerine göre farkları vesaire. Farklı materyallerde de bilgiler bu şekildedir. Ama bu tarz sorularda bile bir kopyala-yapıştır durumu mevcut değil. Hepsi kendi cümlelerim. Astronomi, bende en fazla hayranlık uyandıran konulardan biridir. Diğer uzun cevaplı sorularda ise bazen tamamen kitapla alakasız olarak, farklı materyal ve bilgilerden gelen cevaplar verdim. Örneğin; 41. soruya verilen cevabı kitaptan çok daha geniş ele aldım. Kitapta bu sorunun sahip olduğu sayfa sayısı, benim incelemede verdiğim cevabın kaplayacağı sayfa sayısından daha azdır. Bu kitabın yetersizliğinden kaynaklı değil, kişisel tercihimdir. Olayı daha başından anlatmaya başladım diyebilirim. Kitap çok güzel bu arada. Ama 2011 çıkışlı ve astronomi çok hızlı gelişen bir dal. Bu kitap yazıldığında, Evren'de tahmini galaksi sayısı 100-125 milyar tahminleri arasındaydı. Ama sayı 2 trilyona çıktı. Ya da bu kitap yazıldığında en fazla uyduya sahip gezegen Jüpiter'di. Ama son keşiflerle beraber şu an en fazla uyduya sahip gezegen Satürn. Ben elimden geldiğince bu haberleri takip
Bilim
50 Soruda EvrenÇağlar Sunay · Bilim ve Gelecek Yayınları · 2011203 okunma
10/10
·776 syf.··
2018 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2018 00:48
33 yaşında sağlıklı bir birey olsamda;kitabı 3 günde bitirecek kadar çok seyiyorum aşkı;tutkuyu. Biraz Grinin Elli tonu vari aşk ve tutku var diyebiliriz,ama her ne varsa genç yazarı tebrik etmek gerek. Tek eleştirim fazlasıyla tekrar var;insanı rahatsız ediyor. Tarzım olmayan bir seri olmasına rağmen;00.50 itibariyle kitabı bitirdim ve ikinci kitap olan Reyc’i elime aldım bile. Aşkı,aşkın ruhumuzda;damağımızda bıraktığı o hazzı sevenler için güzel bir çalışma.
KehfBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20172,251 okunma