10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
Cengiz Aytmatov'un ilk kez bir eserini okudum ve çok etkilendim. Orta Asya'nın ücra bir köşesinden böyle bir edebiyat dehası çıktığı için Kırgız halkı ne kadar övünse az kalır. 00:25 02:39 Cengiz Aytmatov'un hayatının başlangıç dönemi 02:40 07:55 Beyaz Gemi Roman Özeti 07:56 11:52 Beyaz Gemi Roman İncelemesi youtu.be/Rsd0bZjzToU
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
9/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2024 07:34
Kitap XII bölümden oluşuyor. Her bölümde hayata, insanlara karşı belli gözlem ve uyarıda bulunuyor. Kendi içinde en çok ölümün insana ne kadar yakın olduğundan, ondan korkmamaktan, bir çok önemli insanın öldüğünden ve geriye hiçbir şeyin kalmadığından bahsediyor. Kitabın ilginç yanı ise yazarın bir roma imparatoru olarak, elinin altında hazza sefaya ulaşabilecek güç varken o günümüzde pek değerli gözükmeyen erdem, ahlak gibi değerleri önemsiyor ve benimsiyor. Hayatında etik ve ahlaki açıdan hiç sınanmamış bir insanın bu değerler hakkında bahsetmesi belki çok ilgi çekici gelmeyebilirdi ama bunu sınanmış ve yaşamı boyunca da bulunduğu konum itibariyle her gün sınanan bir roma imparatorundan okumak, bugünlerde kapitalin içinde acımasızca yer tutma kavgasına girişmiş sözüm ona modern insan topluluğu için çok önemli olmalı. Bunun nedeni aslında teknoloji gelişse de insan yapısı halen eski gördüğü, çağın ruhsal ve belki de zihinsel yapısına sahip. Bu yüzden iç dünyanı biraz daha ayakları yere basan bir zemine oturtmak için iyi bir başlangıç kitaplarından bir tanesi. Dil olarak akıcı bir diyebilir miyim emin değilim ama benim için akıcıydı kısmen. Bazen bazı düşünceleri kitap içinde tekrara uğruyor, bu da sanki unutulma ihtimali olan bu düşüncelerin ne kadar soğuk ve katı bir şekilde önümüzde durduğunu hissettiriyor. Hiçbir kitap bizi değiştiremez, biz istemediğimiz sürece o yüzden oku ve kendi kararını kendin ver. 07:52 Budapest XIII. Kerület 04/04/2024
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 44. kitabı
"Karaca Gözü" Hakkında Derkenar "Karaca Gözü" Yazar Süheyla Karaca Hanönü'nün Eylül 2021'de Okur Kitaplığı etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu deneme kitabı. Yirmi iki yazının yer aldığı eser, yüz otuz dört sayfa hacmindedir. İyilenen değil daha çok iyi kitap yazılarının olduğunu söylesek yeridir. Tanıtımların tanıtımını, tahlillerin tahlilini yapacak değilim elbet ama en azından kitap üzerine kısa da olsa bir değini de bulunmak istiyorum izninizle. Yazar, bahsini yaptığı başka kitaplarda olduğu gibi ‘Karaca Gözü'nde kendi soy ismine ince bir gönderme de bulunmaktadır. "Karaca Gözü" kitap ismiyle müsemma, güzel bir isimlendirme. "Karaca Gözü" anlatımlarında geçen kitapların bir kısmını okumuş birisi olarak, bahsi geçen öykü konularının kendilerine has bağlamlarının yanında, aralarında bir nevi insicam da vardır. Gerek kitap ön sözünde gerekse de yazı muhteviyatında hep okuma ve yazma konusu yoktur elbette. Anlatımların bir boyutunda, yazım sanatı ve edebiyatıyla birlikte, medeniyet olgusuna da dikkat çekildiğini söyleyebiliriz. Bu doğrucu, besleyici ve yetiştirici güç, bütün insanlığın içerisindeki hoyratlığı ısıtacağına ve eriteceğine vesile olacaktır. Kitap yazılarının daha çok öykü kitapları üzerinde odaklanıldığını söylemiştik. Bir yazar bir kitap veya ilgili yazarın bütün kitapları değerlendirmeye alınmaktadır. Başka bir ifadeyle bazı yazarların bütün eserleri üzerine odaklanılarak, yazar etraflıca ele alınmaktadır. Kitapları ele alınan yazarların bir kısmının ismini buraya taşıyacak olursam, bir fikir verecektir muhakkak. "Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Hüseyin Su, Bahtiyar Aslan, Recep Seyhan, Mustafa Everdi, Mustafa Özçelik, Samiha Ayverdi, Ahmet Sezgin, Alaattin Karaca ve Mustafa Uçurum" gibi isimleri ilk aklıma gelenler olarak sıralayabilirim. Bütün bu
Karaca GözüSüheyla Karaca Hanönü · Okur Kitaplığı · 202115 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 41. kitabı
"Melekler İnsan Doğar" Üzerine Değiniler "Melekler İnsan Doğar" Şair İsmail Delihasan'ın "Minyatür Tanrılar" ve "Ateşlerle Top Oynamak" şiir kitaplarından sonraki üçüncü şiir kitabı. Mayıs 2023'te Bengü Yayınları etiketiyle okurlarla buluşturulmuş. Elli iki şiirin yer aldığı kitap, doksan altı sayfa hacmindedir. Ölüm olgusunun başat konu olarak işlendiği kitap da şair, felsefesini az sözle çok mana ve sözü değil manayı çoğaltma şiarını amaç edinmiş olduğunu söyleyebiliriz. Hormonik şişmanlıklar içermeyen yalın ve hikemî tarzda şiirlerden oluşmaktadır. Çehov gibi söylersek, işlevsiz hiçbir sözcük şiirde yer almaz. Bunlarla birlikte şiirler sofistik nüveler barındırmaktadır. Böyle felsefi şiirler, okurun iriminde zihinleri açmaktadır. Anlatımlar sena ve tazimden ziyade hayatı sorgulama, insanı anlama ve kavrayabilme anlayışıyla yol alındığını görmekteyiz. Ülfet ve uzlet arasında yol alan insanı ölüm gerçeğiyle bir nevi şiirler üzerinden yüzleştirmektedir. Hayatın en önemli gerçeği ölümle şamil nihayetlenmektedir. Keyfi sefa ile cevri cefa aralığında gelgitte olan insanı durup düşünmeye sevk etmektedir. Daha genel anlamda bu şiirler ortak duyuş ve düşünüşe sevk etmektedir bir yerde. Her ne kadar ölüm ve aşk olgusu daha üst bir başlıkta ele alınsa da konunun özünde insan vardır. Kâmil insan, düşünen sorgulayan insan, ölümlü aciz insan şeklinde geniş bir perspektifte konu ele alınır. Bu sofistike bakışın yanında alegoriler ve metaforlarla da anlatım daha da zenginleştirilmektedir. Yine bunlarla beraber nurefşan (aydınlatan, ışık veren), aşkla bitişik sevgi, kendini bilmek gibi insana dair birçok olgu derinlemesine ele alınır. "Aklımı okudum kantta/ düşündüm zamanı ve ölümü/ ömer hayyam takiyüddin ben oldu/ farabinin yesevinin mevlananın yunusun renginde/ ayetleri dilleri
Melekler İnsan Doğarİsmail Delihasan · Bengü Yayıncılık · 20231 okunma
8/10
·80 syf.··
2023 14. kitabı
1930 yılında Serbest Cumhuriyet Fırkası kurucuları arasında yer alan Kars Milletvekili Ahmet Akif Ağaoğlu tarafından yazılan bu kitap içerisinde İngiltere'nin evrensel siyaseti, Asya ve Afrika'daki özel durumu, İslam alemi ile olan ilişkileri ve bizim bu dünya içerisinde almış olduğumuz yeni ve çok önemli yerimiz; Hindistan yolu üzerinde olmamız tarihi geçmişimiz, Mısır ve halifelik gibi durumlardan kaynaklı ilişkiyi ve önemini ortaya koymaktadır. İngiltere kitabın yazıldığı dönem itibariyle dünyanın en güçlü devleti olması sebebiyle önemli bir kitap sayılabilir. Ağaoğlu, İngiltere'yi anlayabilmek için öncelikli iki ayrı kişiliğe sahip olduğunu belirtir. Birincisi, ülke içersinde yer alan İngilizler, ikincisi ise ülke dışında yer alan İngilizler. Taban tabana zıt olan bu karakter onun siyasetini, dünya görüşünü yansıttığını belirtir. İngiltere'nin en çok saldıraya uğramış ülke olduğunu söyler ancak bunu en çok sözünü kullanarak ifade etmesi bana çok inandırıcı gelmedi ancak 1930 yılında yazıldığını unutmamak gerekir. İngiltere tarihi ile devam ederken bir çok göç ve istila ile uğraştığını kökenlerinde yer alan Anglo-Saksn kültürünü zaman içerisinde tekrar ortaya çıkardığını gözler önüne serer. Zaman içerisinde İngiltere'nin devlet sisteminin oluşumu noktasında kısa açıklamalar yapar. İklimin şiddeti, toprağın az verimli olması, İngilizi sürekli dışarıda yaşam kaynakları aramaya zorladığını yazar. İngiltere'nin yüzölçümünün 230.000 kilometre kare olması rağmen yönettiği toprakları kendi topraklarının 170 kat daha büyük olduğunu ( yaklaşık 40.000.000 kilometre kare ) nüfusunun 43 milyon yönettiği insanların ise yaklaşık 450 milyon olduğundan bahseder. Bunu nasıl başardığını kitabında açıklamaya çalışır. İlk bölüm İngiliz bakanlar kurulunun verilmesiyle biter ve
Tarih
İngiltere ve HindistanAhmet Akif Ağaoğlu · Dorlion Yayınları · 20232 okunma
Okuduğum incelemeler beni tatmin etmediği için yazdım.
Puan vermedi·559 syf.··
Beğendi
·
2022 85. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2022 04:13
Kitabın en az %90’ı Sabahattin Ali’nin yazdığı mektuplardan değil, Sabahattin Ali’ye yazılan mektuplardan oluşuyor. Tabii bu durumda, “…mektuplaşmalarını okuyoruz,” demek yanlış olur. Kitap, 1922-1948 yılları arasında ki -Nazım Hikmet Ran , Esat Adil Müstecaplıoğlu, Mehmet Ali Aybar, Mehmet Ali Cimcoz, Aziz Nesin , Melahat Togar (Melahat Kemal), Ayşe Sıtkı İlhan, Hüseyin Nihâl Atsız , Cemal Kutay, Samim Kocagöz, Pertev N. Boratav ; Sabahattin Ali’nin ailesi, arkadaşları ve öğrencileri- Sabahattin Ali’ye yazılan mektupların derlemesidir. Kitapta Sabahattin Ali’nin yazdığı sadece 52 mektup mevcut. -Ki bunlardan 37 tanesi eşi Aliye’ye yazdığı mektuplardır. Kitabı okurken kurgusal bir şey beklememek gerekir; çünkü o zamanlar iletişim kurmak için yazılmıştır. “Bir yazarı, ancak o yazarın kendi sözcükleriyle okumak gerek. O sözcükler her şeyi içeriyor.” der bir kitabında #y:695. Biz ne kadar Sabahattin Ali’nin mektuplarını okuyamasak da, ona gelen mektupları okuyabiliyoruz. O yüzden yazara yazılan mektupları ya da yazarın yazmış olduğu mektupları ve günlükleri yazarı daha iyi tanımak için okumamız gerekir. Tabii yazarın bütün eserlerini okuduktan sonra okumanızı öneririm. Mektuplarda, arkadaşları sık sık Sabahattin Ali’nin öykülerinden, romanlarından ve şiirlerinden bahseder. Sabahattin Ali’nin yazdığı mektuplar da olsaydı eğer, karşılıklı oturup sohbet ediyorlarmış gibi hissettirecek olan içten mektuplardır bunlar. Melahat Kemal, bir mektubunda Sabahattin Ali’ye kızdığından dolayı sevimli hakaretlerle başlayıp hikâyesini överek bitirdiği mektup gibi içten. Pertev Naili Boratav’ın mektuplarında Sabahattin Ali’ye “Sabahçığım” diye hitap etmesi kadar içten. Nâzım Hikmet’in, “Senin roman Ulus’ta mı çıkacak? Eğer ulus gazetesinde çıkacaksa rica ederim bana muntazaman, tefrika halinde yolla. Dehşetli merak ediyorum.
Edebiyat
Hep Genç KalacağımSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20081,413 okunma