10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200218 okunma
Puan vermedi·216 syf.·
2026 371. kitabı
Gördüklerimiz gözlerimizde kalacak, yaptıklarımız her zaman ellerimizde kalacak. Ama ruhlarımızda ayrılmaz bir şekilde kalacak olan şey, duyduklarımız olacaktır. Alessandro Baricco Refik Halid Karay'ın doğa sevgisini gözler önüne seren keyıflı bır yolculuğun sonuna fekdık Yazarın çeşitli dönemlerde (Abdülaziz, Abdülhamid ve Cumhuriyet) gözlemlediği toplumsal davranışları karşılaştırır. Aynı zamanda dönemin yönetimlerine ve sosyokültürel değişimlerine dair mizahi ve Yazıların bir kısmı İkinci Dünya Savaşı döneminin zorlu şartlarına denk gelir ve buhranlı zamanlarda doğaya sığınmanın iyileştirici gücünü vurgular Yaprakları seviniz, çiçeği kim olsa sever! S:88 Yazarın çeşitli dönemlerde (Abdülaziz, Abdülhamid ve Cumhuriyet) gözlemlediği toplumsal iğneleyici eleştiriler sunar. Refik Halid Karay'ın bir kısmı İkinci Dünya Savaşı döneminin zorlu şartlarına denk gelir ve buhranlı zamanlarda doğaya sığınmanın iyileştirici gücünü vurgular. Ağaç ve Ahlak İnsan ve Doğa İlişkisi: Yazar, insanların doğa ile olan ilişkisini ve çevreye verdikleri zararları toplumsal ahlak çerçevesinde eleştirir.. Ağaca aşırı muhabbet beslenen diyarlarda ahlak güzelliği de gelişiyor, şahidiyiz....s:67
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Ağaç ve AhlakRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 201561 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sürgün
7/10
·230 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 23:37
Refik Halid Karay , tam anlamıyla bir Osmanlı elitidir. Maliye Başveznedar’ı Mehmet Halid Bey’in oğlu olarak ayrıcalıklı bir zümreye mensup bir şahıstır. Galatasaray Lisesinde okuyup akabinde Hukuk Mektebini bitirmiştir. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne muhalif bir görüşe sahipti. Çalıştığı ve çıkardığı gazetelerde muhalif düşüncelerini ifade etmekten kaçınmamıştır. Bu sebeple de sık sık sürgüne gönderilmiştir. Kendisi aynı zaman Kurtuluş Savaşı’na da muhalifti. Kurtuluş Savaşı aleyhine yazığı yazılardan sebep hain olarak damgalanmış Beyrut’a sürgüne gönderilmiştir. Daha sonra ise affedilip yurduna geri dönmüştür. Bu sebeple sürgünü yaşayan biri olarak sürgün kavramını en iyi anlatabilecek yazarlardan biri olarak düşünüyorum kendisini. Zira kitabın ilk yarısı bu sürgün halini çok güzel anlatmış. Sürgüne giden kişinin yalnızlığı, hayata tutunma çabaları, memleket ve aile özlemleri çok güzel anlatılmış. Beyrut’ta bir başına hayata tutunmaya çalışan Hilmi Efendi için hayat cebindeki paranız azalmasıyla orantılı olarak zorlaşmaya başlamıştı. “Başka bir memlekete atılınca dımdızlak kaldım, öksüz çocuk gibi içli, beceriksiz, ürkek oldum.” Kendi gibi sürgünleri bulması ise çok zaman almadı. Ancak onların arasında da aradığını bulamadı. Zira politik olarak onlardan farklı düşündüğünü belirtiği an Hilmi Bey’i hem azarlayıp hem de ondan uzaklaştılar. Keza diğer sürgünler aleni olarak İstiklal Savaşı’nda Yunan tarafını tutmaktaydılar. Onlar gibi düşünmediğini ifade ettiği an ise “ittihatçısın sen” damgasını yemişti. Kısa süre sonra tekrar yalnız kalan Hilmi Efendi’ye kucak açan ise Anadolu’dan gelme Ermeniler olmuştu. Onu aralarına almış iş vermişlerdi. Memleket özlemini Ermeni mahallesinde gidermeye çalışıyordu. Zira konuşmaların, söylenen türkülerin tamamı Türkçe idi. Daha sonra Beyrut’a
Türk Edebiyatı
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018677 okunma
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 22:03
REFİK HALİT KARAY BUGÜNÜN SARAYLISI Bitireli bir hafta oldu ama ancak paylaşabildim. Lise zamanlarında okuduğum bir eserdi Bugünün Saraylısı. Yazarımızdan okuduğum tek eser. Ama kalemini beğeniyorum. Kolay anlaşılır bir dili var ve bazı kelimelerin Türkçe karşılığı da dipnot olarak verilmişti. Kitapta İstanbulda yaşayan Ata Efendi isimli bir adam var. Bir gün akrabası Yaşar'dan bir mektup alır. Yaşar kızını Ata efendinin yanına gönderecektir bir miktar parayla beraber. Tabi Ata ve eşi Üftade bu durumdan hazetmez. Kızı görmeden çirkin şişko sivilceli işe yaramaz bir tip olarak karşılarına çıkacağını düşünür. Ama yanında göndereceği 300 lira için katlanmayı düşünürler. Kızın adı Ayşendir. Kızı almaya otogara Ata gider ve gördüğü kız karşısında nutku tutulur. Kız çok güzeldir ve 17 yaşındadır. Ayşen, ilk başlarda sessiz utangaç cahil bir köylü kızı gibi görünüyor fakat İstanbul'un ortamına ayak uydurmaya alıştığı vakit köyden geldiği halden modern bir Ayşen'e dönüşür. Normalde ismi Ayşedir ama sosyetik olması için Ayşeni kullanır. Tabi gel git zaman Ayşen değişir bu değişimi gören Ata Bey'de kıza aşık olur. Kızın güzelliği sebebiyle aşık olup kapısında dizilir erkekler. Ata da bu sevdalı erkekleri Ayşenden kıskanır sürekli evlenip gitmesini ister ama bir yandan da ayrılmak istemez ondan. Roman sonunda ise bir Arap paşası ile evlenip yurt dışına yerleşir ve buna dayanamayan Ata ölür. Genel olarak roman cumhuriyetin ilanından sonra yazılmış modernizmin halk üzerindeki etkisini anlatıyor. Ayşenin köyden çıkışı ve geldiği evdeki düzeni geleneği bozması ve Atanın gelenekçi bir adam olmasına rağmen Ayşenle inandığı tüm değerleri altüst edip kendinden küçük bir kıza aşık olmasını anlatıyor. 1985 yılında Ziya Öztan yönetmenliğinde Trt1 de dizisi çekilmiş ve 2013 yılında
1000Kitap
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkilâp Kitabevi · 2010834 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 20:39
Gene ilk defa okuduğum bir yazar. Devamını da geleceğini düşünüyorum. İlk kez okumama rağmen beğendiğim bir kitaptı. Kitaba gelecek olursak; kitap 2 kitaptan oluşuyor. 1. Kitap Gurbet Hikayeleri 2. Kitap Yer altında Dünya var kitabı. Sırayla kitapların incelemelerini yapacağım. 1.Kitapta 1920 1930 yılları arasında yazarın Suriye ve Lübnan daki memleket hasretini, sürgün yaşamınınve gözleme dayalı talra insanını betimlediği kısa hikayelerden oluşuyor. Betimleme yeteneği yüksek, akıcı yer yer karamsar bir anlatımı var yazarın. Bu bölgelerde yaşayan Türklerin, casusların ve yerel halkın hikayelerini anlatmış. Hşkayeker kısa kısa olduğu için kitap çok hızlı ilerliyor. Hikayeler içinde beni en çok etkileyen Gözyaşı ve Eskici hikayekeriydi. Gurbetteyken memleket hakkındaki gözlemler, özellikle İstanbul hakkındaki gözlemler hayranlık dolu. Hikayelerin konuları; sürgğn ve yabancılık, memlekete özlem, savaşlardan ve göçlerden dolayı yaşanan çöküş ve yoksulluk, açgözlülük, kıskançlık gibi duygular ve doğu nun özellikleri konularına değinilmiş. Bu hikaye kısmı evet akıcı ilerliyo ama çok hikaye olması ve aralarında bağlantı olmaması birazcık kopukluk oluşturmuş. 2. Kitaba gelecek olursak bu kısım tamamen bambaşka bir konuya değinmiş. Roman tarzında. Ana karakter Nebil. Nebil başından geçen olayları hayal ve gerçek arasında sizi götürerek anlatıyor. Gerçekten o kadar iyi kurgulanmış ki sürekli hayal mı gerçek mi diye sorguluyorsunuz. Olay kızıl saçlı bir, çilli bir kadın olan Nihan la tanışmasıyla başlıyor. Ondan sonra olaylar gelişiyor. Casuslar,Ferhan arazisindeki define, tımarhaneye gidiş şeklinde devam ediyor. Bol esrarlı... Bol kurgulu bir kitap. Kitaptaki gözlemlerde Realizim hakim. Fakat romanın sonunda aslında yazılanların karakterin yazdığı bir roman olduğu anlaşılıyor.
Gurbet Hikayeleri - Yeraltında Dünya VarRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20192,001 okunma
7/10
·360 syf.··
2025 75. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2025 10:28
İnkılap Kitabevinin "Yeraltında Dünya Var" romanıyla beraber bastığı Refik Halid Karay kitabı. Daha önceki baskılarda bulunan Fırat adlı öykü nedendir bilinmez çıkarılmıştır. On yedi öykü de adından anlaşılacağı üzere Karay'ın ikinci sürgününde yaşadığı Halep, Beyrut çevresinde geçer. Bölgenin efsaneleri, hikayeleri, ilginç kişileri, adetleri anlatılır. Eskici kadar ünlü olmasa da İstanbul adında, gurbette iki İstanbullunun karşılaşmasını anlatan leziz bir öykü bulunur kitapta. Ancak kahramanlardan biri hem hayat kadını hem de kokainman olduğu için okul kitaplarına girmemiştir sanıyorum. "işte, dedi, bunu, onun için kullanıyorum, gidemediğim İstanbul'a kavuşmak için...Bu benim pasaportumdur." Refik Halid Karay
1000Kitap
Gurbet Hikayeleri - Yeraltında Dünya VarRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20192,001 okunma