M.Ö. 2. Binyılın son çeyreğinde, demir kullanımının yaygınlaşması ile birlikte, M.Ö. 1200 dolaylarında, Balkanlar ve Ege adalarından Anadolu’ya bir halklar göçü görülür. Anadolu’da önüne geçilemeyen bir felaket seli haline dönüşen göçün ve saldırıların sonucu Büyük Hitit İmparatorluğu aniden çöktü. Göçlerin ve yıkılan büyük gücün yarattığı kargaşa, birkaç yüzyıl sürdü. Bu zaman zarfında Anadolu’da öyle bir yıkım ve buna bağlı olarak, öyle bir kültür değişikliği gerçekleşti ki, ilkel yaşam biçimi yeniden egemen oldu, yazının kullanımı unutuldu; Anadolu, çok sayıda irili ufaklık güç arasında paylaşıldı; çekişme alanı haline geldi.
Demir çağının başından itibaren yaklaşık 400 yıl kadar süren kargaşa döneminin (Anadolu’nun karanlık çağı) ardından, Anadolu’da geç Hitit beylikleri, Urartu krallığı, Frig krallığı ve Lidya krallığı karşımıza çıkar.