Paranın yaygınlaşmasının dikte ettiği bu onur kumarında başarılı olan zenginler hemen çizgiyi çekmeliydi. Kendi kızları ve kadınları bir meta olarak alınıp satılamazdı. Peki ama bunu tüm dünyaya nasıl ilan edeceklerdi? Onları eve kapatarak, dışarı çıktıklarında da örtünmelerini sağlayarak. Belki bugün bize saçma gelecek ama ilk kez Bronz Çağı'nın sonlarına doğru (MÖ 1200) karşımıza çıkan kadınların bu izolasyonunu, o günün mantığı içinde onları korumak için yapılmış bir şey olarak görmek gerek. Zaten bunun ilk gerçekleştiği Asur'daki yasalara göre, cezalandırılması gereken kafasını açan "iffetli" kadınlar değil, örtünün "namuslu" gözükme derdine düşen "iffetsiz"ler ve kölelerdi. İlki zaten pek olası bir durum da değildi; öyle ya, hangi aklı başında kadın örtüsüz dışarı çıkıp fahişe gibi dolaşmayı göze alırdı ki?
MÖ 1200 yılına tarihlenen bir yazıtta Mısır Firavunu Merneptah'ın Libyalılara karşı verdiği savaşın sonucu açıklanır: 6 adet Libyalı general penisi, 6359 Libyalı asker penisi, 222 Sicilyalı asker penisi, 542 Etrüsklü asker penisi ve 6.111 Yunan askeri penisi.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Anadolu devletleri
M.Ö. 2. Binyılın son çeyreğinde, demir kullanımının yaygınlaşması ile birlikte, M.Ö. 1200 dolaylarında, Balkanlar ve Ege adalarından Anadolu’ya bir halklar göçü görülür. Anadolu’da önüne geçilemeyen bir felaket seli haline dönüşen göçün ve saldırıların sonucu Büyük Hitit İmparatorluğu aniden çöktü. Göçlerin ve yıkılan büyük gücün yarattığı kargaşa, birkaç yüzyıl sürdü. Bu zaman zarfında Anadolu’da öyle bir yıkım ve buna bağlı olarak, öyle bir kültür değişikliği gerçekleşti ki, ilkel yaşam biçimi yeniden egemen oldu, yazının kullanımı unutuldu; Anadolu, çok sayıda irili ufaklık güç arasında paylaşıldı; çekişme alanı haline geldi. Demir çağının başından itibaren yaklaşık 400 yıl kadar süren kargaşa döneminin (Anadolu’nun karanlık çağı) ardından, Anadolu’da geç Hitit beylikleri, Urartu krallığı, Frig krallığı ve Lidya krallığı karşımıza çıkar.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Li Fang tarafından yazımı 983 yılında tamamlanan Taiping Yulan adlı Çin kaynağında, Çin Hükümdarı Gaozong'un (MÖ 1259-1200) Çin'in batısında, Gansu taraflarında hücum ettiği Hunların ataları olarak tasnif edilen Guifang halkından bahsedilmektedir.
Sayfa 290
Tarih
Özünde Marmara yöreleri ile Trakya bölgesi insanları, daha eski dönemlerde de karşılıklı birbirlerinin topraklarına göç etmişlerdir. Nitekim güneydoğu Avrupa’nın bronz çağı keramik kuzey batı Anadolu kökenli olarak tanımlanmaktadır. Bununla birlikte güneydoğu Avrupa kavimleri ‘ nin Marmara’nın güney yöresi olan Göçler Troya Savaşları ndan yani Troya 7A kentinin yıkılmasından sonra yolunu kazanmıştır. Çünkü ilion kenti M. Ö. 3000-1200 tarihleri arasında geçilmez bir kaleydi. Bu dönemdeki güçler ancak sızma yolu ya da ticaret ilişkisi ile olagelmiştir. Çünkü kale 1200 sıralarında düşünce, yukarıda söylediğimiz gibi yüzyıllardan beri kuzey batı Anadolu’ya göz dikmiş bulunan güneydoğu Avrupa kavimleri, bu arada Muşkiler, brigler yani Frigler Mysi ve mygdon gibi kavimler büyük dalgalar halinde Anadolu’ya yakın etmeye başlamışlardır.
Sayfa 192·Kitabı okudu
On Parmakta On Marifet
Fatih, o güne kadar icat edilip kullanılmış bütün ateşli silâhlardan üstün bir çapta top yapıp dökmeğe muktedir olup olmadığını Urban’dan sordu. Urban, Babil’in burçları kadar metin ve sağlam olsa bile İstanbul’un eski burçlar ile kalesini yerle bir edebilecek çapta taş gülleler atacak havan topları dökmeğe muktedir olduğunu cevap olarak bildirdi ve fakat askeri fenlerde (Balistik) denilen atış ve gülle meselelerine vakıf olmadığını ileri sürdü. Balistik hesaplarını bizzat Fatih’in yaptığı, o zamana kadar misli görülmemiş bir top döktürmüştür ki adına “Şâhi” adı verildi. 300 kantar (yaklaşık 17 ton) bakırdan döküldü. Bu toplar 1200 okka (1.5 ton) ağırlığındaki mer­ mileri 1000 metrelik uzaklığa atabilecek güçteydi. Fatih toplam üç tane Şâhi, 127 tane de diğer toplardan dök­türdü.
Sayfa 110 - Mühendis Fatih·Kitabı okudu
1000Kitap