Gönlünüzü, enerjinizi, dikkatinizi, bu küçük kulübe ile bu evcikle fazla eğleştirmeyin demek istiyor. Bir Değirmendir Bu Dünya (Sayfa 168)
Alıntı

Zehra

@Munzevi_Bir_Okur_
·
"Dünya bir evcik'tir, esas ev ötede."
Sayfa 167·Kitabı okudu
Alıntı
Okumak İsteyenlere Modern Klasikler ̇⋆✵⋆˚.⋆
İş Bankası Kültür Yayınlarının Modern Klasikler dizisi o kadar ilgimi çekiyor ve o kadar okumak istiyorum ki o kitapları 🦭 somut bir hedef şeklinde karşımızda durabilsin diye hepimiz için bu listeyi yapacağımm 🫶🏻 1. Sineklerin Tanrısı 2. Bilinmeyen Adanın Öyküsü (baskısı burada) 3. Otomatik Portakal 4. Casus 5. Korku Vadisi - Sherlock Holmes 6. Vahşetin Çağrısı ✅7. Aforizmalar 8. Kopyalanmış Adam (baskısı burada) 9. Dört Oyun 10. Beyaz Diş 11. Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz 12. Dörtlerin Yemini - Sherlock Holmes 13. A.B.D. 42. Enlem 14. Üç Büyük Usta 15. Kendileriyle Savaşanlar 16.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Tesadüf diye bir şey yoktur... İki insan arasında bir kimya oluşacaksa bunun yeri ve zamanı olmuyor elbette. Her karşılaşmanın bir nedeni vardır ve her karşılaşma aslında yeni bir yüzleşmedir; hakikatle, tutkuyla, aşkla veya nefretle yüzleşmedir." Sayfa/168 Kitabı okudu
Roman
Allah için bir araya gelmiş toplulukların karma olmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu durum, fark edilmeden fitnenin kapısını aralayabiliyor. Bunu eleştirmek için değil, bizzat gözlemlediğim ve kendimi de içine katarak konuşuyorum. Bugün iki gün boyunca katıldığım antisiyonizm kongresinde şunu gördüm: Herkes başlangıçta Allah için hizmet etme niyetiyle gelmişti. İnsanlar ümmetin derdiyle dertleniyor, zulme karşı ses olmak istiyordu. Fakat bir müddet sonra kızlar ve erkekler arasında samimiyet oluşmaya başladı. Hatta tesettürü düzgün bir hanımefendi gelip bizden makyaj yapmamızı istedi. İlk gün birbirimizin yüzüne bile bakmadığımız insanlarla zamanla arkadaş olma seviyesine geldik. Hatta arkadaşlıkların ötesine geçen yakınlıklar bile oluştu. Küçük bir bakışın, bir ilginin, bir tebessümün nelere sebep olabileceğini bir kez daha gördüm. Oysa davamız Allah içindi. Oysa hak din için toplanmıştık. Oysa zulüm karşısında tek yürek olmak için bir aradaydık. Rabbimiz, Peygamber Efendimizin hanımlarına hitaben şöyle buyurur: “Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız, sözü yumuşatarak söylemeyin ki kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılmasın. Sözü uygun ve ciddi bir şekilde söyleyin.” (Ahzâb, 32) Bu ayet her ne kadar Peygamber Efendimizin (sav) hanımlarına hitap etse de, Müslüman kadının vakarını ve karşı cinsle iletişimdeki ölçüsünü göstermektedir. Yine Rabbimiz: “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar...” (Nûr, 30) “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar...” (Nûr, 31) buyurmaktadır. Bu dini romantize etmeye çalışmayalım. Allah'ın koyduğu sınırları, iyi niyetlerimizle esnetemeyiz. Çünkü şeytan insanı bir anda değil, adım adım sürükler. Nitekim Rabbimiz: “Şeytanın adımlarını
#𝙎𝘼𝙁𝙁𝘼𝙏_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙄̇_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙄̇𝙍☝️ Bütün izzet ve şerefin sahibi olan Rabbin, onların yakıştırdıkları bütün noksanlıklardan pak ve uzaktır! 180 Selâm olsun gönderilen bütün peygamberlere! 181 Hamdolsun Âlemlerin Rabbi olan Allah’a! 182 #Tefsir: 📖 📖 Allah (c.c) âlemlerin Rabbidir. Fakat O’nun rubûbiyet vasfı kâmil mânada insanda, en kâmil mânada ise insan-i kâmil olan Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)’de tecelli etmiştir. “Senin Rabbin” (Saffât 37/180) hitabında bu mâna gizlidir. Dolayısıyla bir kul, Allah Resûlü (s.a.s.)’e sîreten ve sûreten ne kadar yaklaşabilir ve onunla aynîleşebilirse Allah’ın rubûbiyet sıfatından o kadar nasip alır. İkinci olarak Allah Teâlâ, “izzetin Rabbi” (Saffât 37/180) olarak vesfedilir. Bütün izzet, şeref ve yücelik yalnızca O’na aittir. İzzet ve şeref kazanmak isteyenler, şirki ve putları terk edip yalnızca Âlemlerin Rabbine kulluk edeceklerdir. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “Kim izzet ve şeref istiyorsa bilsin ki izzet ve şeref bütünüyle Allah’a aittir.” (Fâtır 35/10) Burada dikkat çekilen önemli bir husus da şudur: Allah Teâlâ’yı tanımak ve O’na lâyıkıyla kul olmak bakımından peygamberlerin ehemmiyeti büyüktür. Onlar Allah’ı en iyi tanıyan, O’ndan en çok korkan, Allah’ı tanıtan ve sevdiren model şahsiyetlerdir. Bu sebeple Yüce Rabbimiz “Onlara selâm olsun!” buyuruyor. Sûre içinde ismi geçen peygamberlere ayrı ayrı isim vererek “ona selâm olsun” buyurduğu gibi, sûre sonunda tekrar toplu olarak “onlara selam” buyuruyor. Buna göre onlar dünyada da âhirette de selâmettedirler. Âyetlerde gerçek mü’minlere, Allah dostlarına müjde verilen “onlara hiçbir korku yoktur; onlar mahzun da olmazlar” (bk. Yûnus 10/62) sırrı en kâmil mânada onlarda tecelli eder. Onlar için ilâhî garanti vardır. Bu sebeple peygamberlerin izinden yürümek ve onlara yakın olmak,
Resûlullâh sallâllâhu aleyhi ve sellem vakfede bir eliyle devesinin yularını tutup diğer elini kaldırarak kulluğunun ve kalbî hayâtının hassâsiyetini ifâde eden uzunca bir duâ yaptı. Bu duânın bir kısmı şöyledir: “Ey Allâh’ım! Sen’in buyurduğun şekilde ve bizim söylediğimizden daha üstün olarak Sana hamd olsun! Ey Allâh’ım! Benim namazım, ibâdetim, hayâtım ve ölümüm Sen’in içindir! Dönüşüm Sanadır! Ey Allâh’ım! Kabir azâbından, kalbin vesvesesinden, işlerin dağınıklığından Sana sığınırım! Ey Allâh’ım! Rüzgârların getirdiği âfetin şerrinden Sana sığınırım! Ey Allâh’ım! Gözümde bir nûr, kulağımda bir nûr, kalbimde bir nûr yarat! Ey Allâh’ım! Göğsüme genişlik ver! İşimi kolaylaştır! Ey Allâh’ım! Sağlığın hastalığa çevrilmesinden, birdenbire gelip çatacak azâbından ve bütün gazabından Sana sığınırım! Ey Allâh’ım! Beni doğru yoluna ulaştır! Geçmişimi, geleceğimi bağışla! Ey dereceleri yükselten, bereketleri indiren, ey gökleri ve yeri yaratan Allâh’ım! Sesler türlü türlü dillerle coşup Sana doğru yükseliyor, Sen’den taleplerde bulunuyor! Benim isteğim de; dünyâ halkının beni unuttuğu imtihan yurdunda Sen’in beni hatırlamandır! Ey Allâh’ım! Sen sözümü işitiyor, bulunduğum yeri görüyor, gizli açık neyim varsa biliyorsun! İşlerimden hiçbiri Sana gizli değildir! Ben çâresizim, yoksulum, Sen’den yardım ve emân diliyorum! Korkuyorum, kusurlarımı îtirâf ediyorum! Bir çâresiz Sen’den nasıl isterse, ben de öyle istiyorum! Zelil bir günahkâr Sana nasıl yalvarırsa, ben de öyle yalvarıyorum! Sen’in yüce huzûrunda boynunu bükmüş, Sen’in için gözlerinden yaşlar boşanan, Sen’in uğrunda bütün varlığını fedâ eden, Sen’in için yüzünü topraklara süren bir kulun Sana nasıl duâ ederse, ben de öyle duâ ediyorum! Ey Rabbim! Duâmın kabûl edilmesinden beni mahrum bırakma! Bana Raûf ve Rahîm
Din