Rockefeller'in Kozmik Odasındaki Türkler
1956 yılında Prof.Dr. İhsan Doğramacı önderliğinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde yeni çocuk kliniği inşa edilmesi için 100 bin dolar (günümüz parasıyla 4,2 milyon dolar) bağışta bulundu... Keza:1955-1962 yılları arasında Rockefeller Vakfı'ndan sağlanan burslarla 17 asistan ve uzman hekim, eğitim için Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. Bu hekimler Çocuk Sağlığı Merkezi'nin eğitici kadrosunu oluşturdu. 1956 yılında üniversite kurması için Robert Kolej'e 350 bin dolar (günümüz parasıyla 14,7 milyon dolar) yardımda bulundu... 1957 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne eğitim ve araştırma çalışmaları için 20 bin dolar (günümüz parasıyla 840 bin dolar) bağışta bulundu... 1958 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne cihaz ve donanım için 170 bin dolar (günümüz parasıyla 7,1 milyon dolar) bağışta bulundu... Rockefeller Vakfı, 1929-1967 yılları arasında Türkiye'de 119 kuruma çeşitli amaçlarla finansal destek sağladı.
Sayfa 26 - Birinci Bölüm
Alıntı
Şerif Hüseyin ailesinin akıbeti
Irak siyaseti üzerindeki İngiliz gölgesi, 1956'da patlak veren Süveyş Krizi'yle birlikte gözle görünür hale gelmişti. Irak Kralı İkinci Faysal'ın, kriz sırasında İngiltere'nin Mısır'a müdahalesini desteklemesi, adeta bardağı taşıran son damla oldu. Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnâsır'ın krizden zaferle çıkması ve Süveyş Kanalı'nı millileştirmesi, onu rol-model kabul eden Iraklı subayları harekete geçirdi. Gizlice hazırlıkları sürdürülen askeri darbe, nihayet 14 Temmuz günü sahneye kondu: General Abdulkerim Kâsım'ın emriyle hareket eden Albay Abdusselam Ârif komutasındaki bir grup asker, sabahın erken saatlerinde radyo istasyonunu ve başkentteki diğer önemli resmi kurumları kontrol altına aldı. Aynı anda kraliyet ailesinin ikamet ettiği Rihab Sarayı da askerler tarafından kuşatıldı. Kral İkinci Faysal, Veliaht Prens Abdulilâh, Abdulilâh'ın eşi Prenses Hiyâm, Abdulilâh'ın annesi Prenses Nefise, Faysal'ın teyzesi Prenses Abadiye ve bunların maiyetindeki çok sayıda insan, sarayın avlusunda kurşuna dizilerek öldürüldü. Abdulilâh'ın eşi Prenses Hiyâm, Abdulilâh'ın annesi Prenseş Nefise, Faysal'ın teyzesi Prenses Abadiye ve bunların mâiyetindeki çok sayıda insan, sarayın avlusunda kurşuna dizile rek öldürüldü. 1939-1953 yılları arasında “kral naibi” sıfatıyla Irak'ı fiilen yöneten Prens Abdulilâh, İngilizlerle yakın siyaseti nedeniyle halkın nefretini kazanmış bir isimdi. 1930'dan itibaren tam 14 defa başbakanlık koltuğuna oturan kurt siyasetçi Nuri Said de, adı Abdulilâh'la birlikte anılan bir başka nefret odağıydı. Saraydaki katliamın ardından ülke yönetimi tamamen dar. beci askerlerin eline geçerken, Nuri Sald'in evi de kuşatma altına alındı. Ancak 70 yaşındaki başbakan, ordu içindeki muhbirleri aracılığıyla darbeyi haber aldığından, birkaç saat önce Bağdat'ı terk
Sayfa 68·Kitabı okuyor
Tarih
Reklam
"Demokrat Parti iktidarları bu çizgiyi ABD politikalarına paralel bir tarzda genişleterek sürdürecektir. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi bünyesinde faaliyete geçen Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (1952) ile Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin (1956, 1959) kuruluşu bu politikaların akademik tezahürleri ve uzantıları arasında sayılmalıdır. Adları da “Ortadoğu” ile başlıyor... Fakat soralım; bu iki kurumun Ortadoğu'nun sosyal, filolojik, dinî ve siyasî-kültürel araştırmalarına dair büyük katkılarından bahsedilebilir mi? Ortadoğu'yu geniş ve derin bir çerçevede mesele edinmiş ve çalışmış mı? Neden ve niçin acaba?"s.46
Sayfa 46 - Dergâh Yayınları·Kitabı okuyor
Menderes iktidara gelir gelmez "komünizmle mücadele" sloganıyla ABD'nin gözüne girmek için her şeyi yaptı. Bu çerçevede Menderes hükümeti Kore'ye asker yolladı, Bağdat ve sonrasında CENTO paktlarının kurucusu oldu, NATO'ya girdi, ABD istiyor diye Suriye sınırına asker yığdı, Suriye ve Mısır'a karşı pozisyon almak için İsrail Başbakanı Ben Gorion'la gizlice Ankara'da buluştu, İsrail, Fransa ve İngiltere'nin 1956'da Mısır'a saldırısında İncirlik Üssü'nün kullanılmasına izin verdi ve aynı üssün Ürdün ve Lübnan'da kullanılmasına ses çıkarmadı, BM'deki tüm oylamalarda Cezayir halkının bağımsızlığına karşı Fransa'dan yana oy kullandı ve bölge ülkelerine karşı kullanılmak üzere Türkiye'de 160 kadar Amerikan üs ve askeri tesisinin kurulmasına izin verdi ve son olarak Türkiye'den kalkarak Sovyetler Birliği üzerinde düşürülen U-2 casus uçağıyla çok tehlikeli bir krize neden oldu. Rahmetli Menderes "Türkiye'nin çıkarına olduğuna inandığı" daha birçok şey yaptı. Ama askerler Mayıs 1960'ta darbe yapıp Menderes'i iktidardan düşürdüğünde Amerikalılar sesini çıkarmadı ve idamını dolaylı da olsa onayladı. Nasıl olsa Menderes Amerikalıların kendisinden istediği her şeyi yapmıştı. Tıpkı İran Şahı Pehlevi gibi...
Tarih ve Siyaset
1949 Federal Almanya Anayasası 'mücadeleci demokrasi' tipi­ni yeğlemede İtalyan Anayasası'ndan daha cesur bir düzenleme getirmiştir. Federal Almanya Anayasası'nın 21. madde 2. fıkrasına göre, herhangi bir siyasi partinin, gayesi ve taraftarlarının davranı­şıyla özgür demokratik düzeni kayıtlamayı veya ortadan kaldırmayı veya Federal Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmeyi amaç edinmesi, o partinin kapatılmasını gerektirir. Almanya'da bu hüküm üç defa uygulanmış ve Federal Almanya Mahkemesi, 23 Ekim 1952 tarihinde Sosyalist Rayh Partisi'nin (Sozialistische Reichspar­tei), 17 Ağustos 1956 tarihinde de Almanya Komünist Partisi'nin (Kammunistische Partei Deutschlands) kapatılmasına hükmetmiş­tir.
Reklam
Reklam